Ebru Eroğlu, Kara Harp Okulu'nun 175'inci dönem birincisidir.
Yanındaki kişi babası Gazi Cemil Eroğlu'dur.
Aynı iş yerinde 35 yıl boyunca çalışmış olup, Ekim 2026'da "küçülme" gerekçesiyle işten çıkarılmıştır.
#GazileriminYanındayım
🔥Murat Ağırel, Metris Cezaevi’nden yeni bir mektup gönderdi:
🔴“Evi didik didik aradılar, yeni aldığım, daha borcu bitmemiş masaüstü bilgisayar ve tablet de gitti. Diğerleri de önceki operasyonlarda gitmişti...”
• Bugüne kadar yazdığım satırları yalanlayamadılar. Sizlere mahcup olacak tek bir hata yapmadım. Her zaman olduğu gibi bana ulaşan bir ihbarı araştırdım. Belgelemeye çalıştım. Ancak yapmadığım bir haber nedeniyle evet Metris’teyim!
• Baştan anlatayım... YENİ Parti Milletvekili Ümit Özlale, Meclis’te fon skandalında iki bakanın olduğunu söyledi. Sordum soruşturdum. Bu bakanlardan birinin Ömer Bolat olduğunu ve Hedef Portföy’de hesabının olduğunu söyledim.
• Bakan benim için “Haysiyetsizce yalan söylüyor” dedi. “400 koyup 800 aldığım yalanını söylüyor” dedi. Oysaki yalan söyleyen bakanın kendisiydi. Ben böyle bir cümle kurmadım. Benim verdiğim bilgiyi doğruladı. Kabul etti. Sonra hakkımda suç duyurusunda bulundu.
• Savcılık beni ve İsmail Saymaz’ı telefonla ifadeye davet etti. İşte her şey burada başladı.
• Adliyeye girerken gülerek girdim. Arkadaşlarıma, meslektaşlarıma selam verdim.
• Vay efendim neden davet edilmiş de neden gülerek adliyeye girmişim! Güvendiğim birileri varmış! Beni koruyorlarmış!
• Bir kampanya başlatıldı. Önce yurt dışı çıkış yasağı ve haftada üç gün imza ile serbest bırakıldık. Sonra da adli kontrol kararımız ev hapsine çevrildi. Bu sefer başladılar “Nasıl tutuklanmaz” nidalarına!
• Ardından cuma günü sabah 06.00’da kapım çalındı. Mali şube geldi. “Hayırdır” dedim. Dediler ki “Sen karapara aklama faaliyetinde” bulunmuşsun. “Kiminle” dedim. “Sinan Çampınar”ın ismini gördüm. “Yok artık” dedim.
• Evi didik didik aradılar. Yeni aldığım, daha borcu bitmemiş masaüstü bilgisayar ve tablet de gitti. Diğerleri de önceki operasyonlarda gitmişti.
• Gittik mali şubeye. Suçumu sordum, söylemediler. İktidar yanlısı gazeteciler yazdı suçumu: Haber yapmamakmış.
• Yaptığım haberler nedeniyle çok yargılandım ama ilk defa yapmadığım haber nedeniyle suç işlemişim.
• Emniyet’te ifadem 4. gün alındı. Suçumu orada öğrendim: “Belgeleri gazeteci Murat Ağırel’e gönderdik haber yapmadı. Gönderdiğimiz belgeleri Sarıgül ailesine verdi.”
• İşte suçum bu! Gerçek ne anlatayım...
• Gökçekler ile ilgili Almanya’ya gittiğimde bir avukat, “Murat Bey, Osman Gökçek’in İspanya’da ve Almanya’da 150 Milyon Avro parası varmış. Arkadaşım Sinan’ın çalıştığı şirketlere yatırım yapmış. Sinan sizinle konuşmak istiyor” dedi.
• Kendi telefonundan aradı. Bana uzun uzun Osman Gökçek’i anlattı. Sonra “Daha büyük bir dosya var, Sarıgül dosyası” dedi. “Bizi dolandırdı. 1 milyar Avro parası var” dedi.
• “Sen bu dosyayı yap, sonra Osman Gökçek evraklarını veririm” diye de ekledi.
Ben de kabul etmedim. Türkiye’ye döndüm.
• Bu Sinan, avukattan benim telefonumu almış ve bana yeniden videolar ve fotoğraflar gönderdi.
Kendisine mesaj yazdım, “Bu video ve fotoğraflar onların iddialarını doğrular nitelikte değil” dedim. Mesaj görüntüsünü ekliyorum.
• “Ben size demiştim, FRAGMAN bunlar” dedi. Konuyu Onlar TV ekibine anlattım. Ekip tüm belgeleri görmek istedi.
• Osman Gökçek ile ilgili belgeleri de istedim. Göndermedi. “Önce Sarıgül” dedi. Devamında da “Biz bu belgeleri Tamar Tanrıyar’a gönderdik, benim fotoğrafımı kullandı ama dosyayı yapmadı. İmamoğlu ile ilgili bilgi ve belge istediler” diye de anlattı.
• Nedir bu Sarıgül olayı dedim, bir sürü iddia anlattı. Haliyle ben de anlattıklarının belgelerini istedim. Belge olarak Denizli’de açılmış bir mahkeme dosyası gönderdi.
• Araştırdım. Emir Sarıgül bu davayı kazanmış.
Almanya’daki avukattan şirket evraklarını istedim. Kurulan şirket yok. İngiltere’de kurulan şirket evrakları (noter evrakları) sahte. Almanya’da kurulduğu iddia edilen şirketler faaliyette değil, sadece isimleri var.
Pedofil tecavüzcü Ayhan Şengüler mescitte tecavüz ettiği kızla evlendirildi, kız çocuğuna da tecavüz etti. Her İkiside öldü.Anne” Ölürsem intihar sanmayın “ dedi. Kocası mı öldürdü? Denizde boğuldu denildi, otopsi yapıldımı?Adam davada beraat etti çünkü Kuran Vakfı birşeyi+
Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Masami Tamura, katıldığı bir resepsiyonda İstiklal Marşı’nı ezberden okurken görüntülendi.
Tamura, “Bir yıl içerisinde öğrendim. Bu benim için onur” yanıtını verdi. (Cumhuriyet)
Bu ülkede oğlum yerdeyken çekilen bu fotoğrafa 12 Eylül, 27 Mayıs, 28 Şubat bahane edilerek beraat verildi. Beraat verenlerin hayatını acı içerisinde geçirmesini diliyorum. #21EkimSkandalKarar
Çocukların öldürüldüğü, kaybolduğu,
Fon’da milyarların el değiştirdiği,
Geçim için emeklinin çalışmak zorunda kaldığı,
Esnafın kepenk indirdiği,
Halkın oyuyla belediye başkanı olanların aldığı oyu koruyamadığı,
Gazetecilerin tutuklandığı, ekranların karardığı,
İnsan yakanların meydanlarda nutuk attığı ülkemizde yaşamak zorlaştı artık hayat bir başka…
Avukat Ayşenaz Çimen: @aysenazcimen14
"Haftasonu İstanbul Barosu seçimleri var.
Bize diyorlar ki "Sanane? Sen İstanbul Barosu 'nda değilsin ki."
Türk hukuk sisteminin savunma mekanizmasında; Fransa'da Fransız Barosu diyen Türkiye 'ye gelince ise Türkiyeli avukatlar diyen Av. İbrahim Kaboğlu ve ekibini görmek istemiyoruz !
Çünkü İstanbul Barosu ve Ankara Barosu demek geleceğin Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı demektir, genelde barolar birliği genel başkanı seçimleri hep bu şekilde olmuştur.
Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı; Türkiye'nin savunma makamının mikrofonu demektir.
Bu sebeple mücadele ediyoruz.
Türkiye'miz için.
Türk hukuk sistemi için."
Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesinde MESEM öğrencisi F.K. (14), meslek eğitim almak için gittiği bir oto tamirhanesinde iş yeri işletmecisi Abdulkadir K. tarafından işe gelmediği gerekçesiyle tekme, tokat darbedildi
Öğrencinin annesi Kadriye Enez Koyuncu, işletmeciden şikayetçi olurken, öğrencinin darbedildiği anlar iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı
https://t.co/7jN1j82ZjK
Atatürk'ün milliyetçiliği, geçmişte kalmış bir hatıra değildir.
Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde döktüğü kanla, alın teriyle yoğrulmuştur.
Bayrağın dalgalandığı ülkede yaşayan insanların onurunu, hukukunu, emeğini ve geleceğini savunmaktır.
Atatürk, 4 Ekim 1932'de şöyle der:
“Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep bir ırkın evlâtları, hep aynı cevherin damarlarıdır.”
Murat Ağırel’in polis sorgusu önümde…
Murat Ağırel’in savcılık sorgusu önümde…
Murat Ağırel’in mahkemeye sevk yazısı önümde…
Murat Ağırel’in tutuklama kararı önümde…
İçinde tek bir “para aldı” suçlaması, tek bir “menfaat ithamı”, tek bir “çıkar sağlama” iması yok.
Buna rağmen iktidar kanallarında konuşan kimileri açıkça yalan söylüyor.
Elbette en büyük güvenceleri kendilerine ne söylerse söylesinler dokunulmazlık sağlayanlar.
Ancak ne olursa olsun gerçeğin inadı yalanın camdan kulelerini yıkacak.
https://t.co/Q7Wzdi05Ma…
🩸İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av.Kardelen Ateşci’nin;
“Suça sürüklenmiş çocuklar mağdurdur.Bu laf hoşunuza gitmese de gerçek budur”
söylemini unutmadık!..
Acaba kendi canını o canavarlardan biri yaksa aynısını mı söyleyecekti bu denli rahatça?
Suça sürüklenmiş değil, suçlu ve katiller vardır!
Bilerek ve zevk için İnsan öldürebilen bir zalim, çocuk değil psikopat bir katil olabilir ancak ve ödül gibi cezalarla yüreklendirilemez!
Tıpki Minguzzi cinayetine karışıp salınanlar gibi‼️
#21EkimSkandalKarar
#MinguzziCinayeti
Harika fikir, Hendek Operasyonlarında canlarını feda ederek 7000 teröristi imha edip PKK’nın kesin olarak işini bitiren kahramanları unutturmamak için bir anıt çok yakışır.
Ahmet’i; sabahın 8’inde sıkıştıranlar,yumruk atanlar,çocuğun bu saldırıya rağmen uzaklaşmak istemesini engelleyip önce kaçmasın diye bacağından,sonra kalbinden bıçaklayanlar,bıçaklanınca yere düşen çocuğun kafasına tekme atanlardan ikisi cezaevinde,ikisi aramızda… Unutmayacağız.
#21EkimSkandalKarar