Kadir baba yoğun bakımdaymış yine, onu en yakışıklı olduğu zamanlarda 1978'de Selvi Boylum Al Yazmalım ekibiyle Kırgızistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ziyaretinde hatırlayalım, acil şifalar.
Yüz kere izledim ve hiç bıkamadan tekrar izliyorum. Türk Sinemasında ilk ve son Anadolu Şaman motifli tek filmdir!
Lütfü Akad'ın yönettiği 1972 yapımı, başrollerinde Hülya Koçyiğit ve Serdar Gökhan'ın oynadığı Gökçe Çiçek filmini mutlaka izleyin.
Yerleşik toprak ağalarıyla konar göçer Türkmenlerin mücadelesini anlatan bu filmde yozlaşmış mülkiyet ilişkisi, ağalık sömürü sistemi ve mülkiyete bulaşmadan temiz kalma mücadelesi veren göçebe Türkmen obalarının hikayesine tanık olacaksınız. Tabi ki saf bir aşka da tanık olacaksınız filmde.
Türk Sineması bu filmden sonra bir daha da Anadolu Şaman motifli bir filme imza atmadı. Filmde Hülya Koçyiğit ve Serdar Gökhan’ın muhteşem oyunculukları ile Yönetmenin muhteşem sinematografik yorumuna da tanık olacaksınız.
@sercanozcan1@vedatmilor Bu sabah Çetin’e sordum videoyu görünce “Ben Zürih’e dönerken Sercan’la gittiğimiz yer mi?” diye. Aşırı tuzdan bütün yemeklerin tadı birbirinin aynısı gibiydi ve çok yağlıydı. Sonrasında midem bozulmuştu da uçakta neler çekmiştim🤦🏻♀️
“Söyletmeyin bana
Tezelemeyin yaralarımı…”
Asker indi İlice’nin düzüne
Kimse bakmaz Erzurum’un yüzüne
Geri döndüm şehir çarptı gözüme
Ağam nerden aşar yoli yaylanın
Raci Alkır’ın icrasıyla:
Elimizde gerçek mehter notaları II.Mahmud ile birlikte yakılarak ortadan kaldırıldığı için şu anki mehter diye dinlediklerimizin Enver Paşa’nın emriyle bestelenmiş olduğunu biliyoruz.
Fakat bu kayıt 1688 Belgrad kuşatmasında düşman askerlerinden biri tarafından savaş dönüşü torunlarına aktarması ile elimize ulaşıyor (notalar)
Öncelikle notaların ciddi anlamda “Mindfuck” olduğunu söyleyebilirim.
Ciddi anlamda psikoloji bozan notalara sahip. Savaş alanında yüzlerce kişilik mehteran takımının davul zurnalar ile bunu çaldığında düşmana ne denli bir psikolojik baskı kurduğunu hayal edebilirsiniz.
@sonradan_gourme Ne demiş Ankaralı şair Düş Hekimi; Küçük mutluluklar küçük, küçücük derelerdir büyük nehirlere ulaşmak için üzerinden atladığımız. Çıtır çıtır Kızılay simididir çayın yanında.
Ankara simiti güzeldir ama naçizane tavsiyem İzmit simidini denemeden başka simitleri övmeyin ☺️
Hatay’da yaşayan 59 yaşındaki Emel Duman, asrın felaketi sonrası yok olma tehlikesi yaşayan “Hatay sarısı” ipeğini yeniden hayata döndürdü.
Coğrafi işaret sürecine öncülük eden Duman, “Yaşayan İnsan Hazinesi” ödülünü aldı.
"Amma bu Tuna Nehri buz tutup donsa bu şehir gayet ganimetli olur. Zira Tuna üzerinde bulunan Eflâk, Boğdan ve daha nice köy ve şehir taraflarından binlerce kızaklı mandalarıyla buz üzerinde odunlar, belvan direkler ve çeşitli yiyecek içecek şeyler gelir. Ve binlerce Silistreli ahbaplarıyla Tuna buzu üzerine çadırlar kurup yiyip-içerler ve buzda kayanlar olur ki, garip bir seyirliktir. Kimi pabuç ile kimi nalın ile kimi kızak ile kimi iki elinde kısa değnek ile ayak üzere buz üstünde kayarak, şehirden şehire göz kamaştıran şimşek gibi giderler. Ve eğer bayram-ı şerife tesadüf ederse Tuna Nehri üzerine büyük salıncaklar kurulup sallanırlar. Zira Tuna buzu altı-yedi karış donar. Kış mevsimi şiddetli olursa on karış donup beş ay Tuna Nehri’nin geçit vermediğini biliriz. Acayip bir hikmettir. Evliya Çelebi'den
Antalya Kaşlı dedem Osman Kırca, Yaşayan İnsan Hazinesi ödülünü aldı çok sevindim.
Değer verenlere teşekkürler.
Kekik kokulu Üçtelli sanatına devam.
Müzik hepimizin ortak paydası.
Mısır piramitleri inşasında çalışan kölelere günlük ücretleri 5 litre bira ve 1 kgr. ekmek olarak ödeniyormuş.
Ülkemizde 1/2 litre bira ortalama 100 TL,5 litre günde 1000 TL eder.
30x1000= 30.000 TL
200 gr ekmek ortalama 15 TL olduğuna göre günde 1 kgr. ekmek
75 TL. ayda 2.250 TL eder.
Yani köleler ayda 32.250 TL ye çalıştırılıyordu.
Buradan günümüzde asgari ücretlinin Mısırlı kölelerden farklı olarak ayda 4 gün izinli olduğundan hareketle
4x1.075 = 4300 TL yi düşersek
32.250 -4300= 27.950 TL bulunur.
Asgari ücret 28.075 TL.
125 TL sapma ile gerçekleşmiş,geçen sene de aynı hesap tutuyordu.
Yani Asgari Ücret Tespit Komisyonunun günlerce toplanıp TV lerde kafalarımızı ütülemesine gerek yok.
Ben her yıl Aralık ayının 25 inde 15 dakikamı ayırıp hesaplarım, Hükümete ve işverenlere bildiririm.
milli edebiyatın atılımlarını yapan, victor hugo'nun mavi gözlü yunan şiirine, "kin" adını verdiği meşhur "Türküm ve düşmanım sana" dizelerinin olduğu şiirle mukabele eden, halep doğumlu bozok soylu, tarihteki ilk gs-fb derbisinin gollerini atan, balkan harbine kendi atıyla katılmış, çanakkale'de çavuşluk yapmış ve sadece 50 senelik hayatına bunu sığdırmış müthiş bir adamdır emin bülent serdaroğlu. balkan harpleri felaketi onda o denli bir travma yaratmıştır ki, ölüm döşeğinde son sözleri "lüleburgaz'da harp ediyoruz, filibe'de harp ediyoruz, kırcaali'de harp ediyoruz" diye sayıklamak olmuştur. halepli bozok bir türk'ün en büyük travması, balkanlar. tıpkı biz anadolu çocuklarının olduğu gibi...