#bist100#borsaistanbul
Kritik rakamlar etrafında dolanıyor. İlk iki grafik sarı ve kırmızı alarm rakamları son grafik tepki başladı diyebileceğimiz saatlik rakamlar.
📍İşin aslı şu;
➖İktidar, Irak Merkezi Hükümeti’ni baypas ederek Barzani ile anlaştı ve Irak petrollerini Kerkük üzerinden boru hattı ile Ceyhan’a taşıdı.
➖Ceyhan’a gelen petrol tankerlerle dünya piyasalarına dağıtıldı ama ağırlıklı olarak İsrail’e gönderildi.
➖Irak Merkezi Hükümeti, bu ticaretin hukuksuz olduğu gerekçesi ile Türkiye’yi Paris Merkezli ICC Tahkim Mahkemesi’ne şikâyet etti ve davayı kazandı.
➖Bu ticaretten yerli ve yabancı şirketler milyarlarca dolar kazandı.
➖Ancak 1 milyar 470 milyon dolar cezayı Aziz Türk Milleti ödeyecek.
➖Bu para, böyle bir ticaretin nelere mâl olacağını öngörüp sorumluları ikaz etmeyen, bu ticaretin 1973 tarihli boru hattı anlaşmasının ihlali olduğunu hatırlatmayan, Dışişleri Bakanlığımızın 2026 bütçesinin tam 1.5 katı.
📍Hikâye burada da bitmiyor.
➖Aldığım bilgiye göre aynı petrol ticareti ile ilgili 2 yeni dava daha yolda ve toplam ceza miktarı muhtemelen 5 milyar doları bulacak.
➖Birileri inanılmaz bir servete sahip olurken, bedelini yoksulluk ve sefalet içindeki halk ödeyecek.
➖Yazık bu güzel ülkeye, yazık bu çilekeş millete!
#Borsaistanbul#XU100 endeksi 14.000 desteği altında yaptığı gapli açılış ile risk-off modda kalmaya devam ediyor. Endeks 14.000 üzerine hızlıca geri dönemezse güç kaybının devam edeceği varsayılır. Aşağı yönlü hareketlerde 13550 ilk destek seviyesi. 50 günlük ortalamanın üzerinde fiyatlamalar gelmediği sürece agresif olmanın pek bir faydası olmayacaktır...
@Druars Bu ilk sohbetin amacı konuşmacıları tanıtmak olmasına rağmen içerikte çok kıymetli bilgiler vardı. Moderatörün soruları birbiri ile bağlantılı ve tempoluydu. Keza konuşmacılar da tempoyu hiç düşürmedi. Herkesin ağzına sağlık.
ABD SPX (S&P 500) ile BIST 100'ün dolar bazlı uzun vadeli performansını karşılaştıralım.
Aşağıdaki grafikte SPX (S&P 500 Price Index) ile XU100 (BIST 100) dolar bazında oranlanmıştır. Yani gelişmiş bir ülke borsası ile gelişmekte olan bir ülke borsasının uzun vadeli performansı karşılaştırılıyor.
Teorik olarak büyüme potansiyeli düşük ekonomilerin borsaları da uzun vadede sınırlı getiri üretir. Bu nedenle birçok Avrupa borsası on yıllardır görece zayıf performans sergiliyor. ABD borsası ise döngüsel hareket ediyor; bazı dönemlerde gelişmekte olan piyasalardan pozitif, bazı dönemlerde ise negatif ayrışıyor.
1990–2026 dönemine (39 yıl) baktığımızda, temettüler hariç fiyat endeksleri karşılaştırıldığında SPX, BIST 100'e karşı yıllık bileşik yaklaşık %2,5 üstünlük sağlamış görünüyor.
Ancak her iki endeksi de temettü dahil (Total Return) olarak karşılaştırdığımızda bu fark yaklaşık %1 seviyesine geriliyor ve hâlâ SPX lehine kalıyor.
Bunun yanında BIST 100'ün önemli bir metodolojik dezavantajı bulunuyor. Endekse giriş kriterleri nedeniyle fiyatı ve işlem hacmi yükselmiş hisseler endekse dahil oluyor; bu hisseler ise endekse girdikten sonra ortalamada daha zayıf performans gösteriyor. Ünal ve Yurtoğlu'nun (2024) çalışmasına göre bu etkinin uzun vadeli maliyeti yıllık bileşik yaklaşık %3 düzeyinde.
Bu etki de dikkate alındığında tablo tersine dönüyor. Yani vergi etkisi hariç, BIST 100 Getiri Endeksi'nin uzun vadeli performansı, S&P 500 Getiri Endeksi'ni yıllık bileşik yaklaşık %2 geride bırakıyor. ABD'deki vergi etkisi de hesaba katıldığında fark teorik olarak BIST lehine biraz daha artıyor.
Geçtiğimiz 15 yıl Amerika borsasının pozitif ayrıştığı dönem bu yüzden analizi anlamakta güçlük çekilebilir. Uzun vadeli analizlerde temettü, endeks metodolojisi ve seçilen zaman aralığı birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak:
(1) Ünal, S. & Yurtoğlu, Y. (2024). BIST 100 Endeksi Borsa İstanbul'un Genel Performansını Yansıtıyor mu? Ekonomi Politika ve Finans Araştırmaları Dergisi, 9(4), 832–853.
(2) Charlie Bilello (2026), Rolling 5-Year Total Returns. Creative Planning. Data: YCharts.
#XU100 #BIST100 #SPX #SP500 #Temettü #TotalReturn #Yatırım #Borsa #Finans #UzunVade
Erişilebilirlik Önyargısı 2
Türkiye’de sokağa çıktığımızda dolup taşan kafeleri, restoranları ve alışveriş merkezlerini görüyoruz. Sonra da “Demek ki herkesin durumu iyi.” diye düşünüyoruz. Oysa gördüğümüz şey, toplumun tamamı değil; dışarıda olabilen, harcayabilen kesim.
Türkiye’de yaklaşık 32 milyon çalışan var. Kağıt üzerinde baktığımızda; maaşı ortalamanın üzerinde olan memur, iyi kazanan üst düzey yöneticiler, işverenler ve serbest meslek erbaplarından oluşan beraber 8 milyonun üzerinde bir kitle var… Bu insanlar ülke standartların üzerinde yaşıyor, kazanıyor ve harcıyor.
İnsan zihni, gördüğünü genelleştirmeye eğilimlidir. Bu yüzden vitrindeki hayatı, ülkenin gerçeği sanır.
Ama o kalabalıkların birkaç sokak ötesinde, hayatı boyunca dışarıda bir tas çorba içememiş insanlar da yaşıyor (memleketim Tokat’ta böyle insanlar çokça var.) Onlar görünmüyor; çünkü harcamıyorlar, gezmiyorlar, sosyal hayatın içinde yer alamıyorlar. Sessizce geçim mücadelesi veriyorlar.
Yani dar çevreniz, dar gözleminiz geneli temsil etmez.
Bir yılda fiyatı 5 ila 30 kat arasında yükselen yaklaşık 15 borsa şirketimiz var. Ancak bu şirketlerin cirolarına ve kârlılıklarına baktığımızda, bu yükselişi destekleyecek ölçüde bir performans göremiyoruz. Hatta aralarında zarar eden veya cirosu gerileyen şirketler bile bulunuyor.
Bazı fonların yüksek getirilerinin önemli bir kısmı bu hisselerden kaynaklanıyor. Buna rağmen bazı kişiler (pazarlamacı), “Bu fonları almayın, fonlardaki hisseleri doğrudan alın. Böylece yönetim ücreti ödemezsiniz.” şeklinde önerilerde bulunuyor.
Aman dikkat. Değerinden kopmuş hisseler, büyük alıcı gelmediği sürece fiyatı ya yatay tutulur ya da yukarı sürülür. Ancak bu süreç sonsuza kadar sürmez. Bu tür hisseler çoğu zaman en sonunda “son sahibini” arar.
Kazanma hırsınız aklınızı ve sağduyunuz devre dışı bırakmasın.
Alarko ve Cengiz Holding, 2017’de 1.320 MW’lık Cenal Termik Santrali’ni devreye aldığında aslında altyapıyı (liman ve kömür sahaları) 2.640 MW’lık, yani iki katı kapasiteye göre hazırlamıştı.
“İkinci ünite ne zaman yapılacak?” diye çokça sormuştum. Alarko kömür tarafında büyümeyi düşünmediklerini belirtti.
Haziran ayı itibarıyla stratejik öncelikler sebeb gösterilerek ayrılık gerçekleşti ama detay verilmedi. Meram Dağıtım tamamen Alarko’ya, Cenal Termik Santrali ise Cengiz Holding’e geçti.
Ayrılık sonrası Cengiz Holding’in Cenal’de kapasite artışı (x2) için düğmeye bastı. Başka dağıtım şirketleride olan Cengiz den ayrılınca Alarko Meram da yatırımlarını arttırma kararı aldı.
Belki de Dünya Kupası’nın bize hatırlattığı en önemli hakikat şu: Merkez dediğimiz şey, çoğu zaman tarihin değil, alışkanlığın ürünüdür. Uzun süre dünyanın geri kalanını “çevre” olarak tanımlayanlar, kendi konumlarını tarihin doğal istikameti gibi sundular. Oysa hiçbir merkez ebedî değildir. Tarih, merkezlerin yıkılmasından çok, yeni merkezlerin ortaya çıkışını anlatır.
Chakrabarty’nin “Avrupa’yı taşralaştırmak” çağrısı tam da bu yüzden Avrupa’yı küçültme çağrısı değildir. Avrupa’yı insanlık tarihinin tek ölçüsü olmaktan çıkarmaktır. Dünya Kupası’nın bu hafta anlattığı hikâye de budur. Paraguay’ın penaltıları ya da Fas’ın direnci, Avrupa’nın sonu anlamına gelmez. Fakat dünyanın artık tek bir merkezin etrafında dönmediğini güçlü biçimde hatırlatır.
@PiyasaTturkiye Tarih çizelgesinde “çağlar” soldan sağa doğru ilerler. Yani çizelge sağdan sola doğru değil, soldan sağa doğru okunur. Hatırlatmış olayım da ..
Büyük resimde ise şayet 15,204 de 5. dalga tamamen bitmedi ise 5(iv) dalgası içerisindeyiz ve burada bir ÜÇGEN oluşabilir. (12,966 kırılmaması gerekiyor onun altı tamamen Bearish Sayımlara döneriz) Kolay gelsin. #Bist100