Genel Başkanımız Erkan Baş:
"Birkaç gün sonra dünyanın savaş baronları, masum insanların üzerine bomba yağdıran alçaklar, namussuzlar, haysiyetsizler, Epstein belgelerinde adı geçen sapıklar Türkiye'ye gelecekler diye duvarların önüne brandalar çekiyorlar. Harıl harıl boya yapıyorlar. Oraya buraya çiçek dikiyorlar, görüntüyü düzeltmeye çalışıyorlar.
Şu yaşadığımızı dünyanın görmesinden utanıyorlar! Bizi dünyanın görmesinden utanıyorlar ama bunları bize yaşatmaya utanmıyorlar!"
📢 Gülseren Budayıcıoğlu
▪️Çok okumuş, çok bilen, başarılı annelerin çocukları çok sorunlu. Baktım en sağlıklı çocuklar aşağı yukarı lise mezunu, hiç üniversite okumamış annelerden geliyor. Çok bilince doğal halinizi kaybediyorsunuz.
▪️Çocuk erkil aileyi de geçtik artık. Çocuklar hiç travma görmeden, her istekleri yerine getirilerek büyütülüyor. Evden kral gibi yetişmiş çocuk dışarı çıktığında kimsenin onu takmadığını görüyor. Korumacı aile çok yanlış; bu çocuklar hem başarısız hem mutsuz oluyor.
▪️Aman ben yemedim ona yedireyim, benim yaşadığımı yaşamasın derken çocuklara kötülük mü yapıyoruz? Hayat acısıyla tatlısıyla, engelleriyle var. O evde o çocuk bunları az çok yaşamadan çıkıyorsa en küçük engelde çok büyük yara alıyor."
🔴 İBB Davası’nda savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker:
📌 Polis 'Altımı indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. "Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil'' dendi bana.
📌İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum!
https://t.co/bitsGUgC2l
bu nafaka kararı bildiğimiz üzere gökten düşmedi. yıllardır kadınların şiddete karşı korunmasını, boşanma sonrası ekonomik güvencelerini ve eşit yurttaşlık taleplerini hedef alan siyasi bir hattın parçası olarak geldi. önce kadınları koruyan mekanizmalar tek tek tartışmaya açıldı, ardından toplumsal cinsiyet eşitliği fikri itibarsızlaştırıldı, şimdi de boşanma sonrasında yoksulluğa düşen kadınlar için kalan son güvencelerden biri zayıflatılıyor.
oysa gerçek hayat, mahkeme kararlarında kurulan soyut eşitlik varsayımından çok farklı. aynı evlilikten çıkan kadın ve erkek aynı noktadan başlamıyor. kariyerinden vazgeçen, yıllarca görünmeyen eviçi emeği üstlenen, çocukların bakım sorumluluğunu taşımaya devam eden taraf çoğu zaman kadın oluyor. buna rağmen yıllardır kamuoyuna sanki asıl büyük toplumsal sorun nafakanın kendisiymiş gibi anlatıldı.
bugün atılan adım yalnızca bir nafaka tartışması değil; kadınların ekonomik bağımsızlığını, boşanabilme özgürlüğünü ve şiddet döngüsünden çıkabilme imkanını bizzat etkileyen politik bir tercihin sonucu. mesele hiçbir zaman birkaç istisnai örnek değildi. mesele, kadınların kazanılmış haklarının tek tek tartışmaya açılması.
Kİ süresiz nafaka denen şey bir pratikte neredeyse hiç işlemiyor.
yeniden evlenme, ekonomik durumun değişmesi veya yoksulluğun ortadan kalkması gibi birçok durumda nafaka zaten sona eriyor ya da azalabiliyor.