Rahmi Koç'un fıkrasını anlamadım, Kürt kadın doktor ve tedavi pratiğinden o kadar yoksun ki doktor "soyun" diyince sevişecekler sanıyor, bu mu esprisi?
Genel merkez binasını ve partinin finansal gücünü tamamen kaybettiniz. Makamınız, ünvanınız elinizden gitti.
Grup başkanlığınızı bile almak istediler, onun da bir yolunu bulurlar elbet merak etmeyin. Genel başkanlığınızı aldılar, grup başkanlığınızı mı alamayacaklar?
En büyük gücünüz sosyal medyadaki iletişim ağınızdı, oraya da "partiye ait hesaplar" diyerek müdahale ettiler, tek tek hesapları geri almak için düğmeye bastılar. Yakında geri alamadıkları ve yeni açılan hesaplara da erişim engeli getirirler, en kötü mahkemeye başvurup bu hesapların kontrolünün teslim edilmesi için talepte bulunurlar.
Valilikle görüşerek mitinglerinizi de tek tek yasaklayacaklar. Toplanmanıza engel olacaklar, olamıyorlarsa da insanların bu toplanmalardan haberdar olmamasını sağlayacaklar ellerinden geldiği kadar.
Yandaş medya mitinglerinize, yaptığınız grup toplantılarına, sokağa inip insanlarla sohbetlerinize yer vermeyecek. Zaman içerisinde göz önünden uzaklaşacak, momentumu kaybedeceksiniz.
Bu gidişle o kadar ciddi bir şekilde sesiniz kısılacak ki, insanlar sorulduğu zaman "En son kurultay için uğraşıyorlardı da uzun zamandır haberim yok" diyecek sizden bahsedildiğinde muhabbet aralarında.
Siz hala "içeride mücadele" demeye, oyalanmaya, zaman kaybetmeye, destekleyenleri "partiyi kurultaya götüreceğiz" diye masallarla kandırmaya, partinin logosunu ve adını gözünüzde büyütüp bütün meseleyi "CHP" ismi sanmaya devam edin.
Uyuyorsunuz, uyanın artık... @eczozgurozel
Depremin ikinci günü Hatay'a girdiğimizde her yer yıkılmıştı..
Armutlu'da bir pazar tentesinin altında yüzlerce insan acı içinde, çaresizce birilerinin gelmesini bekliyordu..
Enkazdan çıkmış yaralı insanlar, enkaz altındaki sevdiklerini çıkarabilmek için çırpınıyordu..
Yardım için şehre her giren aracın peşinden koşuyordu insanlar.. babam şu apartmanda, annem şurada diyerek yalvardılar hiç unutmam..bir yetkili yoktu.. bir genç kız bana bir çekiç bulur musun dedi..ne yapacağını sordum..annem çekyatın altında olabilir hava açmam lazım dedi..
ilk gittiğimde tam 15 gün kaldım orada...ben bu adamı bir kez bile görmedim.
Ölüler battaniyelere sarılı yerlerde bekletildi.. Gece başında nöbet tutardık araçlar çarpmasın diye.. Bir tek kişi vardı Armutlu muhtarı o da çaresizce koşturuyordu... Araç yoktu.. dördüncü gün orman bakanlığının pikap aracı geldi..bir genç vardı hiç unutmam bacağı kırık enkazdan çıkartılmıştı...tüm ailesi yedi kişi battaniyeye sarılı yerde, araç bul kendine dediler..
hayatımda duyduğum en acı sözlerden biriydi..psikolog var demişlerdi bir çadırda koştum oraya gelin dedim tüm ailesini kaybetmiş bir gence böyle söylediler...sen yoktun. Bir abiye serum takmışlar.. serum yere bakıyor.. akmıyor.. fırça sapına tutturdum serumu sen yoktun.
Sol partiler vardı orada, aracına atlayıp yola koyulan yurttaşlar vardı, yurt dışından gelen arama kurtarma ekipleri vardı ben seni görmedim.. elinde bir kazma ile gelmiş inşaat işçisi vardı sen yoktun..
Üçüncü gün şehre jak geldi, dördüncü gün madenciler.. Armutlu, Defne, Antakya her enkazın başında umutla ve acıyla bekleyen ailer vardı sen yoktun.. Tüm şehir bağırdı "sesimi duyan var mı?" sen yoktun...
Karanlıktı tüm sokaklar günler sonra gelen vinçler vardı sen yoktun..
Bir kadın tam dokuz gün boyunca nişanlısının bulunduğu enkaz başında yalvardı herkese..
"sesini duydum konuştum yaşıyor" dedi..
apartman tam yıkılmadığı için kimse girmeye cesaret edemedi..
dokuz gün sonra her şeyi göze alan madenciler çıkardı bedenini...sıcaktı bedeni..sen yoktun.
Suriyeli bir ailenin bebekleri çıkarıldı enkazdan.. akrabaları yağmacı sanılıp sorgulanmıştı..
"gel" dedi bana "bak yeğenim hala sıcak" bakamadım..sen yoktun..
Pazar yerinin karşısında apartman yerle bir olmuştu..kendi kepçesi ile yakını çıkarmak isteyen bir yurttaş vardı..yolu kesmek istemiyordu çünkü yol boyunca her apartman yıkılmıştı..bir düdük bulmuştum trafiği kontrol etmek için..
bir enkazdan blok çıkarıyorduk, bir araç geçiyordu...sen yoktun.
Üçüncü gün öğlen saati jak komutanı bundan sonrası bizde dedi.. sen yoktun.
Çok acı biriktirdik..taş kesildiğimiz çok an oldu..sen yoktun. Köylerde insanlar seralarda yattı..çadır için günlerce bekledi sen yoktun.. Nereye baksam İstanbul'dan tanıdık bir yüz vardı ama sen yoktun.
Çok şey var unutmak istediğim..
Demek senin hassasiyetin var öylemi...
Ben anlamıyorum kriz yönetimi bu kadar kötü başka bi parti yok. Yahu Özgür hocam iyisin hoşsun hak ehli olduğuna hiç şüphem yok öyle olmasan bunları yapmak zorunda kalmazlardı zaten de… Baba partiye çöküyorlar. Chp kaynaklarının hepsi malum kişi kazansın diye harcanacak.
Biraz acaba el yükseltseniz mi artık? Yiğidim aslanımla olmuyor da bak ekrem için de bişeye yaramadı. Gidiyor gidiyor. Kk delegeleri değiştirip koltuğu sağlama almadan kurultaya gitmez. Chp artık akp’ye ait. Biraz daha hak mı arasanız artık? Toplumun önüne bi geçseniz mi artık insanlar bişeyler yapmaya hazır da yol gösteren yok. Hakkımızı arayın diye seçildiniz. Hakkımızı türküler eşliğinde teslim edin diye mi seçildiniz? Yapmayın ya şunu? Enerjimizi sönümlendirmeyin.
Hukukçu arkadaşım mutlak butlanı şöyle özetlemiş:Şu anda Türkiye’de yaşanan hukuksuzluğu ancak şöyle anlatabilirim:
Üzerine üç çocuk yapılmış on yıllık evliliğinizi, dayınızın küçük torunu “ vallahi ben gelinin sevmeden evlendiğini düşünüyorum. Herkes böyle söylüyor “ diyip başvurduğu, normalde buzdolabı televizyon iadesi ile ilgilenenen Tüketici Hakları Mahkemesi iptal ediyor..
Yaşanan şu anda budur. #mutlakbutlan
Beyler, bayanlar, biz bir partiyi savunmuyoruz. Biz şu ya da bu insanı savunmuyoruz.
Milli egemenlik şu demek, egemen olan millet, o milletin ferdi olan eşit yurttaşlar kendi yöneticilerini kendi seçer. Efendim "Ben soyluyum", SEÇEMEZSİN, efendim "Ben ayrıcalıklıyım" SEÇEMEZSİN", Efendim "Ben kırk hamamda yıkandım, her birinden temiz çıktım" Olmaz, seçemezsin! O çamura bulanmış çocuğun, koyunu güden çobanın hakkı vardır, o hak öyledir ki, barikatlar değil, dağlar yıksan o doğları aşar, yine gelir. Hayat böyledir. Hayatı birlikte paylaştığımız herkesin sesi, soluğu kadar hakkı vardır. O hakka aykırı davranmanın da eşitkinden beşiktekine maliyeti vardır. Parasını değil, canıyla, emeğiyle, zamanıyla, hayatını çalarsın. Şimdi Ümit Özdağ bunu bildiği için çok doğru yerde duruyor..
Biz, bu milletin kendi geleceğini belirleme, kendi kaderini tayin etme hakkını savunuyoruz.
Biz, vallahi Allah'a inanma, zulme mukavvet etme, onurunuzla yaşama, alın terinizle kazandığınız her ne varsa, onu onuruzla kullanma, Allah'tan başka bir insana kul, köle olmama hakkını savunuyoruz. Kendi yaşadığınız ülkede, kimseye kul, köle olmadan, Allah'tan başka bir ilah tanımadan, kulu ilah yapmadan yaşama hakkını savunuyoruz. Savunacağız.
Bugün insan korkar. Haklısınız. Korkun. En çok da bu kendini ilah sananlardan korkun. Öyle korkun ki, şunu sonunda anlayın, Allah'ın merhameti var, bunların yok. Bunlar sizi ayaklarının altında ezmedikçe rahat edemez.
Özgür Özel mutlak butlan sonrası konuştu:
♦Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkma, Ankara’ya dön, Ankara merkezli siyaset yap dediler.
♦Oturmadım o koltukta. Mutlu, mesut, güvenli muhalefet koltuğunu kabul etmiyorum.
♦Oturmayacağım orada. Partimin adayını Cumhurbaşkanı koltuğunda oturtmak için mücadele ediyorum.
♦Konforlu muhalefet genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum!
♦Ben aday olurum Ekrem gitti deseydim, Ekrem’e sırtımı dönseydim, Mansur Yavaş gibi bir seçeneği tüketseydim benden iyisi yoktu.
♦Şu an siz de ben de evlerimizde rahattık. Ama ben o adam değilim.
Şimdi anladık mı Kılıçdaroğlu'nun niye dün konuştuğunu.
Demek ki mutlak butlan kararı çıkacağını da biliyormuş.
Hiç utanmadan gelip o koltuğa oturur mu?
Emin olun oturur.
Kifayetsiz muhterisler topluluğu...
Alex Ferguson neden yeri dolmayacak bir futbol adamıdır sorusunun cevabı hem İskoçya, hem de Avrupa futboluna damga vurduğu 1980’lerde yazar. Bu şampiyonluktan bir sezon önce Aberdeen’in başında Real Madrid’e karşı Avrupa Kupa Galipleri Kupası finalini kazanmıştı Ferguson, o sezon Kupa Galipleri Kupası’nda oynamalarına sebep olan, Rangers’a karşı kazandıkları bir önceki sezonun İskoçya Kupası zaferinden sonra ise şu konuşmayı yapmıştı(videosunu aşağıda paylaşıyorum);
“Biz dünyanın en şanslı takımıyız, rezalet bir performans sergiledik. Bugün kupayı Miller ve McLeish kazandı, Rangers’a karşı tek başlarına oynadılar. Bu rezil bir performans. Ben burada kupa kazanmayı umursamıyorum, kupayı kazanmak ya da kaybetmek değil, uzun zaman önce ayarladığımız standardı ortaya koymak önemli olan. Aberdeen takımından böyle bir performansı kabul etmiyorum, bu şekilde kupa kazandığımız için kimse gurur duymamı beklemesin.”
Neden şaşırıyorsunuz?
Hani Galatasaray’ın locasında maç izlediğini CHP’li milletvekili Ali Mahir Başarır’dan öğrendiğimiz; Galatasaray’ın karaborsa skandalında takipsizlik, yasa dışı bahis reklamı davasında da ‘suç var ama ceza yok’ kararlarıyla tartışılan Adalet Bakanı Akın Gürlek var ya; onun avukatı PFDK’da.
İşte o PFDK vermiş bu kararı.
Peki daha trajikomik olan nedir, biliyor musunuz?
Geçen sene PFDK’nın kurumsal WhatsApp hesabında Fenerbahçe düşmanlığı ve Galatasaray yandaşlığı içeren yazışmalar ifşa olunca üyelerden bazıları istifa etmişti.
İşte o üyelerden birinin yerine Akın Gürlek’in avukatı atandı.
Yani anlayacağınız, üyeler değişiyor ama Fenerbahçe düşmanlığı değişmiyor.”
Çevremde bile 1-2 tane aklı başında gsli arkadaşım hariç hepsi dopamin zehirlenmesinden kafayı yemiş durumda. Böyle hani zombi filmlerinde olur ya düşünmeyen etmeyen canavarlar tam onlar gibiler. Kendilerine sürekli bir kahramanlık hikayeleri yazmak zorunda hissetmeleri, sürekli yapı diye dalga geçip ama kendilerinin yarattığı bir hayali düşmana karşı kazanmaları. Valla koyduğumun devranı dönerse falan söyleyecekleri bir şey de kalmadı. İttirilirken bile herkesi yeniyoz diceksin bizim gibi kudurucaklar.. 100 senelik argüman hakkını kaybettiler bu 4 senede.