Allah’tan hayata karşı hevesinizi yeniden vermesini isteyin. Merakınızı, enerjinizi, kendinize olan güveninizi ve geleceğe dair ümidinizi.. Her şeyi baştan kurmak gerekmiyor. Belki de ihtiyacınız olan tek şey eskiden sizi heyecanlandıran şeylere yeniden heyecan duyabilmek.
“Olan olmuştur, olacak olan da olmuştur, çünkü kadar levh-i mahfuzda yazılmıştır” diyen Ahmed Amiş Efendi ve bilumum tasavvufçular olayı çoktan çözmüş bilim yeni keşfediyor.
Zaman biz aklımızı çıldırmayalım diye var, geçmişi - şu anı - geleceği aynı anda görebilsek yaşayamazdık. Nasıl yaşayabiliriz ki?
Hiç şaşırmıyorum böyle şeylere ben, cennette miyim cehennemde mi o dahi belli ve müdahale edebilmek için elimde olan tek bir şey var: şu an.
Ulema der ki; nasıl gece ve gündüz varsa, kalbin de mevsimleri vardır. Allah, kulu sürekli ferahlıkta (bast) tutmaz ki, kul kendi gücüne güvenmesin. Sıkıntı verir ki, kul acziyetini anlayıp "Ya Rabbi!" desin.
Depremi yaşamamızın etkisi mi, yoksa artık yaşımın 35’lere gelmesinden mi bilmiyorum… Ama bir gün, öylece, aniden yaşama veda edip geride bir şeyleri yarım bırakacak olmak beni kahrediyor.
Yaşım ilerledikçe mutluluğun sakin sabahlar, temiz bir ortam, erken yatmak, güvenli bir ev ve enerjimi tüketmeyen insanlardan ibaret olduğunu daha çok anlıyorum.