30'lu yaşlarınızda ayrılıklar farklı vuruyor. 21 yaşında yaşadığınız kalp kırıklığı gibi değil. 21 yaşında ağlarsınız, arkadaşlarınıza içini dökersiniz, dışarı çıkarsınız, kendinizi oyalarsınız ve bir şekilde iyileşirsiniz. O zamanlar hayat uzun gelirdi, olasılıklarla, "ya şöyle olsaydı"larla ve (ikinci şanslarla) dolu. Ama 20'li yaşlarınızın sonlarında ya da 30'lu yaşlarınıza yaklaşırken işler değişiyor. Sadece bir kişiyi kaybetmiyorsunuz. Planlarınızı, rutinlerinizi ve onlarla birlikte bir gelecek kurmakta olan kendinizin o versiyonunu kaybediyorsunuz.
Biz kadınlar cesur adamları severiz. Akışına bırakıp kenarda bekleyenleri değil gidişatı değiştiren yön veren bahaneler altında ezilmek yerine çözüm üreten adamları...