Murat Ülker, İngiltere'de ürettiği peynirli krakere %9 oranında peynir koyarken,
Türkiye'de ürettiği Çizi'de %0,2 yani sadece binde 2 peynir tozu bulunuyor!
Bu çifte standardı milyonlara duyuruyoruz: Gıda Dedektifi'ne işte bu yüzden düşmanlık yapıyorlar!
https://t.co/5ASM3InaGx
Yaşınız ilerledikçe mutluluğun sakin sabahlar, temiz bir ortam, erken yatmak, güvenli bir ev ve enerjimi tüketmeyen insanlardan ibaret olduğunu daha çok anlıyorsunuz…
Yaşadığım semtin xxxx caddesi üzerindeki Migros'tan alışveriş yapıp, kasada sıra bekliyordum ki, kasiyerin su içmesine sinirlenen görevli kadın gelip "bir kere de şu kurallara uysan" diyerek kasiyere bağırdı. Merak edip neymiş o kural ? diye sordum utandığı yüzünden belli olan kasiyere, "su içmek" dedi. Gidip görevli kadına sayın köle sahibi dedim, çalışırken su içmeleri gerçekten yasak mı ? Bana müdürün talimatı olduğunu, iş aralarında içmeleri gerektiğini söyledi ve sonra mesela dedi, siz alışveriş yaparken pet şişeyi alıp içse önünüzde rahatsız olmaz mısınız ? Tabiki hayır dedim susadıysa bir kovayı bile kafaya dikebilir..
Kasada bekleyen müşterilere dönüp ( en az 10 kişi vardı) duyuyor musunuz dedim çalışırken su içmesi yasakmış ? Bir kişi bile umursamadı, bir ölüm sessizliği çöktü mağazaya, zaten köle sahibi meşruiyetini tam olarak bu istikrarlı sessizlikten türetmekteydi.
"Bu kültür başarısız oldu" diyerek derse başlayan Alman filozof geldi aklıma. O kültür başarısız olmuştu, bu kültür ise iflas etti..
Yemeği seviyorsanız oruç tutun, uyumayı seviyorsanız teheccüde kalkın, parayı seviyorsanız daha çok sadaka verin, müziği seviyorsanız Kur'ân dinleyin ki, dünyaya olan sevginiz Allah'a olan sevginizden ağır basmasın.
Ebu Bekir Fârisî’ye, “Ruhun sükûtu nedir?” diye sordular:
“Geçmiş ve gelecek zaman ile meşgul olmayı terk etmektir” dedi.
Sabah, gözleri olana aydınlık olur.
Hz. Ali (k.v.)
Bir kadın, din ve kültürün birbirine karıştırılmaması gereken kurallarını sıraladı:
• Habersiz bir şekilde insanların evine misafirliğe gitmek kültürden; gitmeden önce haber vermek, müsaitlik durumunu öğrenmek, uzun oturmamak dindendir.
• Ölüsü olan evde tavuk pilav, helva yemeyi beklemek kültürden; onları rahatsız etmeyip ihtiyaçlarını karşılamak dindendir.
• Bayramlarda uzak akrabalar dahil namahremlerle dahil el sıkışmak, sarılmak zorunda bırakılıp yapmadığında garipsenmek kültürden; Allah’ın belirlediği aile bireyleri hariç akrabalarla dahi fiziksel temasa geçmemek dindendir.
• Ev hanımlarına çalışmadıkları için yemek yapma, evi temizleme beklentisini yükleyip yapmadıklarında eleştirmek kültürden; evin geçimini sağlamanın tamamen erkeğin sorumluluğu olduğunu bilmek gerekirse hizmetçi tutmakla görevli olduğunu idrak etmek, kadının emeğinin sadaka hükmünde bir ibadet olduğunu bilmek dindendir.
• Her ay ihtiyacın olmasa da kılık kıyafet almak kültürden; tasarruflu kullanmak ve israf etmemek dindendir.
• Malınla ve çocuğunun başarısıyla övünmek kültürden; tevazu sahibi olmak dindendir.
• Eşin ve arkadaşlarınla gıybet güzellemesi yapmak kültürden; gıybetin sonun cehennem olduğunu bilip ona göre davranmak dindendir.
• ’El alem ne der?’ diye düşünerek dini hükümleri yerine getirmemek kültürden; ölünce Allah’tan başka kimsenin olmadığını bilerek ibadet etmek dindendir.
• ’Kadın evde oturur, okumaz.’ demek kültürden; ‘İlim talep etmek her müslümana farzdır.’ buyruğunu bilerek buna göre davranmak dindendir.
• Yaptığın iyiliğin karşılığını beklemek kültürden; sağ elin yaptığını sol elin bilmemesi dindendir.
• Abartılı nişan, düğün törenleri yapmak kültürden; süreci kolaylaştırarak sade kutlamalar yapmak dindendir.