4 GÜN ÖNCE 9 ÇOCUK KATLEDİLDİ
4 GÜN ÖNCE 9 ÇOCUK KATLEDİLDİ
4 GÜN ÖNCE 9 ÇOCUK KATLEDİLDİ
4 GÜN ÖNCE 9 ÇOCUK KATLEDİLDİ
4 GÜN ÖNCE 9 ÇOCUK KATLEDİLDİ
4 GÜN ÖNCE 9 ÇOCUK KATLEDİLDİ
4 GÜN ÖNCE 9 ÇOCUK KATLEDİLDİ
4 GÜN ÖNCE 9 ÇOCUK KATLEDİLDİ
Ümit Özdağ'ın geçmiş konuşması:
• Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin için yasa değiştirilip profesör yapıldı.
• Profesörlükte 5 yıl kalmadan rektör olamazsınız oldu.
• Başkanlık rejimininin en fazla kollanan bürokratı.
• Yusuf Tekin "Liyakatsizlik" kelimesinin karşılığıdır.
14 yaşında bir çocuk, 60 yaşında adamla arasında “gönül ilişkisi” olmadığını ispatlamaya çalışıyor. Bu kararları veren hakimlerin, kendi çocuklarının yüzüne nasıl baktığına dair hiçbir fikrim yok.
Bu şerefsizin adı MUSA ŞENOL. 14 yaşında bir çocuğu iki yıl boyunca taciz ediyor. Tüm belge ve ses kayıtlarına rağmen serbest kalıyor!!! Resminin yayınlanmasını istemiyormuş bu it👇 O zaman yayalım millet bir şerefsiz daha görsün.
Çanta ayakkabı Paris'den değil, Beykoz Deri Kundura Fabrikasından.
Elbise kumaşı New York'dan değil, Nazilli Mensucat Fabrikasından.
Yaka gülü gözlük eldiven Londra'dan değil, Sümerbank Mağazasından.
Yerli ve milli idik
Satıldık...
YUSUF TEKİN İSTİFA!
Öğretmen Fatma Nur Çelik, defalarca dile getirdiği “güvenliğimiz tehlikede” uyarılarına rağmen gerekli önlemler alınmadığı için hayatını kaybetti.
Bu ölüm bir “kader” değil; ihmalin, sorumsuzluğun ve eğitim sistemindeki çürümenin sonucudur.
Okullarda öğretmenler güvende değil. Şiddet artıyor, liyakat yerine sadakat esas alınıyor, sorunlar halının altına süpürülüyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, gerçek sorunlara çözüm üretmek yerine, “selefi marşları” eşliğinde çocukları din üzerinden ayrıştırmakla meşgul!
Çocukların, öğretmenlerin güvenliğini sağlayamayan; okulları bilimden, laiklikten ve kamusal sorumluluktan uzaklaştıran bir bakan o koltukta tek bir gün daha oturmamalıdır.
Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir!
#YusufTekinİstifa
RAMAZAN DAVULCULARINI SINIFIMA ALMADIM!
Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in bunun bir dayatma değil, tamamen gönüllülük esasına dayandığını ifade etmesi ve okullara gönderilen genelgede de bu hususun açıkça belirtilmesi nedeniyle; sınıf içinde bu etkinliğin yapılmasına gönüllü ve istekli olunduğuna dair velilerden yazılı bir talep gelmemiştir. Bu sebeple, bugün sınıfımıza gelmek isteyen Ramazan davulcularını sınıfıma almadım.
Sınıfım son dört yıl içinde beş öğretmen değiştirmiştir. Ben göreve başladığımda sınıfın öğretmeni ücretli bir öğretmendi ve öğrenciler birçok konuda yıllık plana göre geriden geliyordu. Bu nedenle Ramazan davulu etkinliği yerine ders işledik, yeni konular öğrendik.
Hem sendikamızın eylem kararına uymaya hem de gönüllülük esasına dayanan bu tür etkinliklerin dayatılmasına karşı tavrımı sürdürmeye devam edeceğim.
Davulcu görmek isteyen sahur vakti camdan bakarak görebilir. Çocuklar için davul yeni bir şey değil; ancak eğitim anlamında öğrenmeleri gereken çok şey var.
Benim sınıfıma herhangi bir dernek vakıf görünümlü tarikat cemaat ehlinden birisinin gelip beni dersten çıkarıp çocuklara bir şey anlatması da mümkün değil. Bu zamana kadar böyle şeylere asla izin vermedim vermemeye devam edeceğim .
Öğretmen arkadaşlarımıza da bu çağrıyı yapıyorum. Haklarınızı bilin , araştırın lütfen. Sınıfınıza pedagojik eğitimi olmayan , çocukların gelişimsel dönemlerinden bir haber olan bu işin diplomasını almamış kimseyi sokmayın..Ben sokmuyorum.
GÖNÜLLÜLÜK esası önemlidir unutmayın.
( Görsel temsilidir)
Töbsen Genel Eğitim Sekreteri Serkan Bebek
@veganzulal@canugur1987@DenizEzer@mahirbagis@MahirBas_@Hizamrc@ahmet_karaay@sendikatobsen
Boyun Eğmeyen Öğretmenler de Var!
Bursa’da öğretmenlik yapan Serkan Bebek, tarikat ve cemaat propagandası yapmak üzere sınıfa girmek isteyen kişileri sınıfa almadı.
“Benim sınıfıma herhangi bir dernek ya da vakıf görünümlü tarikat veya cemaat mensubunun gelip beni dersten çıkararak çocuklara bir şey anlatması mümkün değil.
Bu zamana kadar böyle şeylere asla izin vermedim, vermemeye de devam edeceğim.”
Yüzlerce Polyak maden işçisi, taleplerinin karşılanması için Kınık Kaymakamlığı'na yürüyor:
— İçeride kalan maaşlar eksiksiz yatırılsın.
— Banka promosyonları işçiye ödensin.
— Özlük hakları güvence altına alınsın, iş güvencesi sağlansın.
Okulları tarikat ve cemaatlere teslim eden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e kimler teşekkür etmişti?
• Menzil cemaati
• Erenköy cemaati
• Nur cemaati
• Işıkçılar cemaati
• Ve tabii ki Ensar Vakfı!
Ayrıntılar soL Haber’de👇
https://t.co/pnTZLHmu3E
Laiklik düşmanı Milli Eğitim Bakanı istemiyoruz!
YUSUF TEKİN İSTİFA
Çocuklarımızı okullarda dini ayin, ibadet ve törenlere katılmaya zorlayan
Çocuklarımıza dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya dayatan
Zorunlu din dersleri dışında ailelerin onayı alınmadan okullarda başka dini eğitimler koyan
Çocuklar arasında ayrımcılık yapan
Ramazan etkinlikleri adıyla çocuklara irticai fikirleri yayan
Okullarda sorgu odaları kurarak çocuklarımızı sorguya çeken
Kültürel etkinlik ve milli değerler adıyla okullara tarikat ve cemaatlerin sapkın fikirlerini sokan
Çocuklarımızın beyinlerini yıkayan
FETÖ benzeri tarikatlar ve cemaatlerle protokol imzalayarak Cumhuriyet düşmanlarına destek veren
Laiklik tanımını dahi bilmeyen, devletin dini olamayacağını anlayamayan
İslam ve din arkasına saklanarak sinsi sinsi devleti tarikatlara teslim etmeye çalışan ve Anayasayı açıkça ihlal eden
Laiklik düşmanı
Milli Eğitim Bakanı istemiyoruz!
Yusuf Tekin istifa!
9 Yaşındaki Çocukları Sorgulamak Suçtur!
Laik Eğitimden Vazgeçmeyeceğiz!
İzmir’de bir okulda Milli Eğitim Bakanlığına bağlı müfettişlerin ilkokul öğrencilerini ailelerinden ve öğretmenlerinden bağımsız şekilde sınıf dışına çıkararak sorguladığı, “Din dersinde ne işleniyor?”, “Cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu?” gibi açıkça siyasi içerikli sorular yönelttiği kamuoyuna yansımıştır.
9 yaşındaki çocuklara kimlik numarası sorarak, imza alarak, devlet otoritesi altında sorgu yapmak ne pedagojik, ne hukuki, ne de meşrudur. Bu bir denetim değil, çocuklar üzerinden yürütülen ideolojik bir gözdağı operasyonudur.
9 yaşındaki bir çocuğu sorguya çeker gibi karşısına alıp siyasi içerikli sorular yöneltmek, açık bir hak ihlalidir.
Bakan Yusuf Tekin'in "rutin" dediği bu “uygulama” aynı zamanda görevin kötüye kullanılmasıdır. Müfettişler, müfredat ve idari işleyiş üzerinden denetim yapmak yerine çocukları fişlemeye ve korkutmaya çalışmaktadır.
Laiklik, iktidarın “makbul nesil” yetiştirme projesine karşı, çocukların özgür bireyler olarak yetişmesinin güvencesidir. Bugün yapılan ise eğitimden laikliği fiilen tasfiye etmeye dönük bir korku iklimi yaratmaktır.
Hayalinizdeki gerici neslinizi çocukların zihinlerine korku salarak yetiştiremeyeceksiniz. Çocukları sorgulayarak, aç bırakarak, baskılayarak değil; bilimsel ve kamusal eğitimle yetiştirmek zorundasınız.
YUSUF TEKİN’E AÇIK ÇAĞRIMIZDIR:
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin,
*Müfettişlerinizi derhal geri çekin.
*Bu hukuksuz uygulama hakkında soruşturma başlatın.
*Çocukları değil, çocuk yoksulluğunu denetleyin. Çocukları değil, bir sabunun dahi olmadığı okulları denetleyin. Çocukları değil, yalnızca müfettişler gelince açılan kalorifere sahip okulları denetleyin. Çocukları değil onlarca çocuğun öldüğü MESEM’leri denetleyin.
TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ
İZMİR İL ÖRGÜTÜ