Trabzonspor malum İstanbul kulüpleri gibi bu pozisyonlara sığınmaz ama yüzde yüz penaltıyı satılmış yayıncı kuruluş farklı açılarını vermezse, VAR ekibi görmezden gelirse hiç birinizi Trabzon’a sokmazlar
Bülent Turan @turanbulent teşkilatlarla ilgili net konuştu:
▪️"Adam İl Başkanı, kardeşi İl Müdürü olmaz!
▪️Adam milletvekili, yeğeni bilmem ne temsilcisi olmaz!
Teşkilatı bozmayalım.
📍Bir adamın nefsi için Erdoğan'ı yormayalım!"
Bir babaya saldırmak zaten namertliktir ama bir çocuğa el kaldırmak düpedüz alçaklıktır. Küçücük bir evladın kafatasını kıracak kadar gözü dönmüş şeref yoksunu bir zihniyet, insanlıktan tamamen çıkmış demektir.
İftar vaktinde, ekmek kuyruğunda bekleyen bir baba ve kızına saldırmak; vicdansızlığın, korkaklığın ve çürümüşlüğün en açık göstergesidir. Gücü çocuğa yetenlerin bu milletin sokaklarında yeri yoktur.
Bu olay sadece bir adli vaka değildir; bu, toplumsal huzura kasteden bir vandallıktır. Devletimiz gerekeni yapacak, hukuk en ağır karşılığı verecektir. Hiç kimse bu ülkenin evlatlarına dokunup da bedel ödemeden gezemez.
Mağdur kardeşimizle görüşerek geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Bilinsin ki; bu devlet her zaman mazlumun yanındadır, zalimin ise karşısındadır!
Şırnak’ta Mesud Barzani’nin misafir edilmesi, kuşkusuz misafirperver milletimizin asaletidir.
Biz hoş geldin demeyi biliriz; ama devletimizin çizgisini, protokolünü ve vakarını kimseye çiğnetmeyiz.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin protokol kuralları dün başka, bugün başka değildir.
Barzani bugün ne Kuzey Irak yönetiminde ne de Irak Merkezi Hükümeti’nde herhangi bir resmî göreve sahiptir. Bu nedenle gösterilecek muamele de en fazla eski bir devlet adamına gösterilecek seviyede olur; fazlası devlet ciddiyetini zedeler.
Ancak görüyoruz ki, Türk topraklarında yabancı kişilerin askeri üniforma ve uzun namlulu silahlarla dolaştığı görüntüler ortaya çıkmıştır.
Bu tablo yalnızca teamüllere değil, devletimizin köklü itibarına da gölge düşürür.
Türkiye Cumhuriyeti, misafirini ister Şırnak’ta olsun, ister Bağdat’ta, ister Erbil’de…
Her yerde koruyacak güçte ve kudrettedir.
Biz kendi vatanımızda güvenliği başka ellere bırakacak bir devlet değiliz!
Sayın Kültür ve Turizm Bakanı,
Gazze’de çocuklar hala can çekişirken, analar yavrularını kucaklarına alamadan mezara uğurlarken, vatan uğruna kara toprağa verdiğimiz 12 şehidimizin, yiğidimizin henüz kanı kurumamış, analarının göz yaşı dinmemişken. Trabzon’da “Kültür Yolu Festivali” adı altında sahneler kurup, şarkılarla, danslarla eğlence tertip ederken hiç mi kalbiniz bizar olmadı!? Hiç mi vicdanınız sızlamadı?
Bu milletin kalbi yanarken, siz nasıl güldünüz? Gözyaşları dinmemiş anaların, şehit ailelerinin acısı bu kadar mı değersiz sizin gözünüzde? Bu ne büyük duyarsızlıktır, ne büyük kopuştur milletin ruhundan!
Bu milletin evlatları can verirken, sizden beklenen çalgı değil, eğlence değil; vakarla bir duruştu! Milletimizin yüreği kan ağlarken sahnelerde parlayan ışıklar, vicdanlarda kara bir leke olarak kalacaktır! Ve bu duyarsızlığınıza şahit olan halkımız infial halindedir bunu bilesiniz!