Biz çocukken korktuğumuz, çekindiğimiz insanlar vardı.
Anne,babadan korkardık, öğretmenden çekinirdik, büyükleri dinlerdik.Onlar rol modeldi.
Şu an tam tersi. Çocuklar,
anne babayı yönetiyor. Herkes çocuğuna deha muamelesi yapıyor. Ne isterlerse oluyor. Çok sağlıksız bir durum.
Sason’un dağlarından doğan bir ezgi bu.
Yüzyıllar boyunca diller değişti,
sınırlar çizildi,
halklar yer değiştirdi…
Ama melodi kaldı.
Bir zamanlar Kürtçe “Lo Berde” diye söylenen bu ezgi,
Ermenice’de “Hay Qajer” olarak yeniden doğdu.
Aynı tını, farklı dillerin,
farklı yüreklerin içinde yankılandı.
Bir köyde düğün türküsü oldu,
bir başka yerde direnişin sesi.
Şimdi bir Çeçen sanatçının sesinde
yeniden hayat buluyor.
Bu şarkı, halkların birbirine dokunduğu
o eski yerlerden geliyor
dillerin, inançların,
acıların ve sevinçlerin ortak toprağından.
Kelimeler değişiyor,
ama ezgi hep aynı kalıyor:
insanın, insana seslenişi.
Sû, kötüdür. Yan yana geldiği her kelimeye kötü anlam katar.
Mesela zan, sanmaktır. Sûizan, kötü sanmak.
İstimal, kullanmaktır. Sûistimal, kötüye kullanmak.
Sûikast, sûiniyet… böylece gider.
Bazı insanlar da böyledir. Yan yana geldikleri her şeyi kötüye dönüştürürler.
Ölüme Yakın
“Ölürüz diye mi üzülüyoruz?
Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada
Kötülükten gayri?
Ölünce kirlerimizden temizlenir,
Ölünce biz de iyi adam oluruz;
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
Hepsini unuturuz.”
Orhan Veli Kanık
#OrhanVeliKanık
Vefat, en anlamlı kelimelerden biri. Arapça vefa ile aynı köktendir ve sözünü tutmak, borcunu ödemek demektir.
İnsan dünyaya geldiğinde bir emaneti taşır ve öldüğünde sözünü tutup emaneti teslim etmiş olur. Ne mutlu borcunu tertemiz bir hikâyeyle ödeyenlere.
@batmanburada İsyanlar bölgenin demografik, sosyolojik ve kültürel yapısını değiştirmiştir. Aram Tigram gibi sanatçılar aslen ( ailesi) Sasonlu olup isyanlar zamanında Suriye'ye göç etmiştir. Bunun gibi çok örnek mevcuttur. Ermenilerden boşalan toprakları dini kanaat önderleri sahiplenmiştir.
@avuntusaati Orhan PAMUK> Masumiyet Müzesi
Amir MAALOUF> Semerkant
Sabahattin Ali> İçimizdeki Şeytan
Ahmet Hamdi TANPINAR> Saatleri Ayarlama Enstitüsü
ve adını sayamadığım niceleri...
Kasım, güzün son durağı... Kasım, Arapça ksm "bölen, taksim eden" kökünden geliyor.
Aynı kökten gelen kısmet de pay, nasip anlamındadır.
Nasibimizde bir #kasım daha var mıdır?