@AlkimUnsal Bunda ne sakınca var? Camiler sadece ibadethane değil aynı zamanda sosyal alanlardır. Tabii bizi alıştırmışlar namazdan namaza kapı kilidini açan liyakatsiz imamlara. (Görevini hakkıyla yapanları tenzih ediyorum)
Şehidimiz, Gönüldaşımız Halil Kantarcı...
İBDA ve Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu ile 15 yaşında tanışıyor. İlk gençlik çağı, İslam'a ve Müslümanlara açıktan savaş açılan ve 28 Şubat Postmodern Darbesi'ne giden sürece denk geliyor.
Sene 1995, henüz 16 yaşında iken diğer 4 arkadaşıyla birlikte 'birahane taşladığı' gerekçesiyle tutuklanarak Metris Cezaevi'ne konuluyor.
28 Şubat 1997'deki duruşmasında İstanbul 2 No'lu DGM Başkanı (halihazırda Yargıtay Birinci Ceza Dairesi Başkanı) Hakim Şerafettin İste ve Firari Savcı Zekeriya Öz tarafından idamla yargılanmak isteniyor, yaş haddi sebebiyle idamla yargılanamayan Küçük Halil'e azami sınırda ceza kesilerek 40 yıl hapis cezası veriliyor, 18 yaşından küçük olduğu içinse cezası 30 yıla düşürülüyor.
2004 yılında Çocuk Mahkemesinde yargılanması kararı çıkıyor, yapılan cezalandırmanın kanunsuz ve hukuka aykırı olduğuna hükmeden Çocuk Mahkemesi heyeti davayı zaman aşımından düşürüyor ve 16 yaşında girdiği cezaevinden 25 yaşında, devletten 8 yıl 3 ay alacaklı olarak çıkıyor Gönüldaş Halil Kantarcı.
(Şehidimiz Halil Kantarcı ile birlikte yargılanan arkadaşları Cihat Özbolat [24 yıl bilfiil cezaevinde yattıktan sonra tahliye olup kısa süre sonra 22 Ocak 2022'de vefat etmiştir], Bünyamin Eser, Mustafa Ayyıldız ve Aydın Alkan isimli 'çocuklara' 33 ila 27 sene arasında ağır hapis cezaları verildi.)
Öncesi ve sonrasıyla 28 Şubat Sürecinde alenen yapılan İslam ve Müslüman düşmanlığına karşı direnip hapse atılan Müslüman Anadolu'nun yiğit evladı Halil Kantarcı, aynı pislikten beslenen bir diğer küfür soyu Fetullahçı teröristlerin 15 Temmuz 2016'da bu toprakların imanına, İslam'ına kastetmelerine de sessiz kalmamış, meydan yerine çıkarak karşı koymuştur.
Çengelköy ışıklarında vurulan gönüldaşımız, o gün imanının sesini dinleyerek tanklara karşı sokağa çıkan diğer 250 yiğit kardeşimiz gibi şehâdet şerbetini içmiştir.
En büyüğü 10, en küçüğü 9 aylık olan 3 çocuğunu Müslümanlara emanet ederek şehid olan Gönüldaşımız Halil Kantarcı başta olmak üzere bu toprakların imanını, İslam'ını müdafaa etme uğruna canından geçen yiğit kardeşlerimizi rahmetle yâd ediyoruz.
#Bosna ve #Filistin...
31 yılda hiçbirşey değişmedi ve katledilen yine Müslümanlar oldu...
Yetim kızlar, şehit olan annelerine tam 31 yıl sonra da ağlıyor. Biz bu travmaları nasıl atlatacağız !!!
#SrebrenitsaKatliamı#Gazze
31 yıl önce Srebrenitsa’da binlerce Boşnak sivil katledilirken dünyanın sessizliği suça ortak olmuştu. Bugün Gazze’de dünyanın birçok yerinden tepkiler yükselse de atılan adımlar sivilleri korumaya yetmiyor.
Son @serbestiyetweb yazımda ne demiştim? Çoğu kişi ifade özgürlüğü konusunda iki yüzlü ve samimi değil. Sadece kendi ifadeleri özgür olsun istiyor o kadar.
Tabi aşağıdaki tabloda bir tutam daha vahimlik var. Kitlelerin ifade özgürlüğünü benimseyememesi ya da anlayamaması bir derece anlaşılır. Ama üniversitelerin bunu benimsememesi ya da anlayamaması çok daha vahimdir.
Üstüne üstük burada bir saldırı, ofansif bir mizah da yok. Müslüman birinin benimsemesi beklenen bir emir var "dosdoğru olmak." Ki dinsiz de olsak bu dustura pek itiraz edecek bir şey göremiyorum.
Dolayısı ile mesele söz değil. Rahatsız eden şey ayet olması. Bir ayete tahammül edilemiyor. Bunun adını net koymak lazım bu "İslamofobidir".
Ancak burada üstüne düşünmeye değer bir soru var. Acaba bu kadar İslamofobik hukukçu yetiştiren bir fakülte misyonunda ne kadar başarılı olmuştur? Bu hukukçu adayı dostlar ilerde Müslümanların hukukunu savunabilecek mi? Diğer bir deyişle adil olabilecek mi?
@orcunbruh@bbcturkce Konu dua orcun. Hadi onu geçtim, futbolun nesi bu kadar gündem oluyor mesela? Vizyon veya ekonomi bakımından turnuvanın yapıldığı yerin dışında ne kazandırıyor bi ülkeye?