Dolandırıcıların panel aracılığıyla uyguladığı yeni yöntemi anlatan kadın:
• Az önce babam beni bir sosyal medya hesabım üzerinden aradı ve “Selin neredesin?” dedi.
• ”Evdeyim baba bir şey mi oldu?” dedim.
• ”Beni az önce birisi aradı ve ‘Selin’in babası mısınız?’ diye sordu. ‘Evet’ deyince ‘Ben telefoncuyum, Selin’in telefonu kırıldı. Ekranını yaptık ama telefonunu aktive edebilmemiz için size bir kod gelmesi gerekiyor. O kodu onaylayabilir misiniz?’ dediler.
• Ben de ‘O yaptırmasın, ben onunla konuşup size döneyim’ dedim” diyerek telefonu suratlarına kapatmış.
• ”Hayır baba telefonum kırılmadı” deyince babam numarayı geri arıyor ve numaranın kullanılmadığını öğreniyor.
• O sırada da aktivasyon kodu linki geliyor. Babam cahil bir insan olsaydı o linke tıklayacaktı.
• Evet her gün farklı dolandırıcılık yöntemleri duyuyoruz ama siz bu kadar bilgiye nasıl ulaşıyorsunuz?
Özgür Özel ve ekibi erken seçim yapılacak beldelere karargah kurdu ,
Özel tek tek dolaştı , mitingler yaptı ,
Üstelik AKP hiç önem vermedi , uğraşmadı ,
Sonuç Fiyasko ,
Özgür Özel in yalanlarına bu halk artık inanmıyor .
OSMAN GÖKÇEK
ANKARA BÜYÜKŞEHIR BELEDIYESI’NDEKI SKANDAL IHALEYI VE SKANDAL PLAN DEĞIŞIKLIĞINI BÜTÜN DETAYLARIYLA IFŞA EDIYOR.
LÜTFEN DIKKATLE DINLEYIN…
BÖYLE VURGUN OLMAZ…
🏔️🏔️🏔️ NEML 27:88 VE HİMALAYALAR🏔️🏔️🏔️
"Dağları görürsün; onları donuk sanırsın. Oysa onlar bulutların geçişi gibi geçmektedirler..." (27:88)
Bu Ayette çok özel sayısal kodlamalar bulunmaktadır:
🔹 Ayet numarası: 27:88
🔹 27.88° Kuzey enlemi ve 88.27° Doğu boylamı, Dünya'nın en görkemli sıradağlarından olan Himalayalar bölgesinden geçmektedir.
🔹 Ayette geçen "donuk" ifadesi, Himalayaların yıl boyunca karla kaplı beyaz zirvelerini hatırlatmaktadır. Dünya yüzeyindeki referans çerçevesinden bakıldığında dağlar sabit ve hareketsiz görünür.
🔹 Ancak Ayetin devamında:
"Oysa onlar bulutların geçişi gibi geçmektedirler."
buyurmaktadır.
🔹 Dünya kendi ekseni etrafında döndüğü için Himalayalar da Dünya ile birlikte hareket etmektedir. Uzaydan bakıldığında, bulut sistemleri ve karla kaplı beyaz dağ kuşakları birlikte hareket eden yapılar olarak görülmektedir.
🔹 Daha da ilginci, Ayet 18 kelimeden oluşmaktadır ve Ayetin içinde bulunduğu Neml Suresi 93 ayettir.
18 × 93 = 1674
🔹 1674 km/saat değeri, Dünya'nın ekvator hizasındaki yaklaşık dönüş hızı değeridir.
27:88
↓
Himalaya koordinatları
↓
Dağların hareketi
↓
Bulut benzetmesi
↓
18 × 93 = 1674
Tüm bu verilerin aynı Ayette bir araya gelmesi mükemmel bir tablo oluşturmaktadır.
"Bu, her şeyi kusursuz yapan ALLAH 'ın sanatıdır."
(Neml 27:88)
Ayette ekstra başka sayısal kodlamalar da bulunmaktadır; fakat hepsini tek bir paylaşımda sunmak yoğun bir analiz olur; fakat şu analiz önemli olduğu için bunu da ilave edelim:
Dünyanın ekvator hizasındaki çizgisel hızı 465,1 metre/saniye'dir. Şu halde 27,88 derece enlemindeki çizgisel hız:
V = V ekvator * cos(27,88°)
V = 465,1 m/s * 0,88392891456
V = 411,115 m/s olmaktadır.
Şu halde analizi yapılan 27:88 Ayetinin işaret ettiği koordinat değeri olan 27,88 derece enlemindeki çizgisel hız değerinin, ekvator hizasındaki çizgisel hıza oranı:
411,115 / 465,1 =0,8839 ~ %88 ‘dir. Yani analizi yapılan Ayetin işaret ettiği enlem derecesindeki çizgisel hızın, ekvator hizasındaki çizgisel hıza oranı en yakın tam sayıya yaklaştırılarak belirtildiği zaman %88 olmaktadır ve çok mükemmel bir şekilde analizi yapılan Ayetin (27:88), Sure içerisindeki numarası 88‘dir. Bu Ayet 87. veya 89.Ayet olsa idi bu mükemmel sayısal uyum görülemezdi; fakat Ayet tam olarak 88 numaralı Ayet. Ayette Dünyanın dönüşüne sayısal olarak çok katmanlı işaretler ile atıfta bulunulmuştur. Semantik olarak Ayet zaten Dünyanın dönüşüne işaret etmektedir.
Ayrıca Ayetin numarası olan 88 değeri Arapça sayılarla gösterildiği zaman ٨٨ olmaktadır ve bu şekil de çok ilginç bir şekilde sıradağlara benzemektedir.
Not: Bu analiz Fransa'dan Abu Sheikh Abd-al Khaleeq tarafından gerçekleştirilmiştir. Ayrıca benzer bir analizi Türkiye'den Tarık Taşpınar da gerçekleştirmiştir. İki analiz de sayısal olarak incelikler içermektedir.
Adı lazım değil, bir gün birisi Reha Muhtar'a:
— Yahu, böyle saçma sapan haberleri niye yapıyorsun? mealinde bir soru sormuş.
Reha Muhtar da şu mealde cevap vermiş:
— Bana verdikleri paranın miktarını bir bilsen, sen de aynısını yapardın.
Doksanlı yıllarda pek çok medyacının bir ahlakı, daha doğrusu bir ahlaksızlığı vardı:
— Benden nefret et ama ne olur beni seyret.
Sanki nefret duygusunu toplumda bolca üretmek ve yaygınlaştırmak için tutulmuş yaratıklar gibiydiler.
Senaryo şimdi başka bir şekilde sürüyor.
Bir takım medyacıların önüne bir hedef kitle konuyor. Onlara deniyor ki:
— Şu kitleyi, şunlardan nefret ettirin.
Bir bakıyorsunuz o kitle tarihten nefret ediyor. Bir bakıyorsunuz İslam'dan, dinden, töreden, ülkücüden, Kürt'ten, Suriyeli'den, Tayyip'ten, Akın Gürlek'ten...
...nefret ediyor.
Şimdi de Kılıçdaroğlu'ndan ve Alevi'den.
Yirmi otuz yıl sonra biri bu medyacılardan birine elbette:
— Yahu, neden zavallı bir kitleyi nefret etmekten başka bir şey hissetmez hâle getirdiniz? diye soracaktır.
Hiç kuşkunuz olmasın, cevap:
— Saraçhane bana öyle bir para verdi ki, elimden başka bir şey gelmezdi...
...mealinde olacaktır.