Ülkenin batısı adaletsizlikle yeni tanışıyor.
"adaletiniz buysa batsın" dedikleri şeyi yüzyıldır ülkenin doğusuna reva görüyorlardı.
Adalet herkese her zaman lazım düşüncesine sahip olmayana kadar bu ülkenin insanı iflah olmaz.
Ben de azıcık bu ülkenin mayasını biliyorsam 24 yıl gidilen bir dünya kupası hezimetle bittiği halde tek bir kişi bile sorumluluk almaz, istifa etmez.
Hatta suçlu vatandaş olur, onları eleştiren sizin gibi değerli insanlar olur.
Futboldan anlamam, insan davranışından anlarım.
Milli Takım 24 yıl sonra bir kuşağın umuduyla Dünya Kupası’na gitti ve Haiti’den sonra turnuvayı en erken terk eden ikinci takım oldu.
Bu bir futbol hikâyesi değil; ders kitaplık bir davranış bilimi vakası.
Tablo şu: Transfermarkt’a göre ~473,7 milyon euroyla grubun açık ara en pahalı, 48 takım içinde 13. en değerli kadrosuyuz. Kişi başı gelirde ise ~26. sıradayız. Yani gelirimizin kat kat üstünde bir serveti sahaya sürdük. Peki neden olmadı?
Çünkü kaynağın çokluğu değil, akılcı kullanımı belirler başarıyı. Onun da yolu hesap verebilirlikten geçer. Rule of Law Index’te 143 ülke içinde 118., grupta sonuncuyuz. Kimsenin hesap vermediği yerde para performansa değil, gösterişe gider.
Davranış biliminin temel kuralı: Ödüllendirilen davranış tekrarlanır (Skinner). Steven Kerr bunu 1975’te bir klasiğe çevirdi: “A’yı ödüllendirip B’yi ummanın saçmalığı.” Kurumlar gerçekten istediklerini değil, görünür ve ölçmesi kolay olanı ödüllendirir; sonra şaşırır.
Biz tam da bunu yapıyoruz. Performansı değil gösterişi ödüllendiriyoruz: transferi, polemiği, magazini. Daha turnuvaya katıldıkları için villa vaadi, ortada başarı yokken kahramanlaştırma…
Kamu kaynağı yanlışı ödüllendirirken her marka da bütçesini aynı vitrine yığıyor. Ödülü peşinen veriyoruz; sonra sıfır puanla dönünce şaşırıyoruz.
İyi haber: Bu işin çaresi de bizde var. Filenin Sultanları aynı ülkede, aynı kültürde dünya bir numarası oldu. Demek ki sorun kültür değil, sorun sistem. Voleybolda emek görülüyor, performans ödüllendiriliyor, hesap soruluyor. Yani, önce performans, sonra ödül. Önce başarı, sonra alkış.
Futboldan hâlâ anlamam. Ama insan davranışından şunu biliyorum: Vasatlığı ödüllendirmeyi bıraktığımız gün, vasatlık da bizi terk eder.
Yazının tamamı @GazeteOksijen ‘de!
Özel okullar notları şişirken devlet okullarında ise durum tam tersi.
Yarın öbür gün devlet okullarında da notlar şişirilirse acaba bu sefer özel okullara(zenginlere) ne gibi ayrılacalıklar verilecek?
Şanlıurfa'da 3. kez YKS sınavına giren bir kişi, OBP notları nedeniyle MEB, YÖK ve ÖSYM'ye dava açtı.
Gerekçe: Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olması.
Aynı durum yüksek lisans için de geçerli.
Aslında çok başarılı bir öğrencisin ama
Ne yapsan da sınav notunu düşüren egoist hocalar oluyor ve geçsen de zar zor geçersin.
Sonra da yüksek lisans yapamıyorsun
Şanlıurfa'da 3. kez YKS sınavına giren bir kişi, OBP notları nedeniyle MEB, YÖK ve ÖSYM'ye dava açtı.
Gerekçe: Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olması.
Ne ulusal kanal ne de Türk solu❗
Demirtaş her iki tarafın da kurbanı oldu.
Her iki taraf da hala Demirtaş içeride kalsın diye her türlü oyunu oynuyor.
Türkiye değişiyor, fikirler değişiyor ama bu iki tarafın zikri değişmiyor.
Tek dertleri kürt anasını görmesin.
Demirtaş'ın zindan direnişini,bugün Kürtlere karşı bile bir koza dönüştürmeye çabalayan muhalif basın,çok değil, 1,5 yıl önce ağız birliğiyle Demirtaş'ın "teslim" olmuş olabileceğini ve özgürlük pazarlığına giriştiğini tespit etmişti
Kürtler Demirtaş haberlerinde dikkatli olmalı
@VeysiCe Açılan destek eğitim odaları yapılandırılmış bir eğitim ortamından çok uzakta.
Ders takibi ve çocuğun gelişimi kontrol edilmiyor.
Öğretmenler de görev almak istemiyor. Çünkü ek dersi arttığı için aldığı ücretten daha fazlasını vergi olarak geri vermek zorunda kalıyor.
@leylahanimcim@VeysiCe@Akbank Daha önce yaptığım alışverişi iptal ettim. Banka bu iade işlemini yanlış hesapladı ve tarafına eksik yatırdı ben de itiraz edince inceleme adı altında kalan paraya resmen çöktü.
2 gün sonra savcılığa başvuru yapacağım.
Pencereler içe açılan değil de sürgülü olsa belki de bu kaza olmazdı.
Hadi kaza oldu bari çocukların sınavı geçersiz sayılmamalı, telafisi yapılmalı mutlaka.
Sınavdan çıkarılan çocukların ne suçu var?
Güvenlik açığının maliyeti çocuğa mı kesilmeli?
#HASSAS | YKS’ye giren bir genç kız, sınav sırasında başına gelenleri anlattı:
“Soruları çözerken rüzgarın esmesi ile pencere kafama çarptı.
Önümde oturan çocuğun da yüzüne çarptı. Çocuğun burnundan kan gelmeye başlayınca gözetmenler çocuğu sınavdan çıkardı.
Gözetmen benim yanıma gelip ‘Senin bir şeyin var mı?’ diye sordu.
Başımda ağrı vardı ama beni sınavdan çıkarmak ister diye bir şey söylemedim.
Ardından boynumda bir ıslaklık hissettim, elimi boynuma götürdüğümde kulağımdan kan geldiğini farkettim.
Gözetmen görüp beni sınavdan çıkarmasın diye kulağımın içine peçete sıkıştırdım.
Kulağımda sıkıştırdığım peçete yüzünden içerde biriken kan, bu sefer ağzımdan akmaya başladı.
Gözetmen gördü ve beni mecburen sınavdan çıkardı. Orada hemen pansuman yapıldı.
Maalesef sınavım da geçersiz sayıldı.”
Bizim psikyatristler bu videoyu görse, o anneyi o babayı o eğitmeni yerin dibine batırır.
Temel güvene karşı güvensizlikten girer, girişkenliğe karşı suçluluktan çıkar,bizi ikna eder ve ortaya yüzme bilmeyen bir çocuk çıkardı.
Adını bile ilk defa duyduğum ülkeler turnuvadan elenmedi,
Yüz ölçümü konya'nın yarısı bile olmayan ülkeler turnuvada kaldı
Ama #bizimçocuklar gol atmadan geri dönüyor.
Faturası kesilmeli yoksa bu ülke insanı futboldan da soğur