Çanakkale veteriner hekimler odası tüm kliniklerin ücretsiz olduğunu en yakın klinik için iletişim numarasını belirtti . Lütfen yangından etkilenen bir can gördüğünüzde en yakın yere götürün
#çanakkaleyanıyor
Bursa’da onlarca köyden yüzlerce çiftçi seferber olmuş, traktörleriyle sahada. Motokuryeler organize olmuş birer ikişer damacana taşıyor. Halk seferber, sırtına hayvanları yüklemiş kaçırıyor. Orman işçileri, itfaiyeciler, gönüllüler kelle koltukta çalışıyor.
Cumhurbaşkanlığının orduyu, her nev’i kamu kurumunu ve ekipmanını harekete geçirmek yetkisi var.
Özel/kamu her türlü araç ve envanteri yangınla mücadele etmek için seferber etme, bunları tek merkezden koordine etme yetkisi var.
Her sene sadece Diyanete ayırdıkları kadar bütçe ayırıp yılda misal 40-50 yangın söndürme uçağı alacak yetkisi var.
Uluslararası yardım çağrısı yapma yetkisi var.
Ama profilinde “ TC Cumhurbaşkanı Başdanışmanı” yazan biri sadece Allah’tan imdat diliyor.
Bir çağ yangını bu, ülkemiz için… Gencecik insanlar bin bir emekle girip okudukları okuldan dereceyle mezun olup aldıkları diplomayı yırtar gözaltına alınır, muhalif siyasetçiler mücadele ettikleri için, bazıları sırf iktidarı kazanma ihtimalleri yüzünden, diğerleri göz dağı vermek için tutuklanır, sanatçılar işlerini yapamayacak, etki gücü yüksek popüler isimler konuşamayacak hale getirilir. Depremde, trende, bir otel yangınında, bir fabrika patlamasında, madende insanlar ölür, haklarını aramalarına izin verilmez, sövülür, dövülür, haklarını arayabilecek avukatlar tutuklanır. Zeytinlikler yok edilir maden için… Ormanlar yanar, bir söndürme uçağı için yalvartılır bir halk, yine de koşarak damacanalarla su taşır yangına. Sorumluluğu olanlar yine konuşur bomboş, kendini o ormandan sorumlu hisseden bir vinç operatörü yanarak ölür ama bütün ülkeyi peşkeş çektikleri elektrik şirketlerinden bir kişi bile hesap vermez. Bir karikatüristin peşine düşerler bir gün, bir gün hakkını arayan reşit olmayan bir gencin… 3 kişiyi yan yana beraber yürütmezler hak, hukuk için ama katliam çağrıları yapanlara caddeler açılır bir katliamın 32. yıl dönümünde, ricalarla ikna etmeye çalışırlar dağılmaları için. Hayvanları, doğası, çocukları, kadınları, genci, yaşlısı herkes tehlikede, herkes can derdinde, üstüne onlar azarlanır, onlardan hesap sorulur, onlar tehdit edilir ama cana kasteden kimse ama hiç kimse hesap vermez bu ülkede…
Yaşadığımız şey çok uzun süredir, ülkeyi soyup soğana çeviren, mafyalaştıran, yoksullaştıran, bir açık hava hapisanesine çeviren, bütün yaşam alanlarımızı, hayatımızı yok eden bir iktidara karşı mücadele etmek değil sadece, artık bir hayatta kalma, bir var oluş, ülkemizi yok olmaktan kurtarma mücadelesi…
@Kandilli_info 20.21'deki depremi paylaşmış Rasathane, kuruma saldirmadan önce veriyi mi düzgün okusanız acaba? Bizim hissettigimiz deprem 20.33 civarı oldu.
Seçim yapılıyor,
İmamoğlu Kurum'a 1 milyon fark atıyor,
Seçimi kaybeden Kurum bakan yapılıyor,
Kurumu bakan yapan el İmamoğlu'nu hukuksuzca tutukluyor,
İstanbul'da deprem oluyor
Ve açıklamayı Kurum yapıyor.
Orwel gel de distopya gör.
Ben Eren Üner, 23 yaşındayım. İstanbul Tarih Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Saraçhane protestocularına yapılan işkenceleri, herkese açık kendi sosyal medya hesaplarından paylaşan Çevik Kuvvet Polisleri'ni kişisel sosyal medya hesabımdan haber yaptığım için; 24 Mart Pazartesi saat 23:00'ten 25 Mart Salı 05:00'e kadar Vatan Emniyet'te işkence gördüm. İki hafta, 25 Mart - 9 Nisan tarihleri arasında cezaevinde yattım.
Kız kardeşim bir gün okul çıkışında Ekrem beyle karşılaşıyor. Birlikte fotoğraf çekiliyorlar. Ekrem Bey kız kardeşime bizden ne istersin beklentilerin nelerdir diye soruyor. Kız kardeşim o sıralar resim yapmaya düşkün, belediyenin resim kursları açılsın, sanatla ilgili daha çok etkinlik yapılsın diyor. Ekrem Bey kız kardeşimin resim yaptığını, sanatla ilgilendiğini duyunca kendisini Tersane İstanbul'un açılışına davet ediyor. Numarasını alıp iletişime geçiyorlar. Başta kız kardeşim yaşı küçük olduğu için tek gidemeyeceğinden reddediyor. Eve gelip anlattığında ona eşlik edebileceğimi, bu fırsatı kaçırmaması gerektiğini söylüyorum bunun üzerine kendisiyle iletişime geçen numarayı arayıp geleceğimizi haber ediyor. Ertesi gün Ekrem Bey'in gönderdiği araç evimize gelip bizi alıyor. Varıyoruz. Ama nasıl bir ortam görseniz, normalde televizyondan anca görebileceğimiz insanlarla aynı ortamdayız. Açılış konuşması için içeri giriyoruz. Orta sıralarda bir yerlere oturuyoruz. Ön sıralarda en önemli isimler var tabii. Sonra bir görevli yanımıza gelip bize Ekrem Bey'in özel konuğu olduğumuzu en ön sıraya geçmemiz gerektiğini söylüyor. Geçiyoruz, birkaç sandalye yanımızda Celal Şengör falan var yani. Ekrem bey gelip açılış konuşmasını yapıyor. Sonra yanımıza geliyor. Kız kardeşimi oradaki sanatçılarla, galeri sahipleriyle tanıştırıyor. Oysa biz kime oy verdiği belli bile olmayan sıradan insanlarız, gelip bizimle özel olarak ilgilenmesi o zamanlar bizi çok mutlu etmişti. Bu olayın reklamı hiçbir şekilde yapılmadı, kimsenin haberi olmadı. Sadece kardeşimin sanata olan ilgisinden dolayı ona iyilik yapmak, önünü açmak istemişti. O, çocukları ve halkını gerçekten seven bir adam.
Boykotla ilgili bir öneride bulunmak istiyorum. 3 aydır Sırbistan’dayım ve burada protestolar 4 aydan uzun süredir devam ediyor. Ne derece etkili olduklarını herkes görmeye başladı. Bir örnek vereceğim:
Kalıcı ve vurucu #boykot
2019’da bir genç, ‘Her şey çok güzel olacak Ekrem Abi’ diyerek milyonların umudu oldu.
Siz, o gençten intikam alıyorsunuz!
Berkay Gezgin’in yanındayız!
Umudu yargılayamazsınız!
yenikapı'da olanları sindirebilenlere hayırlı olsun süreç. psikolojide bir tabir var "yansıtma". insanın yaptığı/yapacağı şeyi karşısındakinin yaptığına/yapacağına inanması kısaca. seçim zamanı söylenenlere bakılınca muazzam bir yansıtma örneği!