Bir milletin güçlü olması sadece silahla değil; doğru insan yetiştirmesiyle olur. Türk töresi de tam olarak bunu hedefler.
İnsana:
yalan söylememeyi,
zayıfı ezmemeyi,
devlete sahip çıkmayı,
ailesini korumayı,
onurunu kaybetmemeyi öğretir.
**“Sözün bittiği yer…
Siyaset fotoğraflarla, kameralarla ve plaketlerle oyalanmaya devam ettikçe;
bu ülkede öğretmenler, öğrenciler, kadınlar ve masum evlatlar acımasızca toprağa verilmeye devam edecek.
Birbirine ziyaret üstüne ziyaret yapan,
‘o plaket senin, bu plaket benim’ diye dolaşanlar;
kameranın önünde konuşmayı görev sananlar oldukça
bu ülkenin yarası kapanmayacak.
Gerçekler susuldukça, acılar büyüyecek…
Ve ne yazık ki, bu düzen değişmedikçe
hiçbir şey düzelmeyecek.
Yalova’da görevleri başında şehit düşen kahraman polislerimizi
rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz.
Onlar bu vatanın huzuru için gözlerini kırpmadan can verdiler.
Aziz hatıraları kalbimizde, emanetleri başımızın tacıdır.
Mekânları cennet, makamları âli olsun.
Vatan sizlere minnettardır. 🇹🇷
Bu ülkede 28.075,00 ₺ olarak açıklanan bir asgari ücretin
kira, gıda, ulaşım, elektrik, su, doğal gaz ve çocuk masrafları karşısında
nasıl bir geçim sistemi sunduğunu bu devlet halka hangi mantıkla açıklayabilir?
Bir evin kirası maaşın yarısını geçerken,
mutfak masrafı ayın ortasında tükenirken,
faturalar her ay katlanarak gelirken
asgari ücretli vatandaşa hâlâ “sabır”, “şükür” ve “istikrar” anlatılıyor.
Bu rakamlar bir geçim ücreti değil,
en fazla hayatta kalma denemesidir.
Saraylarda yapılan hesaplarla,
pazarda yapılan hesaplar uyuşmuyor.
Makam arabalarının yakıtı düşünülmezken,
vatandaş ekmeğin gramını hesaplıyor.
Gökyüzünde tek güneş, gecede tek ay var…
Yeryüzünde de milyonlarca yol, dil ve inanç olsa da, bize hayat veren tek bir Yaratıcı var.
Güneş aynı herkese doğar, yağmur aynı toprağa düşer, ay aynı gecede parıldar.
Bu birlik bize şunu fısıldar: Kainat bir ise, sahibi de birdir.
Kalbin hangi isme dua ederse etsin, yöneldiğin güç aynı merhamettir.
Bugün cuma… Birlik, huzur ve hayır günü.
Dilerim ki bu mübarek gün;
🕊 Hepimize barış,
☀ Hepimize aydınlık,
🌿 Hepimize iyilik ve kardeşlik getirsin.
Cumanız mübarek olsun.
Yaratıcımızın rahmeti, sevgisi ve ışığı hepimizin üzerine olsun.
Bilmek sadece kapıyı görmektir, onu açtıran uygulamaktır.
İstemek kıvılcımdır ama ateşi yakan eylemdir.
Çünkü hayatta bilgi pratiğe dönüşmedikçe yankıdan ibarettir,
arzu adım olmadıkça rüzgârda savrulan bir niyettir.
Allah’ın evi binalar değil, kalplerdir.
Koca koca camiler yükseltildi ama nice kalpler viran bırakıldı.
Minareler göğe uzandı, fakat gönüller hakikate ulaşamadı.
Kubbelere altınlar döşendi, lakin kalplerdeki merhamet söküldü.
İnsanlar taşları nakışladı ama ruhlarını ihmal etti,
duvarları süsledi fakat içini zulümle sıvadı.
Her sokakta bir ezan yankılandı ama her kalpte bir iman yankılanmadı.
Bina büyütmek kolaydır, gönül büyütmek ağır iştir.
Taşı taşın üstüne koyan çoktur, kalbi kalbin üstüne koyan azdır.
Mabetler çoğaldı, fakat muhabbet azaldı;
secde var, fakat sadakat yara aldı;
ibadet var, ama ihlas göç etti…
“Kalbiyle savaşan erkek gürültülü ağlamaz.
İçinde kopan fırtınayı kimse bilmez; çünkü o, acısını şikâyet değil, teslimiyet olarak taşır.
Sessizleşir, incinmişliğini iğneyle diker gibi içine işler; kabuğunu sertleştirir ama kalbini karartmaz.
Sevilmediğini anladığı anda sevginin yükü hafiflemeye başlayınca değil, ağırlaşınca mücadele verdiğini fark eder.
Ve hiçbir zaman sevdiği için pişman olmaz; sadece olgunlaşır…
İçindeki sevgiye ihanet etmeden, gururla değil dingin bir kabullenişle, kırgınlığını asalete çevirip yoluna devam eder.”