📍 İstanbul EdUnion Forum 2026 Başladı
Doğu ile Batı’nın, Asya ile Avrupa’nın, geçmiş ile geleceğin kesişim noktası İstanbul’da; 55 ülkeden 132 sendikacı liderle, eğitimde küresel dayanışmanın yeni platformu İstanbul EdUnion Forum 2026 çatısı altında buluştuk.
Açılış törenimizi; Milli Eğitim Bakan Yardımcımız Sayın Cihad Demirli, İstanbul Valimiz Sayın Davut Gül, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yusuf Alpaydın, Eğitim Enternasyonali Temsilcisi Dalila El-Barhami ve dünyanın dört bir yanından gelen sendikacı liderlerin teşrifleriyle gerçekleştirdik.
Emeği, eğitimi, insan onurunu ve ortak geleceğimizi savunmak için İstanbul’dan dünyaya güçlü bir dayanışma iradesi ortaya koyduk.
Çünkü biliyoruz:
Küresel belirsizliğin panzehiri küresel dayanışmadır.
Biz; emeği kutsal bilen, bilgiyi ahlakla buluşturan eğitimciler ve emekçileriz. Bu karanlık çağı aydınlatacak olan meşaleyi birlikte taşıyoruz.
Eğitimcilerin küresel dayanışma platformu olarak yapılandırdığımız İstanbul EdUnion Forum 2026’nın logosunu da ilk kez tanıttığımız uluslararası buluşmamızın temasını, “Küresel Belirsizlikler Çağında Eğitim ve Emek: Ortak Sorunlar, Ortak Çözümler” olarak belirledik.
Forumumuza; Eğitim Enternasyonali’nin yanı sıra Arap Öğretmenler Birliği, Arap Eğitim Örgütü ve Asya, Avrupa, Afrika ile Güney Amerika’dan çok sayıda eğitim sendikası temsilcisi katılıyor.
#İstanbulEdUnionForum | #EğitimBirSen | #EğitimVeEmek | #KüreselDayanışma
Hicrî Yılbaşımız Mübarek Olsun
Bir hicrî yılı daha geride bırakırken; umutlarımızı tazeleyen ve kardeşliğimizi güçlendiren yeni bir başlangıcın eşiğindeyiz.
1448 Hicrî Yılı’nın; savaşların son bulduğu, mazlumların yüzünün güldüğü, adaletin yeryüzünde yeniden hâkim olduğu günlere vesile olmasını diliyoruz.
Muharrem Ayı’nın bereketiyle gönüllerimizin huzurla dolmasını, birlik ve dayanışmamızın daha da güçlenmesini temenni ediyor; Hicrî Yılbaşımızı tebrik ediyoruz.
#HicriYılbaşı
#MuharremAyı
EĞİTİM EKOSİSTEMİNDE ŞİDDET ÇALIŞTAYIMIZIN RAPORUNU YAYIMLADIK
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik saldırıların ardından 22 Nisan 2026’da Ankara’da düzenlediğimiz “Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar Arası Koordinasyon ve Sorumluluklar” başlıklı çalıştayımızın raporunu kamuoyuna duyurduk.
Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafından hazırlanan raporda, eğitimde şiddetle mücadelede yaptırım odaklı ve parçalı yaklaşımlardan uzaklaşılması gerektiği vurgulandı.
Rapor; eğitim ortamlarında giderek daha görünür hale gelen şiddet olgusunu; aile, okul, medya, dijital ortamlar, toplumsal dinamikler ve kurumsal yapı boyutlarıyla ele alarak,
-Erken uyarı ve önleme mekanizmalarını merkeze alan,
-Kurumlar arası koordinasyonu zorunlu kılan,
-Aileyi sürecin aktif paydaşı haline getiren ve çocuğu sistem içinde tutmayı hedefleyen bütüncül bir model önerisinde bulunuyor.
Raporumuza ulaşmak için: https://t.co/TNwSpEkW1m
Haberimizi okumak için: https://t.co/cT8tIRrWtY
Memur-Sen Heyeti Olarak Başlattığımız Protesto Genel Kurul’da Büyük Destek Gördü: İsrail Susturuldu
Katiller topluluğu İsrail’in, Filistin’in ILO’daki “Üye Olmayan Gözlemci Devlet” statüsünü hedef alan ve Filistin’in uluslararası platformlardaki meşru temsilini zayıflatmayı amaçlayan girişimi, sosyal tarafları temsil eden delegelerin online oylamasında 17 kabul oyuna karşılık 394 ret oyuyla ezici bir çoğunlukla reddedildi. Böylece Filistin’in ILO bünyesinde elde ettiği temsil ve katılım hakları bir kez daha uluslararası toplum tarafından teyit edilmiş oldu.
Ancak İsrail bununla da yetinmedi. Genel Kurul’da bu kararı protesto etmek için söz alan İsrail temsilcisini, Memur-Sen/Türkiye heyeti olarak başlattığımız ve dünyanın dört bir yanından gelen delegelerin güçlü destek verdiği protestolarla susturduk. Salonda masalara vurularak yükselen tepkiler, açılan Filistin bayrakları ve adalet çağrıları, insanlığın ortak vicdanının sesine dönüştü. İsrail temsilcisinin konuşması defalarca kesintiye uğradı.
Bu tablo, yalnızca bir oylamanın sonucu değil; yıllardır işgal, zulüm, katliam ve hak ihlalleriyle mücadele eden Filistin halkına verilen güçlü bir dayanışma mesajıdır. Filistin davası, sadece Filistinlilerin değil; adalete, insan haklarına, emeğe, özgürlüğe ve insan onuruna inanan herkesin ortak davasıdır.
Uluslararası emek hareketi, hakkı ve hakikati hedef alan girişimlere karşı susmayacağını, mazlumun yanında yer almaya devam edeceğini bir kez daha göstermiştir. Filistin’in meşru temsil hakkını yok saymaya çalışanlar kaybetmiş; adalet, dayanışma ve insanlık kazanmıştır.
Memur-Sen olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistin’in haklı davasını her platformda savunmaya, uluslararası kuruluşlarda adaletin, özgürlüğün ve insanlık değerlerinin sesi olmaya devam edeceğiz.
Filistin özgür olana, adalet yerini bulana kadar...
#Filistin #ILO #FreePalestine #JusticeForPalestine
114. Uluslararası Çalışma Konferansı’nda yalnızca çalışma hayatının geleceği, sosyal adalet ve uluslararası çalışma standartları konuşulmuyor; aynı zamanda insanlığın vicdanı da sınanıyor.
Memur-Sen olarak Cenevre’de; kamu görevlilerinin sendikal haklarının uluslararası normlara uygun şekilde geliştirilmesi, 4688 sayılı Kanun’un ILO standartları doğrultusunda güçlendirilmesi, emek örgütleri arasındaki küresel dayanışmanın artırılması ve çalışma hayatının geleceğine ilişkin tartışmalara katkı sunmak için bulunuyoruz.
Ancak emek mücadelesi, adalet mücadelesinden ayrı düşünülemez.
Bu nedenle Filistin’in ILO’daki “Üye Olmayan Gözlemci Devlet” statüsünü hedef alan Katiller sürüsü İsrail girişimine karşı da kararlılıkla durduk. İsrail’in talebi, delegelerin ezici çoğunluğuyla reddedildi; Filistin’in meşru temsil hakkı uluslararası emek camiası tarafından bir kez daha teyit edildi.
Genel Kurul’da ise Memur-Sen heyetinin öncülüğünde yükselen protestoya dünyanın her yerinden katılan ülkelerin delegeleri de destek verdi. Masalara vurulan her darbede, açılan her Filistin bayrağında ve yükselen her itirazda; emeğin, adaletin ve insanlık onurunun ortak sesi yankılandı.
Çünkü biliyoruz ki; emek sömürüsüne, hak ihlallerine ve zulme karşı verilen mücadele birdir. Filistinli emekçilerin, kadınların, çocukların ve sivillerin hakkını savunmak; emeğin evrensel değerlerini savunmaktır.
Memur-Sen olarak, emek için mücadele etmeye, adalet için ses yükseltmeye ve Filistin’in haklı davasını her platformda savunmaya devam edeceğiz.
https://t.co/IZB1GBPfpA
#ILC2026 #ILO #Filistin #FreePalestine @ilc_uek
“NİĞDE'DE YETKİNİN ADI MEMUR-SEN”
Niğde 'de kamu görevlilerinin büyük teveccühüyle Memur-Sen olarak bir kez daha en güçlü konfederasyon olduk.
Sahada gece gündüz emek veren teşkilatlarımıza, işyeri temsilcilerimize ve bizlere güven duyan kıymetli üyelerimize 7010 kez teşekkürler
4688’in Değiştirilmesi İçin Üçüncü Toplantı Uzmanların Katılımıyla Gerçekleşti
Toplu sözleşme, sınırların çizildiği ve dayatmaların yapıldığı değil tarafların iradesinin esas alındığı sistemdir.
Mevcut Kanun; sahanın beklentilerini ve masanın çözüm iradesini kısıtlayan bakış açısına sahip bunu görüyor ve yaşıyoruz. Son 2 ve toplamda 4 toplu sözleşmede masanın emek tarafını uzlaşmazlığa iten husus da buydu.
Kanunun ömrünü tamamladığını uzun süredir dile getiriyoruz. Toplu sözleşme görüşmelerinde kayıt altına aldık ve şimdi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile çalışmalar sürüyor. Bütün katkılar, değerlendirmeler ve eleştiriler önemli ve kıymetli.
Kanunun sorununu bizzat masada yaşayan yetkili Konfederasyon olarak; yargı, akademi, bürokrasi ve uzmanlarla Kanunun bütün yönlerini inceledik. Bunun neticesinde somut çıktılar ürettik. 10 başlıkta her bir konuyu ve bölümü ayrı ayrı inceleyerek rapor olarak ortaya koyduk.
Şimdi süreç sendika uzmanlarımızın ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinesinde ilerliyor.
Türkiye; düne göre çok daha demokratik, çok daha sosyal ve çok daha hukuk üstünlüğünü esas alan bir devletidir. Türkiye örnek alacak değil örnek olacak ülkedir.
Biz süresiyle, taraflarıyla, kararlarıyla, hakemiyle, greviyle, dayanışma aidatıyla; bütün hususlarıyla yeni bir kanun, yeni bir sistem ve adil bir düzen istiyoruz. Örnek alınacak referansa sahip bir sendikal kanunu hayata geçireceğimizi de biliyoruz.
Mevzuatın uygulamayla uygulamanın da mevzuat diliyle uygun olduğu,
Tarafların iradesinin esas alındığı,
Kazanımların engellenmediği,
Sürenin daha makul, hakem kurulunun bağımsız olduğu,
Emeklilerin masada temsil edildiği,
ILO normlarının ve uzmanlar komitesinin belirtiği hususların dikkate alındığı
bir toplu sözleşme kanunu kamu görevlilerimizin en haklı beklentisidir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız başta olmak üzere heyette çalışarak kamu görevlileri sendikacılığına katkı sunmak için fikir üreten bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Meclis kapanmadan bu sorunu çözmeli ve Kanun değişikliği yapılmalıdır.
Bir sonraki toplu sözleşme; yeni bir isme, yeni sayıya ve özgün bir içeriğe sahip kanunla yapılmalı ve kamu görevlilerini mağdur edecek zaman kaybından kaçınılmalıdır.
Sözleşmeli Personel Doğum İzni Düzenlemesi Yapıldı
Doğum iznini 24 haftaya çıkartan düzenlemeden sözleşmeli personelinde yararlanması için Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğüne yazdığımız yazı sonrası düzenleme yapıldı.
Kadrolu memurlar ile sözleşmeli personelin doğum izni hakları eşitlendi. Hayırlı olsun.
● Her kim Memur Sen Genel Başkanını veya konfederasyonumuzu hiç ilgisi olmayan her hangi bir kooperatif veya şirketle ilgili, ilintili, bağlantılı vs. gösteriyorsa müfteridir, alçaktır, haindir. (Kaldı ki sendikalar kooperatif kurabilir, üyelerine konut projesi yapabilir. )
● Her kim Memur Sen Genel Başkanının maaşının beş yüz bin lira veya üç yüz bin lira olduğunu söylüyorsa müfteridir, haindir, alçaktır. (Maaş hesabımız tüzüğümüzde vardır ve tüzüğümüz sitemizde herkese açıktır.)
● Her kim Memur Sen Genel Başkanının, ülkemizin darbe dönemlerini geride bırakarak, yerli silah sanayisi, teknolojik hamleleri, yol, köprü ve havaalanları gibi devasa adımlarla yeni bir dirilişi yaşadığı sözlerini çarpıtıyor ve içindeki kini kusuyorsa alçaktır, müfteridir, haindir.
@talatyavuz29
https://t.co/PLdaRPvLFl
Genel Başkanımız Ali Yalçın; Filistin’e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, Verenel Derneği Genel Başkanı Servet Süt ve Cihannüma Derneği Genel Başkanı Selim Cerrah ile birlikte Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya’yı ziyaret etti.
Görüşmede, Filistin’de yaşanan insanlık dramı ve bölgedeki son gelişmeler kapsamlı şekilde ele alındı. Uluslararası kamuoyunun daha etkin harekete geçirilmesi, insani yardımların artırılması ve kalıcı bir çözüm için ortak çabanın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
@_aliyalcin_@osmannnurika@hakismahmut@servet_sut06@Selimcerrah
Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Kahramanmaraş ve Mardin’de etkili olan aşırı yağış ve fırtınadan dolayı yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyor, afetten etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Devletimizin ilgili tüm kurumlarının sahada yürüttüğü çalışmaları yakından takip ediyor; yaraların en kısa sürede sarılacağına inanıyoruz. Bu zorlu süreçte görev yapan tüm ekiplerimize kolaylıklar diliyor, hayatın bir an önce normale dönmesini temenni ediyoruz.
#Gaziantep #Şanlıurfa #Diyarbakır #Kahramanmaraş #Mardin
KAMUOYUNUN DİKKATİNE
Memur-Sen’e ve Genel Başkanımız Ali Yalçın’a yönelik itibar suikastı amacıyla üretilen asılsız haberler ve sosyal medya paylaşımlarına kaynaklık eden kirli yayınların sahipleri, mahkeme kararıyla tazminata mahkûm edilmiştir.
Buna rağmen, aynı mesnetsiz iddiaları sürdürerek kişilik haklarına saldıran girişimlere karşı hukuk mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
🎙️ İTİBAR SUİKASTİ YAPAN VE HAYSİYET CELLATLIĞINA SOYUNANLARLA HUKUK YOLUYLA MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEKTİR !
Bazı basın-yayın organlarında çıkan, Memur-Sen’i ve şahsımı hedef alan, itibar suikastı maksatlı haberler; yargının verdiği tazminat kararlarına rağmen devam ettirilmesi kişilik haklarımıza saldırı niteliği taşımaktadır.
Kamuoyuna mal olmuş bazı isimlerin ise doğruluğunu araştırmadan bu tür karalama kampanyalarını paylaşmalarını ve yorumda bulunmalarını hayretle karşılıyorum.
.
Bu asılsız ve mesnetsiz, organize saldırılar karşısında hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
🔴 TUTMAYAN HEDEFİN FATURASINI MEMUR ÖDEMESİN
MEMUR ve EMEKLİSİNE SEYYANEN ZAM VERİLSİN !
Nisan ayı enflasyon oranı %4,18 olarak açıklandı. Ocak-Nisan enflasyonu %14,64 olarak gerçekleşti. Anlaşamadığımız 8. Dönem Toplu Sözleşme’de 2026’nın ilk 6 aylık dönemi için Hakem Kararıyla reva görülen %11’lik zam enflasyona yenilmiş ve daha bu aydan %3,28 enflasyon farkı gerçekleşmiştir.
Mart ayından itibaren başlayan akaryakıttaki artışlar ile Nisan ayı başında doğalgaz ve elektriğe yapılan %25 artış; hanelerin bütçelerine açıklanan enflasyon rakamlarından daha fazla yansıdığı tartışmasız bir gerçektir. Giyim, konut ve ulaştırma fiyatlarında yaşanan artış enflasyonun yukarı yönlü tırmanmasına neden oluyor.
4 ayda gerçekleşen enflasyon, 2026 yılı için hedeflenen/beklenen enflasyonu neredeyse yakalamıştır.
Hedefi tutturana kadar enflasyon tahminini devamlı yenileyen kamu işvereni; kamu görevlisine verdiği zammı da hedefi yenilediği gibi yenilemeli ve Seyyanen Zammı bir an önce vermelidir.
Yılın başındaki tahminle sonundaki gerçek arasındaki farkın bedelini “hedefi yanlış belirleyenler mi?” yoksa “asılsız ve tutarsız hedefi belirlemede hiçbir etkisi olmayan kamu görevlilerimiz mi?” ödemeli sorusunun cevabı artık verilmelidir.
Ocak-Mart ayındaki bütçe gerçekleşmeleri; emeğe ayrılması gereken giderlerin faize aktarıldığını açıkça göstermektedir. Bütçeyi emekle, alın teriyle büyütenlere karşılık, bütçede emeğin payını küçültmek sosyal devlet ilkesine yakışmıyor.
1 Mayıs’ta Çorum’dan da haykırdık. “Kamu kurumlarında tartışmalar artıyor, huzursuzluk büyüyor. Alım gücü düşüyor, fatura emekçiye/emekliye kesiliyor. Acilen yanlışın görülüp düzeltilmesi gerekiyor.” dedik.
Formül basit…
🔴Beklenen/hedeflenen enflasyon tutmadıysa ve piyasada beklenen disiplin sağlanamadıysa; enflasyon hedefini yenilediğiniz gibi kamu görevlisi ve emeklilerimizin maaşları/ücretleri yenilensin, tutmayan enflasyonun faturası sabit ücretlilerimize ödetilmesin, seyyanen zam verilsin ve tartışmalar bitsin.
***Pazartesi'den Pazartesi'ye***
▪︎▪︎▪︎BAKIN NE OLDU?▪︎▪︎▪︎
Okullarımızda daha önce görülmemiş olaylar yaşandı. Silahlı saldırılar sonucunda öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz öldürüldü.
İsrail terör devleti, sendika yöneticilerimizin de içinde yer aldığı yeni SUMUD Filosunu, kendi karasularından bin kilometre uzakta kuşattı, dünyanın gözü önünde korsanlık yaparak aktivistleri kaçırdı, işkence yaptı, teknelerine el koydu.
1 Mayıs günü Memur Sen, on binlerce üyesiyle Çorum’dan bütün dünyaya, hem çalışma hayatına dair taleplerini hem de katliamcı İsrail’in yaptığı barbarlığı haykırdı.
Görüyoruz ki içeride bir şebeke yine harekete geçmiş. Dünyanın gözü kulağı İran, Filistin ve Lübnan’dayken, ülkemizde olup bitenleri anlamak için çok derin siyasi analizlere değil içerideki maşalara bakmak gerekiyor.
Son günlerde Milli Eğitim Bakanlığı ve Memur Sen’e tuzaklar kuruluyor, iftiralar atılıyor, açık ve alçakça saldırılar yapılıyor.
Sen misin köklerden geleceğe diyen, sen misin maarif diyen, sen misin maarifin kalbinde ramazan diyen.
Sen misin SUMUD’a, Filistin’e destek platformuna, Gazze’ye destek olan, eylemler yapan.
Önce CHP’nin eğitim kolu olan işgüzar sendikayı sürdüler alana, üyelerini ajan provokatör olarak konumlandırdılar. Sonra da dijital terör, lgbt, Halk Evleri, lise yapılanması vb. bütün karanlık yapılar sahne aldı bakanlığa karşı, deşifre ettik.
Bize ise önce sendikadan istifa furyası başlatmak için oyunlar kurdular. Çözüm bekleyen ne kadar problem varsa kaşıdılar. Yetmedi iftiralar, çarpıtmalar başladı.
Narkoz çarpıtması tutmadı, maaş yalanı yetmedi, iş bırakma eylem kararlarımız onları boşa düşürdü.
1 Mayıs Çorum Saat Kulesi Meydanındaki ihtişam ise uykularını kaçırdı.
Fetö artıkları, internet borazanları, sahte isimli sosyal medya hesapları derken kötü parti liderinden, tepkisine şaşırdığımız siyasi aktörlere kadar herkes konuştu, biz işimizi yaptık. Ancak baş döndüren trafiğe yetişemeyip olup bitemi amlayamayanlar için yazalım:
● Her kim Memur Sen Genel Başkanını veya konfederasyonumuzu hiç ilgisi olmayan her hangi bir kooperatif veya şirketle ilgili, ilintili, bağlantılı vs. gösteriyorsa müfteridir, alçaktır, haindir. (Kaldı ki sendikalar kooperatif kurabilir, üyelerine konut projesi yapabilir. )
● Her kim Memur Sen Genel Başkanının maaşının beş yüz bin lira veya üç yüz bin lira olduğunu söylüyorsa müfteridir, haindir, alçaktır. (Maaş hesabımız tüzüğümüzde vardır ve tüzüğümüz sitemizde herkese açıktır.)
● Her kim Memur Sen Genel Başkanının, ülkemizin darbe dönemlerini geride bırakarak, yerli silah sanayisi, teknolojik hamleleri, yol, köprü ve havaalanları gibi devasa adımlarla yeni bir dirilişi yaşadığı sözlerini çarpıtıyor ve içindeki kini kusuyorsa alçaktır, müfteridir, haindir.
Biz ne zaman Filistin desek, biz ne zaman “cenk, cihat, şehadet” desek, biz ne zaman medeniyet değerlerimiz, kardeşliğimiz, tarihimiz, mehter marşımız desek birilerinin uykusu kaçıyor.
Sizi tanıyor, yöntemlerinizi biliyor, sizi değil sahibinizi takip ediyoruz. Yolumuzdan asla dönmeyiz, daha çok kenetlenir, sizi deşifre ederiz, boşuna çırpınmayın…
Talat YAVUZ
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri
[email protected]
Birimizi durdursalar binimizi yola çıkaracağız
NTV canlı yayınında, Gazze’de yaşanan insani felakete dikkati çekmek ve insani yardım ulaştırmak için yola çıkan, aralarında sendikamızın genel merkez ve şube yöneticilerinin de bulunduğu 345 katılımcıyı taşıyan Özgürlük ve Sumud Filosu’na siyonist İsrail’in uluslararası sularda yaptığı terör saldırısına karşı tüm dünya devletlerini harekete geçmeye davet ediyoruz.
@globalsumudtr | @ntv
Sumud Aktivistleri Girit’te de eyleme devam ettiler.
Arkadaşlarını siyonistlere vermemek için direnen, yaralanan, mücadeleden ödün vermeyen Gazze yürekli, Hamza bileklilere selam olsun.
#SumudSaldırıAltında
Gazze’deki insanlık dışı ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Global Sumud Filosu’ndaki 175 aktivist, üç gün önce uluslararası sularda hukuka aykırı şekilde alıkonulmuş; Aşdod’a götürülmek istenirken oluşan uluslararası kamuoyu baskısı sonucu Girit’e indirilmeye zorlanmıştır.
Ancak İsrail, bugün iki aktivisti serbest bırakmayarak yeni bir hukuksuzluğa imza atmış; bunun üzerine aktivistler onurlu bir direniş sergilemiş, siyonist soykırımcı terör örgütü tarafından zorbalık ve şiddete maruz kalarak 34 kişi yaralanmıştır.
Apartheid rejimi İsrail tarafından uygulanan bu zorbalık ve şiddet, kabul edilemez bir vahşettir.
Aktivistler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral’a ağır işkence uygulanması, şahsi eşyaları ile parasının çalınması; hukukun, insan onurunun ve en temel hakların açıkça ihlal edildiğini göstermektedir.
Filodaki tüm gönüllülere yönelik bu müdahale, uluslararası hukuk açısından açık bir suçtur.
Sivillere karşı sergilenen bu orantısız güç kullanımı; temel hak ve özgürlükleri yok sayan, hukuk dışı ve keyfi bir anlayışın göstergesidir.
Yaşanan bu insanlık ayıbını en güçlü şekilde kınıyor; başta uluslararası toplum olmak üzere tüm vicdan sahibi aktörleri sorumluluk almaya, bu hukuksuzluğa karşı açık ve kararlı bir tutum sergilemeye davet ediyoruz.
#FreeSumud #Gazze #Filistin #SumudSaldırıAltında