“belki o gün,
hiçbir şey istemeden,
hiçbir şey beklemeden,
başımızı kaldırır göğe bakarız,
ve anlarız: bize verilmeyen şeylerin de bir merhameti varmış”
Anlaşılmak, sevilmekten daha lüks bir duygu. Hele böyle bir zaman diliminde oldukça ehemmiyetli bir his. Hasbelkader sevebiliriz belki de seviliriz fakat anlaşılır mıyız bu gerçekten de meçhul.
"Bir gün geriye dönüp baktığında fark edeceksin ki hayatın en güzel günlerinden bazılarını çoktan yaşamışsın ve o günlerin içindeyken bunun farkında bile değilmişsin.."
Böyle mi sona eriyor bu harika düş,acı gerçek böyle mi ortaya çıkıyor? Girdap böyle mi yutuyor bülbülün şarkısını, rüzgârlar böyle mi dağıtıyor güllerin yapraklarını, ayaklar böyle mi eziyor şarap dolu kadehleri?
Halil Cibran / Kırık Kanatlar