Canım oğlum Ahmet’im…
Bugün içimde tarifsiz bir huzur var. Sanki Allah, yorgun kalbime sessizce “Artık korkma” diyor. Seni Rabbime emanet etmenin, senin de O’nun rahmetine emanet olduğunu bilmenin huzuru bu…
Biliyorum yavrum, dünya bizi ayırmış gibi görünse de Allah’ın katında hiçbir sevgi kaybolmaz. Sen benim kalbimde, dualarımda, secdelerimde ve attığım her adımda yaşamaya devam ediyorsun.
Seni asla unutturmayacağım.
Yalan yok. Ben abartılı seviyorum. Oğlumun adı da Ömer. Keşke babam benim adımı da Ömer koysaydı. Allah’tan dileğim ona komşu olmaktır. Bin kere bu hayata gelsem bininde de Hz. Ömer’i abartılı severim.
Kaynak elekçiliğine devam edebilirsin tabi yine de Hocam.
Ben bir anneyim. Evladım Ahmet'in sesi artık benim sesimdir. Bu nedenle Ahmet'in fotoğraflarını ve videolarını daha fazla paylaşacağım. Onun hatırasının unutulmasına asla izin vermeyeceğim.
Mücadelem yalnızca Ahmet için değildir. Benzer acıları yaşamış ve yaşayabilecek tüm çocuklar ile aileler için de adalet arayışımı sürdüreceğim.
Çocuklara karşı işlenen ağır suçlarda adalet duygusunu güçlendirecek, mağdur ailelerin beklentilerini karşılayacak yasal düzenlemeler için mücadele etmeye devam edeceğim. Bu kapsamda, geriye dönük uygulanmasını savunduğum düzenlemeler de dâhil olmak üzere, hukukun ve demokratik hakların tanıdığı tüm meşru yolları kullanacağım.
Hiç kimse beni susturamaz, yıldıramaz ve bu haklı mücadeleden vazgeçiremez. Vicdanı olan herkes biliyor ki adalet geciktiğinde yalnızca bir aile değil, toplumun tamamı yaralanır.
Buradan devletimizin tüm yetkililerine çağrıda bulunuyorum: Çocukların yaşam hakkını en güçlü şekilde koruyacak, mağdur ailelerin adalet beklentisini karşılayacak adımların gecikmeden atılması, toplumun adalet duygusunun güçlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Ben geri adım atmayacağım. Ahmet'in adını, mücadelesini ve adalet arayışını yaşatmaya devam edeceğim. Hukuk içinde, kararlılıkla ve son nefesime kadar mücadele edeceğim.
Kamuoyunun vicdanına saygıyla duyurulur.
Yasemin Akıncılar Minguzzi
Real photos of the Serbs Starvation camps ,where they starve 50000 Muslim Bosnian to death!
The west and the Zionists Jews want you only to remember Auschwitz-Birkenau Nazi camps ,just to justify the occupation of Palestine and the ethnic cleansing of Palestinians!
🟤 #ARŞİV | Srebrenitsa Katliamı sırasında 17 yaşında olan Nedžad Avdić, soykırım günü yaşadıklarını anlattı.
▪️"Erkekleri kamyonlara doldurup götürüyorlardı."
▪️"Kamyon durduktan sonra beşerli gruplar hâlinde inmemizi istediler."
▪️"İnen her grubun ardından silah sesleri duyuluyor, ardından tekrar beş kişilik başka bir grup çağrılıyordu."
▪️"Ellerimiz kelepçeliydi. Sıra bize geldiğinde asker bize yere yatmamızı emretti. Ancak yatamadan ateş etmeye başladılar."
▪️"O şok anında hiçbir şey anlayamadım, sadece büyük bir acı hissediyordum."
▪️"Koluma bir, göğsüme ise üç kurşun isabet etti. Buna rağmen mermiler hayati organlarıma zarar vermedi."
▪️"Sadece kan ve barut kokusu alıyordum."
▪️"Yere düştükten sonra bir kurşunun daha isabet edeceğinden korkuyordum."
▪️"Komutan askerlere, 'Kimin vücudu hâlâ sıcaksa kafasına sıkın.' talimatını verdi. Gözlerimi kapatıp ölü numarası yaptım. Yanımda inleyen yaralı bir adam vardı. Askerler başına birkaç el ateş etti."
▪️"Çok acı çekiyordum. 'Neden ölmüyorum?' diye düşünürken, caniler gülüp eğleniyordu. Bir an içimden, 'Beni öldürün!' diye bağırmak geçti. Daha sonra öldürecekleri diğer insanları getirmek için yeniden kamyona binip gittiler."
▪️"Ümidimi kaybetmişken cesetlerin arasında birinin hareket ettiğini gördüm. 'Yaşıyor musun?' diye sordum. 'Evet' diye cevap verdi. 'Beni çözmeye gel' dedi. Kımıldayamıyordum. Bana defalarca seslendi. Yuvarlana yuvarlana yanına kadar gittim."
▪️"Onunla birlikte yürüyerek bir Boşnak köyüne ulaşmayı başardık."
��sküdar’da dört kuşaktır kasaplık yapılan bir dükkanda tezgahın arkasında bu yazılar vardı 👇. Küçük esnaf dükkanlarını çok severim ama burası ayrı güzel.
"Başarısızlığın başı, bulunduğun yere çakılıp kalman; Gitmen gerekirken kalmandır. Kim Ararsa bulur; kim kır (Köy) hayatını seçerse kırın otuyla yetinir; kim uyursa rüya görür. Hareket, verimsiz çabanın ilacıdır."
||Muhâdarâti'l-Üdebâ||
türk modernleşmesi, kadının eteğini kısaltıp dekoltesini büyütmekten öteye geçemiyor. bir hayat tasavvuru geliştiremiyor. "bağnazlar" neyi yaparsa tersi üzerinden kuruyor hayatı. onlara inat çıplaklık, onlara inat alkol. bu anlayış da tersinden bir bağnazlık doğuruyor sadece.