Saray rejiminin baskı ve sansür girişimleriyle yılmayacağız! Emperyalist savaş örgütü NATO'ya karşı sözümüzü söylemeye devam edeceğiz!
Kapatılan 4.hesabımızın ardından yeni hesabımızla buradayız.
Deniz’i asıyorsun İmran’ı işkencede öldürüyorsun sonra bir tane İmran Deniz çıkıp bambaşka bir alandan senin façanı bozuyor. Sosyalizm mücadelesindeki bu sürekliliği bu mirası bu inadı çok seviyorum.
baştan sona yaptığı eylemi sahiplendi. reklamsız, sansürsüz paylaştı. türkiye’ye döneceğini söyledi. cumhurbaşkanı hakkındaki şakasını tekrar yayınladı. kıvırmadı, eğilmedi, bükülmedi. seni doğuran ana desin ki ben aslan doğurdum. imran deniz göktaş yalnız değildir.
“Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisinde Saray rejimine dönük eleştirileri nedeniyle hedef haline getirilen Komedyen Deniz Göktaş yurt dışından dönüşünde havalimanında gözaltına alındı.
Yayınlandığı video platformunda bir hafta içerisinde 8,5 milyon kez izlenerek büyük beğeni toplayan gösteri nedeniyle Göktaş’ın gözaltına alınması, gösteride yer alan diktatörlük eleştirisinin teyidi niteliğindedir.
Deniz Göktaş’ın gözaltına alınması ve NATO tutuklamaları sömürü düzenini tahkim etmek üzere girişilen faşizmin inşası yolunda gelinen aşamanın önemli bir göstergesidir.
Tek adam rejiminin düşünceye, mizaha, eleştiriye tahammülü yok. Bu anlayış ülkeyi yönetemez.
Tüm işçi ve emekçilere, emek ve demokrasi güçlerine iş, ekmek ve özgürlük mücadelesini büyütme ve birleşme çağrısı yapıyoruz.
Yoldaşımız Deniz Göktaş'ın annesi ve babasıyla birlikteydik bugün, Kiraz abla da Kemal abi de fişek gibiler!
Deniz için gösterilen dayanışma ve bu dayanışmayla büyüyen cesaretin onlara da güç verdiğini, direnç verdiğini söylüyorlar.
Kemal abiyi Deniz'den dinlediniz, Deniz'i Kemal abiden dinlemek ise ayrı muhteşem. Kumaşı ana babadan aldığı apaçık :)
Deniz'e sahip çıkan herkes, bu büyük dayanışma bu aralar çok sıklıkla yazmak zorunda kaldığımız ".... yalnız değildir" sözünün öylesine edilmiş bir laf olmadığını gösteriyor.
Evet, elbette birbirimizi yalnız bırakmayacağız. Bu devran, ortak mücadelemiz ve dayanışmamız sayesinde dönecek.
Deniz Göktaş bir an önce serbest bırakılmalı.
Sanata, mizaha, halka özgürlük!
💬Devlet patronlar daha rahat suç işlesin diye çalışıyor
💬Temel Conta patronunda tam bir sınıf kini var. İşçi düşmanı. Biz de düşmanlığın gereğini yapacağız
💬Bizim emeğimiz onların sandığı kadar basit değil
📌Mehmet Türkmen direnişteki Temel Conta işçilerini ziyaret etti
Hrant Dink’in öldürülmesinin ardından eşi Rakel Dink’in cenaze töreninde yaptığı konuşma tekrar gündem oldu.
“Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim!”
Siverek’te bir lisede, Maraş’ta bir ortaokulda yaşanan korkunç şiddet olaylarıyla canımız yandı. Çocuklar için en güvenli alanlar olması gereken yerler, bir kere daha şiddet sahnesine dönüştü. Ve iktidar sözcülerinden her seferinde aynı cümleler dökülüyor: “bireysel bir olay, suçlu çocuklar, suçlu sosyal medya...”
Hayır. Bu yaşadıklarımız, uzun süredir iktidar politikalarıyla inşa edilen toplumsal ve politik çürümenin sonucu.
Bir yanda bireysel silahlanmanın önündeki her türlü engelin kaldırıldığı, suçun kolaylaştırıldığı, şiddetin yüceltildiği, adaletsizliğin derinleştiği bir düzen... Diğer yanda yoksulluğun, güvencesizliğin ve geleceksizliğin kuşattığı bir gençlik...
Okulların içi boşaltılmış, eğitim piyasalaştırılmış, kamusal sorumluluk geri çekilmiş durumda. Güvenlik ise yalnızca turnikeye, kameraya, kapıya, çocukları daha fazla cezalandırmaya, hapsetmeye, basını sansürlemeye, sosyal medyayı yasaklamaya indirgeniyor.
İktidar sözcüleri geleceksizliğin içine doğan, her yanından şiddetle kuşatılarak büyüyen kuşakların; “torba, torna, takke” üçgenine sıkıştırılan hayatların sorumluluğunu hiç üstlenmiyor!
Geleceksizlik, yoksulluk ve güvencesizlikle kuşatılan gençlere mafyatik racon, güç, hızlı para, maço erkeklik ve suçtan başka “çıkış yolu” bırakmadığını kabul etmiyor!
Sabunsuz, yemeksiz, kitapsız, bilimsiz, hurafe dolu okullarda, çocuklara takke-torna- torbadan başka bir geleceği hayal bile ettirmeyen sermaye düzeninde, bu noktaya bir günde gelmediğimizi saklıyorlar!
Varsa yoksa sahte gözyaşı, varsa yoksa hamaset, çarpıtma, toplumun haklı öfkesini yanlışa kanalize etme…
Bugün iktidar sözcülerinden daha fazla baskı, daha fazla yasak, daha fazla cezalandırma ve daha fazla suçlama duyacağız. Yarattıkları karanlığı görünmez kılmak için suçu hep başka yerde arayacaklar. Hatta çözüm diye, bu karanlığı daha da derinleştiren politikaları toplumun önüne koyacaklar.
Bu nedenle şimdi, bu acının ortasında daha da dikkatli olmak zorundayız.
Tekrar söyleyelim: Okulların şiddet yuvası olması tesadüf değil, AKP elinde perperişan hale getirilen eğitimin bir sonucu.
Kamusal eğitim politikası yoksa, orayı piyasa doldurur. Sosyal politika yoksa, orayı suç doldurur. Kamusal koruma yoksa, orayı korku ve şiddet doldurur.
Ve en ağır bedeli çocuklar, eğitim emekçileri öder.
Yapılması gereken şey, bu olayları “psikolojik vaka”lara indirgemek değil. Tam tersine, bu düzenin nasıl şiddeti yeniden ürettiğini açıkça görmek ve göstermek. Okulları gerçekten güvenli ve kapsayıcı alanlara dönüştürmek. Rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını istisna ve lüks değil, sistemin omurgası haline getirmek. Bireysel silahlanmayı gerçekten durduracak politik iradeyi kurmak.
Ama en önemlisi: geleceksizliği normalleştiren bu düzenle hesaplaşmak.
Çünkü okullarda patlayan şiddet de, sokakta büyüyen suç ağları da, gençliğin içine çekildiği bu karanlık da münferit olaylar değil; bu düzenin ürettiği sonuçlar...
Bu düzeni yıkmak zorundayız; geleceğimizi kurtarmak, çocukluğu savunmak, gençlere yaşanabilir bir ülke kurmak için…
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifa etmelidir!
Okulda, sokakta, işyerinde şiddet eylemleri bitmiyor. Dün Urfa, bugün Maraş’ta dokuz canımızı kaybettik. Çürümüş eğitim sistemi tel tel dökülüyor.
Mili Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ÇEDES projeleriyle tarikatlara, cemaatlere sınırsız alan açarken, MESEM projeleriyle de sermayeye ucuz emek yaratmaya devam ediyor. MESEM’li çocuklarımız iş cinayetlerinde ölüyor, ÇEDES projeleriyle hurafeci eğitim örgütleniyor, çocuklar tarikatlarda istismara uğruyor. Milyonları talebi olan bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek talebine kapıları kapatan düzen!
Çocukların, öğretmenlerin can güvenliğinin olmadığı bir ülke ve eğitim sistemi kuran Saray düzeni, Urfa ve Maraş’taki saldırıların sorumlusudur. Her sabah bir belediyeye, sendikacıya, gazeteciye, çevresini korumak isteyene operasyon çeken, yargıyı siyasallaştıran Saray rejimi yaşanan saldırıları önlem almak yerine adeta seyrediyor. Şiddet eylemleri göz göre göre gelirken, onlar ‘ülkenin şahlandığını’, ‘yedi düvele meydan okuduklarını’ söyleyerek gerçeklerin üzerini karartmaya devam ediyor.
İstanbul Eyüp ve Ümraniye’de öğretmenlere dönük şiddet sonucunda iki öğretmen yaşamını yitirmişti. Son iki gündür yaşananlar; ne Saray rejiminin, ne de Milli Eğitim Bakanı’nın yaşanan eski saldırılardan ders çıkarmadığının göstergesidir. Şiddete karşı yürüyen, hak talep eden, insanca ücret isteyen; bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim talep eden eğitimcilerin karşısına polisiyle, askeriyle, yargısıyla çıkan düzeni kabul etmiyoruz.
Saray düzeni ve bakanlar bir yandan yaşananlar karşısında timsah gözyaşları dökecek, ‘münferit’ diyecek, halkın tepkilerini yatıştırmaya çalışacak, öte yandan eleştirilere ve tepkilere karşı ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ ya da ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ gibi suçlamalarla davalar açacak.
Çocukları korumayan, aç bırakan, tarikatlara ve sermayeye yem eden bu düzeni hep beraber yıkmalıyız. Eğitim emekçilerinin şiddete karşı aldığı iş bırakma kararını destekliyor, tüm emekçileri ülkenin her yerinde, her okul ve her mahallede tepkilerini göstermeye çağırıyoruz. Bugün gösterilmeyen tepkiler yarın daha büyük saldırılar olarak dönecektir.
Eğitimin ticarileştirilmesine, müfredattan bilimin ayıklanmasına hayır!
Cemaat ve tarikatlara yapılan sözleşmeler iptal edilsin!
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etsin!
Seyit Aslan Emek Partisi Genel Başkanı
sol şöyle-sol böyle, yok türk solu, yok kürt solu, öyle olmalı-böyle olmalı, 50 sene önce şöyle oldu-böyle oldu, sol eridi-sol bitti vs. vs.
esnaf defteri karıştıranı, alaycı yazı döktüreni, akıl vereni, öldü-bitti diye saçmalayanı...
hiçbir olgusal bilgiye, veriye dayanmayan, sürdürülen toplumsal mücadelelere uzak, yazılandan-çizilenden bihaber, kahve muhabbeti gibi yazılar, açıklamalar.
bi susun da sosyalistler işine baksın.
işçi direnişinden, ekoloji mücadelesine; 19 mart barikatlarını yıkandan, şovenizme barikat olana; laiklik mücadelesinden emperyalizm karşıtı eyleme; üniversitesinden sendikasına; referandumundan, barış mücadelesine koşturuyor sosyalistler binbir özveriyle. eksiğiyle, gediğiyle, ezberiyle, yetmezliğiyle...
kızarız, sitem ederiz, eleştiririz (hem de çok) ama kimseye de meze etmeyiz hiçbir sosyalisti.
vicdandır, eylemli itirazdır, ilkedir, kavgadır, haysiyet ve inattır, zor günde kardeşlik inadıdır türkiye sosyalisti. kurban olun ölüsüne, dirisine.
Boğaziçi Üniversitesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gelişi nedeniyle kurulan ablukaya karşı gerçekleştirilen eylemin ardından Emek Gençliği MYK Üyesi Sude Şener ve SGDF üyesi Ayşe Cebecioğlu gözaltına alındı
https://t.co/cUTLiFIZXH
"Bu alanın piyasadan değil, toplumdan yana yeniden kurulması için şeffaflık, kamusallık ve örgütlenme şart."
✍️ Fırat ARSLAN yazdı.
📷Yazının tamamını okumak için linke tıkla: https://t.co/dCBJOQtJrh
11.Yargı Paketi: Saray rejiminin her alanı zapturapt altına alma gayretinin faşizan belgesi!
Saraj rejimi eline bir "ahlak ve makbul vatandaş" mezurası almış, ölçü koyup, o ölçüye uymayanları insanlıktan çıkartmak üzere adım atıyor.
LGBTİ’ler bu tasarıyla birlikte toplumun tamamına uygulanan iktidar şiddetinin en açık hedefi haline getiriliyor.
Bu tasarı geçerse iktidarın makbul görmediği tüm varoluşlar yasaklı hale getirilecek.
Esastan itirazımız var!
11.Yargı Paketi taslağıyla LGBTİ'lere yönelik baskı ve şiddeti yasalaştırmaya çalışanlara karşı yaşamı savunmaya, nefreti büyütenlere karşı mücadeleye çağırıyoruz!
📢📢Yeni akademik dönemde 4 farklı okuma grubunda bir araya geliyoruz.
📌İnsanın halleri: Genden Topluma 🧬(3 oturum)
📌Marksist ekoloji ve Toplum 🌱(3 oturum)
📌Toplumsal Cinsiyet 👭🏻(4 oturum)
📌Türkiye Ekonomisi 📈 (4 oturum)
Kayıt Linki🔗
https://t.co/GSSCvdNibQ
Boğaziçi Üniversitesi 1. Kuzey Yurdu'nda 200 TL'ye çamaşırhane, tavan çökmesi, cam kırılması, dolap düşmesi gibi sorunların ardından şimdi de yurtlarda akrep ve böcek dolanıyor.