Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Ayşe Gökkan’a verilen 19 yıl 6 ay hapis cezası ve tutukluluk halinin devamı yönündeki karar, kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesini cezalandırmadır.
“Yürütmüş olduğum mücadelede başım diktir. Kadın özgürlük mücadelesiyle yaşamaya devam edeceğim” diyen Gökkan derhal serbest bırakılmalıdır.
Jin Jiyan Azadî felsefesi yargılanamaz.
Sömürgeci bumerang dedikleri şey tam da bu. Bir yönetim, hukuku ve demokratik teamülleri “istisna bölgelerde” askıya alırsa, o istisna zamanla genelleşir. Taşrada başlayan şiddet, merkeze bir gün mutlaka döner.
Gava hûn derdikevin rêwîtiyeke, kîjan stranên min guhdarî dikin? Min meraq kir.
Wexto ke şima şinê raywanîya derge, şima kamcîn deyîranê mi goşdarî kenê? Mi meraq kerd.
Uzun yola çıktığınızda hangi şarkılarımı dinliyorsunuz? Merak ettim.
yapay zekaya yazdıracaksanız, yazı yazmayın arkadaşlar. dijital dergiler ve gazetelerde artık sadece yapay zeka yazıları var. o kadar okutmuyor ki kendini. kaliteyi de düşürüyor. ben merak ettikçe soruyorum yapay zekaya zaten. sizi de entelektüel yapmıyor biliyorsunuzdur heralde
@SpotBasin@kerimayva emeğinize sağlık, ben de amed’deki panele katıldım ve konuşmacıları dinlerken barış sürecinde yoksulluk meselesinin çok daha fazla gündemleşmesi gerektiğini yeniden hatırladım. konuk ve konunuz çok isabetli olmuş. bu konuyla ilgili daha fazla program görmeyi çok isterim. sevgiler
“Kürtçenin milyonlarca insanın ana dili olarak yasaklanması, inkâr edilmesi ve erişiminin bu ülke tarihinde büyük ve zorlu engellerle karşılaşması bir yana, bu verbal körleşme “Dilinizi yasakladık yetmedi, lümpen kitlelerin jargonuna malzeme de edebiliriz” demenin bir yoludur.”
Bu "lavuk" hangi "lavuk"?
Kürtlerin erkek kardeşlerini ve oğullarını tanımlamak için ana dillerinde kullandıkları sözcüklerden türetilen ve psikolojik savaş denklemi içinde illaki işlevi olan ifadeleri sorumsuzca kullanmakta beis görmeyen, bir sosyokültürel düzeyde durduklarına dair işaretler veren azımsanmayacak bir lümpen kitle var.
https://t.co/DSxXCLBAQ4
bakım emeği dediğimiz şeyin sadece yaşlı veya çocuk bakmaktan ibaret olmadığına o kadar güzel değinilmiş ki röportajda.
evdeki herkesin mutluluğunu dert etmek de bir bakım yükü.
ve bu cinsiyetlendirilmiş emek sadece kadının sorumluluğunda maalesef.
Sosyalist feminist Lynne Segal'le Türkçeye çevrilen son kitabı "Yaslan Bana: Feminist Bakım Politikası" üzerine konuştum.
Zoom üzerinden yaptığım söyleşide 83 yaşındaki Segal'in yaşama iştahına hayran kaldım.
https://t.co/qLqLUcYqEy
of benimki çok trajik. okula başladığımda türkçe bilmiyordum ve sanıyordum ki geç kaldığımızda öğretmene teşekkür ediyoruz. evet, bir süre geç kaldığım için teşekkür ettim. sonra bir gün biri geç geldi ve ''özür'' dilerim dedi. ilk defa o an duydum, inanılmaz bir andı.
çoğu evli olduğu erkek tarafından öldürülen kutsal anneler ve sermayeye ucuz iş gücü olma yolunda patronlar tarafından öldürülen çocukları... kutsal annelik ve aile yüzyılı evet.