@JeanPFournier İstanbul was conquered 573 years ago. It was liberated by Atatürk 103 years ago. The city's official postal title "İstanbul" was given 96 years ago. Canada officially recognized Türkiye 83 years ago. Canada established their first embassy in Türkiye 79 years ago. Get over it.
İtalya vizesi randevusu alamadığımız için, dünya çapında Codementum sınavında derece elde eden 9 yaşındaki oğlumun Roma'daki uluslararası finallere katılma hakkını kaybetme riskiyle karşı karşıyayız.
Oğlum ilkokul 3. sınıf öğrencisi.
Çoğunlukla ortaokul ve lise öğrencilerinin katıldığı uluslararası Codementum sınavında dünya 23'üncüsü olarak İtalya'nın Roma kentinde düzenlenecek Grand Final'e katılmaya hak kazandı.
Bu başarı sonucunda resmi davet aldı.
Final organizasyonu için kayıt işlemlerimizi tamamladık.
Uçak biletlerimizi aldık.
Konaklama rezervasyonlarımızı yaptık.
Sınav ve organizasyon ücretlerini ödedik.
Bugüne kadar yaklaşık 10.000 Euro tutarında harcama gerçekleştirdik.
Ancak bugün itibarıyla hâlâ vize başvurusu yapabilmek için gerekli randevuyu alamıyoruz.
Açılan Randevular birkaç dakika içinde tükeniyor.
Defalarca denememize rağmen sonuç alamadık.
Profesyonel vize danışmanlık şirketleri aracılığıyla da denedik, onlar da randevu oluşturamadı.
Telefonlarımıza yanıt verilmiyor.
E-postalarımıza dönüş yapılmıyor.
Konsoloslukla doğrudan görüşmek istediğimizde içeri alınmıyoruz. idata hiç bir şekilde bilgi vermiyor.
Buradaki sorun vizenin reddedilmesi değil.
Sorun, dünya finallerine davet edilmiş bir öğrencinin başvurusunu yapabileceği bir randevuya dahi erişememesi.
Bir çocuğun uluslararası akademik başarısının bürokratik erişim sorunları nedeniyle karşılıksız kalmaması gerektiğine inanıyorum.
Yetkililerin sesimizi duymasını ve oğlumun hak ettiği bu final sinavina erişebilmesi için destek olmasını rica ediyorum.
@ItalyinTurkey
@idataTurkey @ItalyinTurkiye
#Codementum #STEM #İtalyaVizesi
Arkadaşlar bu aq dublaj işine niye fenomenleri topluyorsunuz ya. Bu s1k kırıkları ne anlar dublajdan. Bakın biz dünyanın en iyi Animasyon Dublajı yapan ülkesiydik nolur bu imajımızı kaybetmeyelim lütfen ya
TV+ 130₺
HB Premium ile HBO 70₺
Netflix 190₺
Prime 70₺
Youtube 80₺
Hepsi 540₺ ve istediğin zaman kullanmazsan iptal edebiliyorsun. Turkcell One paketlerini kullanmak için mantıklı bir sebep göremedim.
Bodrum’a Gelen Turistin Paylaşımı…
Türkçe Çeviri:
Genç kızım ve arkadaşı, Bodrum Marina’daki sıradan bir restoranda küçük bir pizza ile bir döner yediler, yanına da 1 kola ve 1 su içtiler. Hesap geldiğinde €85 çıktı. Garsonlar masaya, yemeğin yanında geliyor gibi koydukları cips, meze ve ekmeği de hesaba eklemişlerdi. Kızlardan biri itiraz edince hesabı €65’e düşürdüler. Bu bile yediklerine göre hâlâ oldukça yüksek bir tutar. İşte Bodrum’un boş olmasının nedeni de bu.
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan, ''en talihsiz nesil'' tartışması üzerine konuştu:
🔹Bak bugün biz, bir tane seçim kaybediliyor ''Eyvah mahvolduk'', biraz fiyatlar artıyor ''En talihsiz nesil biziz.''
🔹En talihsiz nesil sen misin?
🔹Moda Starbucks'tan söylüyorsun bir de bunu.
🔹Yahu, şimdi senin bu kadar kolay moralin bozuluyorsa, bir tane mağlubiyetle, senin istediğin siyasi parti iktidara gelemedi diye ''Yandım Allah'' falan diyorsan, sen 16 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru'na hayatta binmezdin.
🔹Senin ne olacağın belli; İstanbul boğazının kenarında ''Bu iş olmaz, maceraya atılmayın'' yazacaktın.
🔹Ya buradan alınacak bir ders de vardır. Bak, 13 milyonluk nüfus, adam yok.
🔹13 milyon nüfuslu yerde insanlar hastalıktan kırılıyor. Yol yok, yol!
🔹Ankara'nın doğusuna yol yok.
🔹Öyle bir ekiple ordu kuruyorsun, savaşıyorsun yokluk içinde falan filan ya...
🔹İlk kurulduğunda Meclis, tabildot yiyorlar, yerde yatıyorlar falan. Böyle ortamlarda bu iş yapılmış.
🔹Özellikle bunu gençlerde görüyorum. Bu kadar yani ''En talihsiz nesil biziz.''
🔹Allah Allah! 1895'te doğan ne olacak? Gençliği I. Dünya Savaşı'nda kaldı.
🔹Sakatlanmadıysa ekonomik krizde aile kuramadı.
🔹Tam yaşlanacak, bir daha subay olarak II. Dünya Savaşı'na gitti.
🔹Tam 70 yaşına geldi, çiçek hastalığı falan çıktı.
🔹Bu kuşak ne desin?
🔹Biz rahat zamanların şımarttığı çocuklarız.
Tam 29 yıl önce dün sabah, 1995 yılı 17 Mayıs'ında dünyanın en yüksek dağı 8850 metrelik Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk Türk dağcı ve dünyadaki ilk Müslüman dağcı oldum.
Zirvede 20 dakika boyunca tek başınaydım ve zirve videomu yanımda getirdiğim küçük bir tripodla kendim çektim.
Everest Dağı'nın zirvesinde bu kadar süre tek başına olmanın, benim için olağanüstü bir ayrıcalık ve bugünün Everest tırmanıcılarının hayal bile edemeyeceği bir deneyim olduğunu, 2010 yılı 23 Mayıs'ında bu kez Tibet yani Kuzey rotası değil Nepal yani Güney rotasından gerçekleştirdiğim, yaklaşık 40 dağcıyla birlikte zirvede olduğumuz 2. Everest zirvemle çok daha iyi kavradım.
O unutulmaz tek başına deneyimimi şöyle anlatmıştım kitabımda;
''Dağlarda hep yaptığım gibi, zirvedeki o 20 dakika boyunca kendimi dışarıdan izledim ve 27 yaşındaki bu yalnız genç adamın o anki duygularını bir başkasının gözleriyle görmeye çalıştım.
Dünyadaki her şeyden büyük bu kütlenin zirvesinde, kumsalda bir kum tanesi kadar küçük bu bedenin ne kadar değersiz ve önemsiz olduğunu ve iç disipliniyle, kararhılığıyla, tutkusuyla, kendisini sınırlarına kadar zorlayan ve hayallerinin ötesine geçen bu insancığın ne kadar değerli olduğunu gördüm.
Yaşamımda sorun ettiğim pek çok şeyin ne kadar anlamsız ve boş olduğunu, her şeyin ben olduğumu ve benim hiçbir șey olmadığımı, burasının son değil daha başlangıç olduğunu, yaşamanın çok ama çok güzel olduğunu ve dünyanın güzelliklerle dolu olduğunu öğrendim.
Ve bu genç adamın, Dünyanın Ana Tanrıçası'nın zirvesinde, tüm yalınlığı, çıplaklığı ve kırılganlığıyla, gözyaşlarını gizleme ihtiyacı duymadan kendini bıraktığını gördüm ve öğrendim ki İnsan bir Tanrıça'nın önünde yalnızca ağlayabilirmiş.
Yalnızca 20 dakika için bile olsa bu beden bu süre içinde dünyadaki herkesten ve her şeyden daha yüksekteydi, bu çok güzel bir duygu, bunu kıyaslayabilecegim başka bir tecrübe hiç yaşamadım. Itade edemiyor, yalnızca tadını çıkartabiliyorum...''
Ayrıca tüm Güzelyalı esnafından konser gününe özel öğrenci arkadaşlarımıza makul indirimler yapmalarını rica ediyorum çünkü kocaman bi sofra demiştik mahallenin ortasında 🌹
Sevgili @eshotgm@izmirbld@KonakBel İzmir’in stadyum konseri hasretinin bittiği, Gürsel Aksel Stadı’nın ilk konserine ev sahipliği yapacağı, şehrin her yerinden insanların orada olacağı 16 Mayıs Cumartesi gününde; ulaşımda aksaklık yaşanmaması adına ek sefer ve sıklık güncellemeleri talep ediyoruz.
@MetallicaTUR Hemen buna cevap vereyim. Yunan o stadı 75 bin Euro’ya kiralıyor. Biz 600 bin Euro. Yunan gümrükten 71 tır için tır başına 3750 Euro vermiyor. Yunan %20 stopaj ödemiyor. Yunan stadında alkol satabildiği için en az 1 milyon Euro sponsorluk ve içki satışı da yapabiliyor :) daha var