Gazze hastanelerinde gönüllü olarak görev yapan Japon hemşire, Japonya'ya döndükten sonra basın toplantısı yaptı:
"Gazze halkı neyi yanlış yaptı? Hayatın ağırlığı herkese eşit değil mi? Bu dünya bir türlü adil olamadı.
Bütün dünya onlara saldırıyor, birey olarak hiçbir hakları yok… Hem topraklarını işgal ediyorsunuz hem de onları öldürüyorsunuz.
Belki bu sözler bile dünyaya ulaşmayacak, hatta görmezden gelinecek… Filistin halkı varoluş mücadelesi veriyor…
Gazze halkının sesini dünyaya duyurmaya çalışacağım…”
sadece sessiz kalmak gereken
öylece durduğun anlar vardır.
ayılırsın, uyanırsın ve anlarsın
‘adem yeryüzüne indirildi’ manasını.
bilincin en alt katmanına inen ademoğlu.
yüzeye çıktıkça bilincin insanoğlu
yolculuğuna çıktığı şuuru.
soğur, sessizleşir, uzaklaşırsın.
çünkü yolculuk yalnızdır.
anlaşılmak üzere değil anlaşılmadıkça
sabrettiğin ve hoşgördüğün kadar
farkındalık, şuur ve bilinç kazandığın
yalnızlığın allah’a yaklaştığın en samimi
anlar olduğunu anlamaya başlarsın.
tekk’in seyri içine dön ve dua et.
en yakın olan dost sadece o.
en güzele emanet olun,
güçlü metin
“Müminler, birbirlerini sevmede, merhamet ve şefkat göstermede, bir organı rahatsızlandığında diğer organları da bu acıyı paylaşan bir beden gibidir.” Müslim, Birr, 66.
İdam mahkemelerine götürülen kardeşlerimiz. Allah'ım onlara yardım et, bizi affet. Başsız, rotasız bir ümmet.
"GÜN ZAFER GÜNÜDÜR!" 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun!
Mustafa Kemal ATATÜRK savaştan 2 yıl sonra Dumlupınar’ı ziyaret etti. 1924 yılı 30 Ağustos günü, Dumlupınar’da bir buçuk saat süren, çok duygulu bir konuşma yaptı.
Metin Aydoğan bu söylevi analiz etmiş ve özetlemiştir. Derki: “Atatürk’ün Başkomutanlık Savaşı’nın geçtiği alanda söylediği sözler, yalnızca savaşa ait duyguların dile getirilmesi değil, onunla birlikte tarihe aktarılan kalıcı bir belgedir. Bu söylevle, Türk ulusuna ve gelecek kuşaklara olduğu kadar, dünyanın ezilen uluslarına seslenmiş, onları “dünyanın despotlarına” karşı bağımsızlık ve özgürlük savaşına çağırmıştır.”
Bugün Metin Aydoğan’ı hasretle yâd ederken Atatürk’ün 1924 30 Ağustos söylevini onun özetinden size aktarmak istedim.
Dinleyin:
https://t.co/dk0cNC0Sod
Muhalefetten 130 kişi oylamaya katılmadı. Ülke yakılıyor şehirler tehdit altında. Maksat İklim yasaklarını getirmek ve Akıllı Şehirler hapishanesine tıkmak. Meğer dert yangınla işgâl edilmek değil, İklim Kanunu imiş! Muhalefet tümüyle katılmış olsaydı ve Hayır yönünde oy verilmiş olsaydı belki de geçmeyecekti.. Her kanun taslağında bunu yaptılar. Rezerv yasası, Kentsel Dönüşüm, hayvan yasası, MTV oylaması vb. Demiştik daha önce de oylamaya katılmıyorlar diye.. "Ne de olsa geçer" anlayışındalar. Duruşun, omurgan yoksa geçse ne olur, geçmese ne olur senin açından. Arada 100 farkla kabul edildi. Muhalif olanlar tam kadro katılsaydı belki geçmeyecek ve ciddi bir duruş gösterilmiş olacaktı. Önemsemedikleri buradan belli. Kalkıp birde tribünlere oynuyorlar hepsi aynı... #İklimkanunuİhanettir #iklimkanununahayır #iklimkelepçesinikır #yangın #izmiryanıyor
Ebu Zeyd der ki:
“Dört konuda yanıldım.
Zannettim ki önce ben Allah’ı seviyorum.
Oysa öncesinde O beni sevmiş:
“O onları sever, onlar da O’nu severler.”
(Mâide Sûresi 5/54.ayet meali)
>>