Bu sayfa, resim yolculuğumun renkli duraklarından biri olacak. İçimde uzun zamandır konuşan renkler vardı. Bazen susturdum, bazen çizdim. Şimdi onları özgür bırakma zamanı.. Burda kalemin ucundan dökülen Neşeyi seninle paylaşmak istiyorum.
https://t.co/7n8S0cIILH
Dün Şanlıurfa, bugün Kahramanmaraş. Bakın çooook kötü bir döneme girdik, bu içerikler paylaşılmamalı, artık gerçek manada önlemler alınmalı. Öğretmenleri duymayan vicdanlar, artık çocuklarımız ölüyor farkında mısınız? Cezasızlık algısı, şiddet özentisi, disiplin uygulamalarının yetersizliği ve güvenlik. Çok üzücü çok…
neye üzülelim hangi birisine? yangınlara mı şehitlere mi ihmallere mi, bolu kartalkaya'ya mı yoksa peygamberin gözünden öptüğü ahmetimize mi? doğu türkistan'a mı gazzeye mi? hangi birine uzansın elimiz. hangisi için dertlensin kalbimiz? bir çıkış yolu rabbim, bize bir çıkış yolu.
İhmal değil cinayet biricik ablam hastanede 2 yeğenim ve enişteme mezar olan bu felaketin hesabını nasıl vereceksiniz? Bir aileyi yok ettiniz! Sayın devlet büyüklerimden ve yetkili herkesten ablam için destek istiyorum! @RTErdogan@barolar@adalet_bakanlik#samsun
Bugün hiç özlemedin mi beni?
Bugünde mi geçmedim aklının kıyılarından?
Hiç mi aklına gelmedi gözlerim, saçlarım?
Sabah kalktığında benden gelen
bir mesaj aramadın mı?
“Bir olgunluk seviyesi var. O seviyeye ulaşınca kimseyle uğraşasın gelmiyor. Kendini yetiştirememiş, sinsi, özgüvensiz, iki yüzlü insanlardan uzaklaşıyorsun. Seni hasta edeceklerle birlikte olmaktan vazgeçiyorsun…”
son zamanlarda okuduğum en kalp kıran şey buydu... aşırı bağımsızlık, hiç kimseden yardım istememe durumu kimsenin bizi umursamadığına ve eninde sonunda terk edileceğimize inandığımız için bağ kurmaktan ümidimizi kestiğimiz bir travma tepkisidir. yüreğime oturdu resmen