O psikolojik eşiklerden biri bu mesela. Şu zımbırtılara dokununca ne olacağını, ne ceza alacağını bilen var mıydı? Yoktu. Herkes "elleyemeyiz" diye düşünüyordu ve ellemiyordu. Bu kadar.
Kimsenin, dokunsa ne olacağına dair bir öngörüsü de yoktu. Korku desen tam olarak büyük bir korku sebebi yoktu yani. Sadece "elleyemeyiz" düşüncesi vardı tüm çocuklarda. Kimse kimseyi neden yapmaması gerektiği konusunda eğitmiş ya da ikna etmiş filan da değildi. Görünmez bir engel, kaç nesli bu zımbırtılardan uzak tutmayı başarmıştı.
O görünmez engel -bence- okulun bir "kurum" olması idi her şeyiyle. Disiplin, ast-üst ilişkisi, devletin elinin varlığı, düzen, intizam... Dışarıdaki psikopatları okuldan uzak tutan da buydu. Yabancı kimse okula girmezdi. Güvenlik olduğundan mı? Hayır. Devletin eli orada olduğundan sadece. İçerde takım elbiseli adamlar, düzgün giyimli kadınlar, üniformalı çocuklar olduğundan.
Her şey için senelerce sürecek bir psikolojik çözümleme süreci ya da çok caydırıcı, ibretlik cezalar ve kanunda inanılmaz değişiklikler gerekmeyebilir yani.
Arkadaşlar bu olayı yeterince abartmadığımızı düşünüyorum. Selçuk Bayraktar, “küçük sürpriz” diyerek kaşla göz arasında dünyanın en büyük yeni K2 Kamikaze İHA’sını tanıttı. Menzili 2000 km, 200 kg harp başlığı taşıyabiliyor... İnanılmaz bir ürün… Rakibi yok. Elhamdülillah.
@Politikmisin@justalliswell Ve mevcut işgal topraklarındaki otoriteyi devlet olarak kabul etmez hatta “küfür devleti” derler ve oraya yerleşmeyi reddederler. Çünkü Tevrat’a göre İsrail devleti Hz. Davud (Kral David) soyundan gelecek biri tarafından kurulmalıdır..mevcut durum Tevrat’a şirk koşmaktadır.
@Politic_TR@Mihrezelyab Selçuk Bayraktar’ın CV’sindeki okulların isimlerini bile doğru telaffuz ederek okuyamayacak insanlar gelip burda “damat” iğnelemesi yapmasın ya..
Ne yazık ki o kadar alışık olduğumuz bir hikaye ki bu..
Önce bombalar düşecek, sonra arkeologlar ve eser kaçakçıları gelecek sonra ise hep birlikte en nadide eserlerin British Museum’da, Louvre Museum’da, Pergamon Museum’da nasıl yüzsüzce sergilendiğini göreceğiz..
Hatta kraliçeleri çıkıp yağmaladıkları ülkenin “astıkları”Cumhurbaşkanına ait olan, onun sarayından ç/aldıkları piyanosuyla bir de “Noel Tebriği” videosu bile yayınlayacaklar…
Eğer bağımsızlık istiyorsan, eğer özgürlük istiyorsan, eğer bu topraklar üzerinde şerefinle, namusunla, izzetinle yaşamak istiyorsan, eğer ekonomik refah istiyorsan, eğer bolluk, bereket, dirlik istiyorsan, eğer huzur istiyorsan cenge her zaman hazır olacaksın.
Milletimiz müsterih olsun.
Hükûmetleri; Türkiye’nin menfaatlerinin, huzurunun, dirliğinin, güvenliğinin sonuna kadar takipçisidir.
Biz bakkal işletmiyoruz; dünyanın en büyük ülkelerinden birini, Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetiyoruz.
Devlet tecrübemiz, tarihî derinliğimiz, millet olarak yüzyıllara sâri birikimimiz, bu sürecin idaresinde bizim en büyük referans kaynağımızdır.
İktidar sorumluluğu; içi boş söylemleri, hamaseti, polemiği kaldırmaz.
Sırtında yumurta küfesi olmayanların söylemleriyle hareket edemeyiz.
Daha düne kadar İsrail’in gönüllü avukatlığına soyunup utanmadan sıkılmadan Hamas’a terör örgütü diyenlerin kışkırtmalarını zaten muhatap almıyoruz.
İsrail’in artan saldırganlığına dikkat çektiğimiz için bizi acımasızca eleştirenlere bugün bize akıl vermek, bizim hassasiyetimizi sorgulamak değil, şayet zerre miskal öz saygıları kaldıysa hatalarını kabul edip bizden özür dilemek düşer.
Biz attığımız ve atacağımız adımları daha burunlarının ucunu görmekten aciz bu vizyonsuzların tavsiyelerine göre değil, Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışan devlet ciddiyetiyle belirliyoruz.