“Kur’an evrenseldir” demek, Kur’an’daki her hükmün istisnasız her insana birebir uygulanacağı anlamına gelmez. Kur’an’ın içinde bütün insanlara yönelik hükümler olduğu gibi, belirli kişilere ve belirli olaylara ilişkin hükümler de vardır.Hatta Ahzâb 50’de bu ayrım açıkça belirtilir: “Sana mahsus olmak üzere, diğer müminlere değil…” Yani Kur’an bizzat Peygamber’e özel hükümler bulunduğunu söylüyor.
Ahzâb 52 de bu bağlamda Peygamber’in evlilikleriyle ilgili getirilen kişisel bir sınırlamadır. Buradaki mesaj “bütün Müslümanlar bundan sonra evlenemez” değildir. Tam tersine, Peygamber’in bile özel hayatında sınırsız bir tasarruf hakkına sahip olmadığını, vahiy tarafından sınırlandırıldığını gösterir.Bir ayetin belirli bir kişiye hitap etmesi onun gereksiz olduğu anlamına gelmez. Kur’an’da Zeyd’den, Ebû Leheb’den, Peygamber’in eşlerinden, belirli savaşlardan ve yaşanmış olaylardan bahsedilir. Bunları “bana doğrudan hitap etmiyor, o halde niye Kur’an’da?” diye okumak zaten Kur’an’ın anlatım biçimini yanlış anlamaktır.
Evrensellik, her ayetin herkese aynı hukuki hükmü vermesi değil; Kur’an’ın bütününün insanlığa rehber olmasıdır. Özel hüküm özeldir, genel hüküm geneldir. Önce ikisini birbirinden ayırmak gerekir.
Müslüm kardeş biz müslümanların yaptığı en büyük hata sırf namaz kılıyor diye bir müslümanın yanlış yaptıklarını örtbas edip ya nolacak adam sonuçta namaz kılıyor yapıp onu cici göstermek🤣. Kardeşim ayetle sabittirki namaz kılanların ibadetlerini gösteriş için yaptıkları ve o amellerin boşa gideceğine dair. Biz müslüman önce kalbini düzeltmeli. Yoksa binlerce gün namaz kılsanda nafile.
@TlinEngin6 Asla doğru bulmuyorum ama geçen gün aynısı trabzonda amed forması giyen bir kadına yapıldı. Hatta yapanda yine bir kadındı. Yeter artık bıktık bu ve benzer görüntülerden. Lanet olsun her türlü milliyetçiliğe.
Çünkü hih bir bilgisi olmadan dün bu videoyu yabancı kaynaklı biri paylaşmıştı, bu da ordan direk kopyala yapıltır yapmış. Manyetik kutupların yer değiştirdiği gerçek ama 2027 de tamamlanacak felan tamamen bir yalan. Ayrıca bu değişim tamamlansa bile endişe edilecek bir şeu yok. Böyle saçma haberlere inanmayın.
Almanya , Macaristan, Avusturya, Slovakya, gibi ülkeleri bizzat gezdim görmedim. İtalya’yı listede görünce nedense sevinmiştim. Şimdi yorumları görünce anladım. Sanırım müslüman ülkeler dışında bu alışkanlık yok. Hep de şaşarım neden böyle bir temizlil yönteminden ısrarla uzak duruyorlar anlamış değilim. 🤣
Bu konu ilk bakışta çelişki gibi gösteriliyor ama aslında öyle değil. Öncelikle Kur’an’da İsa’nın doğum tarihiyle ilgili net bir bilgi yok. “Ocak’ta doğdu” iddiası Kur’an’dan değil, Hristiyan geleneğinden geliyor. Yani tartışmanın temeli zaten kesin olmayan bir varsayıma dayanıyor. Bu varsayımı doğru kabul edip üstüne “hurma o mevsimde olmaz” demek sağlıklı bir argüman değil. Ayrıca Meryem suresinde anlatılan olayın tamamı mucizevi bir doğum süreci. Babasız bir doğumdan bahsediyoruz. Böyle bir olayın içinde hurmanın mevsimi üzerinden tamamen doğal bir değerlendirme yapmak zaten eksik kalıyor. Aynı ayette Meryem’in hurma ağacını silkeler silkelemez meyvenin düşmesi de olağan bir durum değil. Yani anlatım baştan sona mucize bağlamında. Bu yüzden ya mucizeyi kabul edersin ve mevsim tartışması anlamsız kalır ya da mucizeyi baştan reddedersin ve tartışma başka bir zemine kayar. Ama hem mucizeyi kabul edip hem de tamamen doğal takvim üzerinden eleştirmek kendi içinde tutarsız olur. Bu yüzden bu konu bir çelişki değil, bakış açısı farkıdır.
Sana yine benim inancımda yer alan bir ayetle başlayıp bitireyim: “Eğer onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar, yine de ‘gözlerimiz döndürüldü, biz büyülenmiş bir topluluğuz’ derler.” (Hicr Suresi 14-15. ayetler)
Sen tartışmayı anlamak yerine baştan bir karar verip onu kesin gerçek gibi sunuyorsun. Kendi yorumunu mutlak doğru kabul edip karşı tarafın inancını masal olarak etiketliyorsun. Bu yaklaşım tartışma değil, dayatmadır.
Zaten ortak bir noktada buluşamayacağımız net. Bu yüzden tartışmayı uzatmanın bir anlamı yok. Saygılar.
Canım arkadaşım seninki bilimsel analiz değil, yorum üzerine yorum. “Ben böyle düşünüyorum o yüzden böyledir” yaklaşımıyla ilerliyorsun. “Benzerlik var demek ki dinler evrimleşti” diyorsun ama bu sadece bir ihtimal. Aynı veriden “aynı kaynaktan geliyor” sonucu da çıkar. Sen birini seçip diğerini yok sayıyorsun.
Bir de komik olan şu: “Her din kendini haklı çıkarıyor” diyorsun ama sen de kendi bakış açını merkeze koyup diğerini “taktik” diye etiketliyorsun. Yani eleştirdiğin şeyi birebir yapıyorsun.
Gerçekten tarafsız bakmak istiyorsan, iki ihtimali de açık tutarsın. Ama sen baştan karar verip sonra ona uygun yorum üretiyorsun. Bu da bilimsel değil, sadece inançsızlığın farklı bir versiyonu oluyor.