Editörden...
BirGün emekçileri olarak üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. Mesleğimizin onuru ve halkın haber alma hakkı için mücadele ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyeceğiz. Bu durumun bizi hedef haline getirdiğinin de farkındayız. O yüzden çamur atıp yalana sarılanların varlığı bizi asla şaşırtmıyor.
Yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Hiçbir güç bu kararlılığımızdan bizi vazgeçiremez.
BirGün hakikatin peşinden koşmaya, gazetecilik yapmaya devam edecek.
https://t.co/W3fyCJegJc
Meselenin şöyle bir yanı da var:
Figürasyon; sinema, tiyatro gibi sahne sanatlarındaki bir araç. Figürasyon, kurmacanın olduğu yerde vardır.
Kılıçdaroğlu’nun rozet takma töreninde figürasyon yaptırılması, CHP'nin mevcudiyetini, genel başkanlık makamını kurmacaya dönüştürüyor.
Müslim Bey, BirGün Gazetesi’ni ve yayıncılık anlayışını çok iyi biliyorsunuz. Üstelik yalnızca siz değil, bu haberi yalanlama telaşına düşen tüm CHP kurmayları da öyle…
Haberi, pozisyonunuz gereği yalanlamanız bir ölçüde kadar kabul edilebilir olsa da “Tetikçilik” suçlamanız asla kabul edilemez.
Bu tavır nedeniyle çok sayıda arkadaşımız partinizi takip etmek isterken hedef haline geliyor. 21 Mayıs itibarıyla haber takibi için çok defa CHP Genel Merkezi’ne geldik. Hiçbir belge ve bilgiye dayanmayan, “BirGün fonlanıyor” açıklamaları nedeniyle sözlü sataşmaya da maruz kaldık. Siyasetteki mevcut iklim gereği, sözlü saldırıların olağan olduğunu kabul ederek ve mesleki dayanışma sayesinde de olayı büyütmedik.
Ancak bu açıklamanız ve “Tetikçi” çıkışınız, gerçeği yansıtmadığı gibi gazetecileri bir kez daha hedef haline getiriyor. Umuyorum ki nasıl bir hata yaptığınızın farkına varır, açıklamanızı geri alırsınız. Türkiye’de az sayıda kalan mecraları hedef göstermek size de bir şey kazandırmaz.
İyi ki doğdun bitanem @pinarcaliskn.
Karanlığın, kötülüğün, çirkinliğin, vasatlığın üstümüze boca edildiği bir ortamda; aşkı, sevgiyi, güzelliği, doğruyu, aydınlığı gösterdin. Bir yıldız gibi ışık saçtın, yol gösterdin; güneş gibi ısıttın, aydınlattın karanlığı.
Hücremde uçmayı öğrenen müjde kuşunun ilk durağı sen oldun.
Gökyüzünde bir buluta değdi bakışlarımız, okuduğumuz kitaplarda altını çizdiğimiz cümlelerde buluştuk, ara sıra da olsa televizyonda yayınlanan iyi bir filmi birlikte izledik, el ele başımızı omuzumuza yasladık.
Aramızda kalın betonlar, soğuk demirler olsa da biz hep yan yanaydık. Canım iyi ki doğdun, seni çok seviyorum.
Öpüyorum…
Kamuoyuna,
Bugün muhabirimiz Ebru Çelik’in imzasıyla yayımladığımız “Kılıçdaroğlu’nun rozet töreninde skandal: Yüzlerce figüran parayla törene taşındı” başlıklı haberimizin sonuna kadar arkasındayız. Muhabirimizin katılımcı gözlemle yaptığı haber, somut bilgilere dayanmaktadır ve bütünüyle gerçektir.
Haberimizin ardından istinaftan çıkan “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına getirilen yönetimin gazetemize yönelik kullandığı ifadeler kabul edilemezdir. BirGün, basının yüz akı kurumlarından biridir ve halka hiçbir zaman yalan söylememiştir. Patronsuz bir gazete olarak 22 yıldır bağımsız şekilde ayakta kalabilmesinin yegâne nedeni de yarattığı sarsılmaz güvendir.
BirGün’ü hedef alan iftiralarla ilgili yargı yoluna başvuracağımızı kamuoyuna duyururuz. Hak etmedikleri koltuklarda oturanlar alın teriyle, emekle ve fedakârlıkla büyütülen değerlere dil uzatamazlar.
Yıllardır olduğu gibi bu pervasız saldırılar karşısında dik durmaya devam edecek ve taşıdığımız sorumluluk gereği Türkiye’nin aydınlık yarınları için gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Sevgi ve dayanışmayla…
BirGün
Not: Muhabirimiz Ebru Çelik, CHP etkinliğinde figüranlara dağıtılan 950 TL’yi almamıştır. BirGün çalışanları hakkı olmayana göz dikmez.
@UniBogazici Fotoğraflar/Photos: Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri/Boğaziçi University Faculty. Kaynak göstererek kullanabilirsiniz - Creative Commons BY 4.0
NAÇİZANE UYARI...
Haber kanallarındaki genç meslektaşlarıma bir ağabey nasihatı.
Tarihi günleri ve olayları aktarırken heyecanlanmanız ve durumun "hissiyatına" kendinizi kaptırmanız, çok insani bir durum sayılabilir.
Ama, örneğin bugünkü gibi bir siyasi parti oluşumundan sözediyorsak, adeta o "kuruluş hareketinin bir parçası" gibi davranmak, canlı yayına aldığınız konuklarla (özellikle partililerle) sanki kol kola yürek yüreğe bir görüntü vermek haberci etiğine yakışmıyor.
Biraz sakin.. Biraz soğukkanlı olun.
Gönlünüzden - yüreğinizden geçen, tasdik ettiğiniz ve alkışladığınız bir durum, bir olay, bir lider bile olsa, "haberci kimliğinizi" unutmayın. Bırakın yorumcular ya da partililer ne derse desin. Siz "kenarda" durmayı bilin.
Bazen "ayıp olacak" kadar ileri gidebiliyorsunuz.
Meselâ, birini "gözleri dolarken" yakaladım sanki...
Biraz sorumlu davranmaya çalışın.
24 Temmuz 2026 Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri Nöbeti no. 1358. Direnişin 6. yılı/2028. günü @UniBogazici#KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz
July 24, 2026 Bogazici University Faculty Vigil #1358/6th year/2028th day of the resistance @unibogazici_en #WeDoNotAcceptWeDoNotGiveUp