“Beni bir gün sokakta vuracaklar.Alnımdan kanlar akarak yere serileceğim.Yatakta ölmek nasip olmayacak. Ama ziyanı yok, varsın vursunlar, vatan benim ölümümle bir şey kaybetmez. Bir Talat gider, bin Talat gelir!"
Bir süredir özellikle sosyal medyadaki bazı kimliksiz çevreler tarafından Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin sağlık durumu hakkında sistemli ve maksatlı bir spekülasyon yapıldığı görülmektedir.
Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli önceden planlanmış bir şekilde başarılı bir operasyon geçirmiş ve hastaneden taburcu olmuştur.
Yüce Allah’a şükürler olsun ki; Sayın Genel Başkanımızın sağlık durumu son derece yerindedir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli şu anda planlanmış istirahat süresi içerisindedir ve çalışmalarını sürdürmektedir.
Maksatlı bir şekilde trol isimler arkasına saklanıp kafa karıştırmaya çalışan Türkiye ve MHP düşmanları, kaos hevesiyle el ovuşturan sicili bozuk sefiller gördükleri aşağılık rüyadan kabusla uyanacaklardır.
Devlet BAHÇELİ:
Saklayacak, gizleyecek, üstünü örtecek ayıbımız olmadığından müsterih ve müftehir bir vicdanla hareket ederiz.
Arkadan dolaşmayız, kenardan bakmayız, kıyıda köşede el ovuşturmayız.
Komşuda pişsin bize de düşsün demeyiz.
Biz ki, siyasi ömrü 56 yılı bulan, fikri mazisi bir buçuk asra ulaşan şehit ve gaziler kervanı Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.
Milletimizi doğrudan ilgilendiren, siyaseti meşgul eden, insanı ve insanlığı direkt etkileyen her konu başlığı, her gündem maddesi üzerinde sabırla ve akılla duruyoruz.
Milyonlarca vatandaşımızın kalbinde taht kuran arabesk müziğinin duayen isimlerinden birisi, çok değerli kardeşim, arkadaşım, Allah vergisi sesiyle ve her biri altın değerindeki eserleriyle gönüllere su serpen, hatırasıyla herkese yetecek olan Merhum Ferdi Tayfur’a huzurlarınızda bir kez daha Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Mekanı cennet, ruhu da şad olsun inşallah.
Devlet Bahçeli
Avrupa güneşin dünyanın etrafında döndüğünü esas alan Batlamyus çarpıklığına inanırken Türk-İslam medeniyeti parlak dönemini yaşıyor, dünyanın güneşe uzaklığını ölçen alimleri yetiştiriyordu. Mesela El Zerkali bunlardan birisiydi.
Ortaçağ Avrupa’sında bir yanda kitaplar yakılırken, diğer yanda da fikir ve düşünce hürriyeti kelepçeleniyor, buna karşılık doğuda kütüphaneler, eleştirisel düşünce, bilimsel düşünme, yazma eserler, tercümeler beşeriyetin ufkunu aydınlatıyordu.
Mütefekkirler, âlimler, arifler, zanaatkârlar, sanatçılar, fazıl ve faziletli mutasavvıflar, devirlerini ve kendi ölçülerini aşmış bilginler pırıl pırıl aydınlık saçıyorlardı.
Merhum Cemil Meriç’in ifade ettiği gibi ışık doğudan yükseliyordu
Devlet Bahçeli
Türk milleti asırlarca çift başlı kartal gibi, bir ayağıyla Doğuyu, diğeriyle da Batı’yı tutmuştu.
Türk-İslam medeniyeti buluşların, muhteşem eserlerin, deha mertebesindeki münevverlerin, adalete önem veren yöneticilerin sayesinde insanlığın itibar ve görkem koltuğundan uzunca bir müddet inmemişti.
Batı kendi içinde kıvranırken İbn-i Rüşd akılcılığıyla, Gazali sezgisiyle, Mevlana nefesiyle, Yunus dizeleriyle, Yusuf Has Hacib duyuşuyla, Kaşgarlı Mahmud basiretiyle, Farabi vizyonuyla tarihe iz ve eserler bırakıyordu.
Devlet Bahçeli
İbn-i Haldun siyaset felsefesini asabiyyet ve mülke dayandırırken, onu rol model alacaklar henüz doğmamıştı.
Batı bunalım ve çürüyüş kapanındayken, yine İbn-i Haldun devleti medeniyeti mümkün kılan siyasal ve sosyal birim olarak yorumlamış, bu alanda Türk devlet geleneği zirvedeki yerini muhafaza etmişti.
İmam Mâturîdî akıl derken, akıl tutulması Avrupa’ya taht kurmuştu.
Devlet Bahçeli
Türk-İslam medeniyeti geçmişte inandı, kenetlendi, kendine güvendi, elbette çok şeyler kazandı, insanlığa çok şey kazandırdı.
Ama bugünkü hali yürek burkucudur.
Tıpkı geçmişte olduğu gibi; ön alan, koordinat çizen, tayin ve tasdik eden bir pozisyona gelmedikten sonra beşeriyet kervanına yön verilmesi imkânsızı umut etmekle eşdeğerdir.
Devlet Bahçeli
Türk-İslam kudreti yalnız kılıçla, yalnız fütuhatla, yalnız cihat ve gazayla başarıya ulaşmamış; hepsinden önemlisi kalemle, kelamla, kitapla, tefekkürle gücüne güç katmıştır.
Çağlar boyunca bugünleri bile imrendirecek şekilde mürekkep nehrinden kitap ummanı oluşmuş, madde ve manayı ortak bir idealde buluşturan, insanlığın yararına vakfeden derin kavrayış kıtaların ruhuna sinmiştir.
Devlet Bahçeli
Barış ve kardeşlik korunmadan, toplumsal düzen ve ahenk temin edilmeden, ben yerine bizi, bencillik yerine yardımlaşmayı, aç gözlülük yerine paylaşmayı, acımasız rekabet yerine dayanışmayı ikame etmeden herhangi bir yere varmamız sadece hayaldir.
Bu nedenle birliğimizi, kimliğimizi ve varlığımızı her düzeyde savunmak geçmişteki övündüğümüz dönemleri yakalamak ve hatta aşmak için ilk ve en önemli kural olarak görülmelidir.
Devlet Bahçeli
Türk-İslam ahlakını yaşamış, akıl ve izanla beraber merhamet ve şefkati yüceltmiş bir coğrafyadan seri katiller nasıl çıkar, caniler nasıl çıkar, iblise ruhu satanlar nasıl çıkar, mazlumlara kast eden teröristler nasıl türer?
İslam’ı terörle ilişkilendirme alçaklığına teşebbüs edenlerin şerefli maziden ne kadar haberleri vardır?
Bir karıncanın hakkını bile koruyan bir dini karalamak, Türklüğe saldırmak nasıl bir gözü dönmüşlük ve düşmanlıktır?
Devlet Bahçeli
Şunu unutmayalım ki, dışarıdan gelip yenemeyenler, içeriden çözmeyi deniyorlar.
Kullandıkları kirli araçlar ve aracılar da bellidir.
FETÖ, PKK, DEAŞ, kiralık tetikçiler, işbirlikçi yöneticiler, bölgesel senaryolar, etnik ve mezhep fesadı, zillete düşmüş siyasi partiler işte bunlardan bazılarıdır.
Türkiye’de CHP bunların kontrolündedir.
İP bunların kolcusudur.
Hesap hep aynıdır ve kalleştir.
Hedef hep aynıdır ve hıyanettir.
Devlet Bahçeli