Bugün 81'inci pazarı anlattım.
"İnsanın en büyük direnişi, kendisine yapılan kötülüğe dönüşmemesidir bence. Çünkü kötülük yalnızca yaralamak istemez; yaraladığı insanın da kendisi gibi yaralayan birine dönüşmesini ister. "
Yazının tamamı aşağıda 👇
https://t.co/6xJNBkP1O0
1- Niye Suudi Arabistan'a destek veriyoruz ki? Ne zaman bize destek vermiş?
2- Aslında ABD'ye destek. İran'ın kozunu yok etme ve ABD'yi rahatlatma operasyonu
3- Suudiler'den önce halkımıza destek verip, FON Vurguncularını hapsedelim, gündem değiştirmeye çalışmayalım
@bengibaser Soru kim için ya da kime?
Yapılanı yolsuzluk olarak görmeyip ganimet kazanımı olarak değerlendirenlere mi?
Ya da vicdan yapanlara mı?
Ya da halkın teveccühü olarak görenlere mi?
Son 1 ayın bilançosu:
Lale Özan Arslan tutuklu.
Fatih Ergin tutuklu.
Tuğba Tekerek tutuklu.
Mustafa Balcı tutuklu.
Şaban Sevinç tutuklu.
Selahattin Günday tutuklu
Ali Tarakçı tutuklu.
İsmail Saymaz ev hapsinde.
Murat Ağırel ev hapsinde.
İktidar yasalaştırırken "gazetecilik hedef alınmayacak" demişti. Ama sonuç ortada. Bunların hepsini TCK 217/A'ya borçluyuz.
Gazetecilik suç olarak görülüyor. Basın görevini yapamaz hale getiriliyor.
https://t.co/oxQGbN8UWO
@behicak O nedenle indirimli satış yapıyor olabilirler mi?
Zira indirimli olması nedeniyle tezgaha yaklaşıp almak istediğimde ayıklama yapmadıklarını öğrendim ki bu nedenle de almaktan vazgeçtim.
Süreyyapaşa Migros / İstanbul
İsmail Saymaz: Ellerim şimdilik serbest🔥
*Türkiye’de iki kez ev hapsine alınan tek gazeteci benim
*Birincisi 56 gün tutmuştu. Bakalım, ikincisi ne kadar sürecek?
*Günlerdir kılı kırk yarıyorum
*Türkiye, Pusula Portföy’ün patronu Muhammed Yarız’ın Yunanistan’a kaçtığını 12 Eylül’de benden öğrendi
*Yarız’ın üç yatını Rodos’a kaçırdığını yazdım
*Ekonomi eski Bakanı Nihat Zeybekci’nin parasının fonda kaldığını, kendisiyle görüşme yaparak, aktardım
*Cumhurbaşkanı eski danışmanı Ertan Aydın’ın soruşturmada şüpheli olduğunu, ona söz hakkı vererek, duyurdum
*Osman Arıkan Nacar’ın sigorta kaydında makam şoförü ve asgari ücretli göründüğünü açıkladım
*Ne yazdıysam taraflara sordum ve öyle yazdım. Doğrulatamadıklarımdan söz etmedim bile. Verdiğim hiçbir bilgi yalanlanmadı
*Ne bir suçum, ne de habercilik kusurum var
*Ellerim şimdilik serbest. Yurt dışına çıkış yasağı ve haftada üç gün imza vermek şartıyla hakimliğe sevk edildik
*Sevinç ve Balcı’nın tutuklandığını öğrenince serbest kaldığıma sevinemedim. İki arkadaşımla kucaklaştım
*Sizi ziyarete geleceğim dedim veda ederken. Nereden bilebilirdim
*Sabah telefonla uyandım. Gece itiraz edilmiş, hakkımızda ev hapsi kararı verilmiş
*Belki uzun süre evden çıkamayacağım. Kafeste kuş misali balkondan sokağı seyredebileceğim
*Yazımı bitirmek üzereyken, Denetimli Serbestlik Bürosu’ndan geldiler, ayağıma kelepçeyi taktılar
*Ellerim şimdilik serbest…
2018 yılında 3,5 lira olan 100 gr.lık Türk Kahvesi, şimdi 115 lira... 33 kat...
2018'de 1603 lira olan asgari ücret, şimdi 28 bin lira yani 17,5 kat!
Maaşın 17,5 kat artarken, alım gücün yarı yarıya düşüyor!
Bu bir örnek. Bir çok ürün ve hizmette durum böyle!
İşte enflasyon!
YARGI BAĞIMSIZLIĞINI İHLAL EDENLER HAKKINDA SUÇ DUYURUSU
Tüm meslektaşlarımızı suç duyurusu ve öncesinde yapacağımız basın açıklamasına davet ediyoruz.
Tarih: 13 Ekim Salı
Saat: 12:30
Yer: İstanbul (Çağlayan) Adliyesi C Kapısı
Mevcut hakim ve savcıların birçoğu yani “yargı” neden tarafsız ve bağımsız değildir?
Baroları seçimle elde edemeyince sözde bir kanunla bölüp iktidar yanlılarını topladıkları 2. Barolardan birinin başkanı çok güzel özetlemiş.
Çünkü artık gerçekten hiç utanmıyorlar.
Bilakis “yapabildikleriyle” gurur duyuyorlar.
Herkes nelere “muktedir” olduklarını bilsin ve hatta tam bu yüzden yanlarına geçsin istiyorlar.
Haklıdan değil güçlüden taraf olmayı, başkalarının hakkını yemeyi, yedirmeyi adeta yeni bir ahlak anlayışı gibi gururla pazarlıyorlar.
Esenyurt Belediyesi yolsuzluğunda kayyım yardımcısı Yusuf Ulutaş‘ı tutukladınız.
Adamın evinde, banka hesaplarında servet çıktı!
İyi de onu oraya atayan, Esenyurt Belediyesi’ne çöken kayyım Can Aksoy’a hiçbir şey soran yok.
Muhalefet belediyelerinde kırtasiye alımı olsa denetim sorumluluğu var diye belediye başkanını sabaha karşı pijamasıyla alıp tutuklarsınız.
Çöktüğünüz belediyede bu kadar büyük yolsuzluk kayyımın haberi olmadan mı olmuş?
Seçilmiş belediye başkanlarının ilgisi olmayan işlerde denetim sorumluluğu var da, atanmış kayyımın bu kadar büyük bir soygunda hiçbir sorumluluğu yok mu?
Yoksa Esenyurt Belediyesi’ni soymak için mi Ahmet Özer’i görevden alıp belediyeye çöktünüz?