Başka türlü birşey benim istediğim
Ne ağaca benzer ne de buluta
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava
Nerede gördüklerim, nerede o beklediğim...
6haziran25'
Gölgesine uzanıyor, nefesi yavaşlıyor, içine çektiği toprağın kokusuyla nihayet sükûnete eriyor.
Yol ne kadar uzun koşu ne kadar yorucu olursa olsun bozkırın ortasındaki o ulu gölge sığınacağın o serin ağaç seni hep bekler. Dinlenmek de koşmak kadar bu yolun hakkıdır.
Grand Bazaar’ı dinlerken nota nota bir tablo çiziliyor gözümün önünde.
Parçanın başında rüzgârla yarışan genç ve yalçın bir yılkı atı var. Bozkırın çorak yollarında, içindeki o tarifsiz arayışın peşinden öyle bir koşuyor ki yorulmayı bile aklına getirmiyor.
Nereye vardığının önemi yok sadece o koşunun, o mücadelenin içindeki diriliği arıyor.
Derken tuşlar dinginleşiyor o mağrur yılkı yavaş yavaş adımlarını hafifletip bozkırın ortasında tek başına göğe uzanan bir ağacın altına varıyor.