◾️ 12 yaşındaki Muhammed Durra, https://t.co/Gc62TmFNZh israil askerleri tarafından babasının kucağında şehit edildi 🌹 💔
Ben unutmadım ! Sizde unutmayın..
İranlı kız çocuklarını iki defa vurmuşlar. İlk saldırıdan sağ kurtulanları saklandıkları yerde tekrar vurmuşlar.
Bilerek ve isteyerek, İran halkına korku salmak için yapılmış bir katliam.
Kadınlar, Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından cinsel istismara maruz bırakılan ve hayattan koparılan Fatmanur Çelik ile 8 yaşındaki kızı İkra için yürüyor:
“Kadınlara değil katillere barikat.”
Müjde Tozbey: (Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa) Hastaneden zorla çıkarılmışlardı ve çok üzgünlerdi, Hem hastaneye karşı hem de onları o hastaneye götüren insan nedeniyle büyük bir hayal kırıkl��ğı yaşıyorlardı... Şırıngayla günde iki kez sıvıyla beslenen, bir böbreği olmayan, her an kalp rahatsızlığı nedeniyle ölme riskiyle karşı karşıya kalan bir çocuktan bahsediyoruz.
Amerikalı kadın: "Çocuk ticareti yapıp onları istismar eden yaşlı adamların okul bombalayıp 156 kız çocuğunu öldürmelerine şaşırıyor muyuz? Şunu öğrendim ki biz egemen bir ülke değiliz. Biz israilin fahişesiyiz."
Hatırladınız mı ?
Altı yaşında çocuğu evlendiren ve evlenen şahsı desteklemek için gelenler. İsmailağa örgütünün elemanları …
Bu şahısları hatırladınız mı? altı yaşında çocuğun istismar davasında, istismara sebep olan pislikleri desteklemek için gelmişlerdi ..
“6 yaşından itibaren istismara uğrayan H.K.G’nin davası görülüyor bugün.
İsmailağa Cemaati üyeleri adliye yakınında toplanıp Hiranur Vakfı kurucularından Yusuf Ziya Gümüşel’in serbest kalmasını talep edip tekbir getiriyorlar.”
Alman kadın: "Trump küçük kızlara tecavüz ettiğini ve onları öldürdüğünü örtbas etmek için 100'ün üzerinde İranlı küçük kızı katletti. Bu insanlar insan değil. Bunlar şeytana tapıyorlar."
ABD/Israil hükümetleri tarafından bile isteye katledilen kardeşinin ardından ağlayan şu küçük çocuğun döktüğü bir damla gözyaşında boğulması lazım bu tiranların
⚫️ İsimleri Aynıydı, Kaderleri De Aynı Güne Yazıldı
Aynı şehirde, aynı gün…
Aynı isimle toprağa verilen iki kadın.
Öğrencisinin bıçaklı saldırısıyla hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik…
Ve cinsel istismara uğradığı için
8 yaşındaki kızıyla birlikte denizde ölü bulunan anne Fatmanur Çelik…
Biri sınıfta, görev başında.
Diğeri bir anne olarak, çocuğuyla birlikte.
İkisi de aynı ismi taşıyordu.
İkisi de aynı gün hayattan koparıldı.
Bu sadece bir isim benzerliği değil.
Bu, aynı ülkede art arda yaşanan ihmallerin, şiddetin ve korunamayan hayatların acı bir özeti.
Biz iki “Nur”u da koruyamadık.
Allah rahmet eylesin.
Benim kızım 4,5 yaşında yaşamış olduğu öz babanın istismarı nedeniyle 20 aydır pedagoglara gidiyor, yaşadıklarının travmasını yaşıyor ve bunu ömür boyu UNUTAMAYACAK!
Suçtan kurtulmak için her yolu denedi sanık ve avukatı!
Para için iftira attı dediler, abinin evde çıplak gezdiğini iddia ettiler, kıskançlık dediler, sosyal medyada kamuoyuna seslendiğim için Mahkeme heyetini etkilemeye çalışıyor dediler, sağlam raporu çıktı itiraz ettiler ... dediler de dediler...
Sonuç ; 639 gündür kızıma yaşatılanlar için bugün sanığın akli dengesinin yerinde olup olmadığına dair gelecek ikinci rapor 3. Duruşmaya yetişmediği için yine 3,5 ay beklemek zorundayız!
Dün Hifa İkra ve annesinin ölümü beni çok derinden sarstı!
"Çocuğun beyanı" HİÇE SAYILDI, Annenin yardım çığlıkları HİÇE SAYILDI, DUYULMADI, DUYULMAK İSTENMEDİ ve bir anne kızıyla birlikte artık bu dünyada DEĞİL! YOKLAR! YOK YOK YOK !
Bunun ötesi YOK! YOK! YOK!
ÇOK ÖFKELİYİM, ÇOK DOLUYUM!
Ama bu öfke beni susturmayacak.
Bu öfke beni geri çekmeyecek.
Çünkü ben yalnızca kendi kızım için değil, sesini duyuramayan tüm çocuklar için konuşuyorum.
Bir çocuğun beyanı yok sayıldığında,
bir annenin çığlığı duyulmadığında
sonuç sadece bir dosya değil,
bir hayatın yok oluşu oluyor.
Benim kızım çok şükür yaşıyor.
ama yaşadığı travmayla bir ömür yaşayacak.
Ben susarsam, yarın başka bir çocuk susmak zorunda kalacak.
Ve adalet gelene kadar da burada olacağım.!!!
#İstismaraKarşıAdalet
Zeytinburnu sahilinde denizde bulunan cesetlerin istismar davası nedeniyle adalet nöbeti tutan anne Fatmanur Çelik ve kızına ait olduğu belirlendi
Anne bu süreçte tehdit edildiğini belirtmiş, “intihar derlerse inanmayın” demişti