Bugün yalnızca bir şairi kaybetmedik; kelimelerin omzumuza dokunma biçimlerinden birini de yitirdik.
Bazı insanlar yaşadıkları çağın tanığı olur, bazılarıysa o çağa vicdanını verir.
Ahmet Telli, acıyı güzellemeden, umudu ucuzlatmadan yazanlardandı.
#AhmetTelli
Tildacığım, sevgilim sana teşekkür ederim.
Yaşadığımız bu hayat için sana teşekkür ederim sevgilim.
Korkma! sakın korkma! biz namuslu yaşadık Tilda, iyi insanlar olduk...
#YasarKemal102Yasında
https://t.co/0wIARcKAMV
"Bu çocuğun yüzü kalbinize mühür olsun.
Sevdiğinizle uyanmak nasip olmasın.
İçinize dermansız bir dert düşsün, hiç uyku uyumayın.
Her gün çocuğunuzdan bir haber bekleyin de alamayın.
Bir tatlı dost sözü duymadan ömrünüz nihayet etsin.
Her sabah boğulacak gibi uyanın.
Ve size ne desem az.
Size ne desem kifayet etmez...."
Ece Temelkuran
#aliismailkorkmaz
#ohep19yaşında
Ali İsmail Korkmaz
Ne kadar hızlı organize oldular.
Sivas gibi, Maraş gibi!
Üstelik karikatür de hakaret yok, aşağılama yok.
Ve bir de kötü bir karikatür.
Sizi gidi minnoş kalpliler sizi.
Sana Misvak mı yok, sen Leman okuma!
Nâzım Hikmet,sürgün hayatının bir kısmını(1956-58)Prag’da geçirmiş.O süreçte tiyatro oyunları yazıp yönetmiş.Günlerini Ulusal Tiyatro’nun karşısındaki Slavia Cafe’de geçirdiği ve birçok şiirini Vltava Nehri’nin manzarasını seyredip kahvesini yudumlarken burada yazdığı söyleniyor+