kendi bahçesine bir çiçek ekememiş insanların, karşı bahçenin toprağının altındaki tohuma bile öfkelendiği söylenir. eskiden sorgulardım. şimdi ise başarılarım karşısında değişen bakışlarda anlıyorum. herkes kendi bahçesinden sorumlu ve ben ekmeye devam ediyorum. 🎀
Geçen sene bir tane bile kiraz yiyemedik bu sene kaliteli taze tap tatlı kirazlar yiyoruz bol bol , Allah’ım bu sene kiraza verdığin rızkı ve bolluğu benim hayatıma da ver lütfen amin
ve en garibi bir noktadan sonra onu bırakabilme ihtimalinin varlığını fark ediyorsun. zorla değil, unutmakla değil. sadece artık taşımana gerek kalmadığını anlayarak. belki de büyümek tam olarak bu: aynı acıyla devam etmek ama artık onun altında kalmadan yürüyebilmek. 🕊
bunu okuduğumda içime oturan şey şu oldu: bazı acılar var ki, insanın sadece canını yakmıyor; kim olduğunu da değiştiriyor. ilk başta o yükten kurtulmak istiyorsun, kaçmak istiyorsun ve hatta yok saymak… ama ne yaparsan yap, o seninle geliyor.
ben de bir süre o yükle savaşarak yaşadım; taşıdıkça daha da ağırlaştı sanki. sonra fark etmeden değişmeye başladım. o yük hâlâ oradaydı ama artık beni ezmiyordu. sanki omzumda değil de içimde bir yere yerleşmişti; beni yavaşlatan değil, beni ben yapan bir şeye dönüşmüştü.
babamla gece hasbihalleri yaparken yediğin içtiğin senin olsun istanbul'da neler yaptın eve geldiğinde en çok neyi özledin dedi baba valla senin konforunu ve lüks yaşantını özledim şakasız dedim. bu gece mutluluktan evde tavaf yapabilir 🐬
evlenen arkadaşlarımın babalar günü için çekirdek aileleriyle paylaştığı aşklı meşkli storylerle gözümü açtım. ben de akademik kariyer diye tutturdum işte. günaydın valla
gün boyu evin her tarafında abstract yazmayı denedim. tam bitti dediğim anda hocamın şunları şunları da ekle dediği saat için gece uykusuyla biraz limoniyiz. neyse yine de canım hocam 💌