DEMBİRDER Genel Başkanımız Sn. Mehmet Metiner, Genel Başkan Yardımcımız Sn. Veli Özaras ve Genel Sekreterimiz/Dernek Sözcümüz Sn. Mustafa Akel, Muğla Valimiz Sayın Dr. İdris Akbıyık’ı makamında ziyaret etmiştir.
Sayın Valimize teşekkür ediyor, görevinde başarılar diliyoruz.
DEMBİRDER Genel Başkanımız Sn.@MetinerBasin Genel Başkan Yrd. Veli Özaras ve Genel Sekreterimiz/Dernek Sözcümüz Sn. Mustafa Akel, Muğla il Emniyet Müdürümüz Sn.
Süleyman Karadeniz'i makamında ziyaret etti.
Sayın Müdürümüze ilgisi için teşekkür eder, görevinde başarılar dileriz.
26. Dönem AK Parti Milletvekili ve DEMBİR-DER Genel Başkanı @MetinerBasin: “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin adı Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak değiştirilmelidir.”
Kıbrıs İngilizlere vaktinde kiraya vermek zorunda kaldığımız, 1. Dünya savaşından sonra da yenildiğimiz için elimizden zorla alınıp işgal edilen tapulu mülkümüzdür.
Sayın Bahçeli’nin dediklerine katılıyorum.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin adı Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak değiştirilmelidir.
Oğuzhan Uğur ve ailesi hakkında hazırlanan raporda şirket grubunun güncel araç envanteri incelendiğinde, dijital medya projelerinden elde edilen kurumsal hak edişlerin hızlıca lüks taşıtlara ve üst segment araçlara aktarıldığı tespit edildi.
Gain Medya ile yapılan milyonluk sözleşmelerin hemen ardından, Babala TV şirket hesabına yatan milyonluk "Gain Ödemesi" havalesinden sadece iki gün sonra (5 Temmuz 2024), şirket aktifine HONDA ADV350A model güncel bir motosiklet tescil edildi.
Grubun bir diğer aktif lüks aracı 2019 edinimli AUDI A4 Babala TV envanterinde yer alırken; Oğuzhan Uğur’un kardeşi Tuğrul Uğur’un kendi şahsı adına 2025 yılında satın aldığı BMW marka elektrikli lüks motosikleti ise %100 sahibi olduğu Babalayka Film şirketi kasasından peş peşe çekilen "iş avansları" ile finanse edildiği ortaya çıktı.
Uğur’un 2 binden fazla “avans” çekiminin ise muhasebe oyunları olarak ele alındığı belirtiliyor.
ÇATALCA OLAYININ İÇYÜZÜ/1
Bu bina, bölge vekili iken bizzat ilgilenip takip ederek yapılmasını sağladığım hükümet binası.
14/15 Temmuz günlerinde asılan posterler bunlar.
Sn. Kaymakamımız Yasin Öztürk’ü tanır bilirim.
Hassasiyetinden kuşkum yok.
Aradı konuştuk.
“Çerçeve yasa”nın içinde ne olduğunu bilmeden ama sanki henüz üzerinde müzakere edilen metni okumuşlar gibi yapıp ekranlarda konuşanların uzman veya gazeteci olarak baş tacı edildiği bir ülkede yaşıyoruz.
“Çerçeve yasa”nın neyi içermesi gerektiği konusunda kanaat belirtmek saygı duyulacak bir katkıdır.
Ama okumadıkları-görmedikleri bir metni okumuş gibi yapıp konuşanların yaptıkları saygı duyulacak bir iş değildir.
AK Parti ve MHP heyetiyle görüşen DEM İmralı Heyetinden TBMM Başkan Vekili Pervin Buldan’ın kendisine soru soran bir gazeteciye “İçeriğine dair açıklama yapmayacağız!” sözünü sürecin hassasiyeti açısından takdire şayan buluyorum.
Sayın Buldan’ın tavrından anladığım o ki ortada bir sorun yok ama içeriğin doğru temelde oluşturulması için yürütülen olumlu bir müzakere var.
Henüz içerik tamamlanmadan açıklama yapmamak sürecin selameti açısından en doğru tavır.
Sayın Buldan’ın şahsında DEM İmralı heyetini tebrik ediyorum.
Umarım umutsuzluk ve güvensizlik aşılamayı marifet bilenler Sn. Buldan’ın bu tavrından ders çıkarırlar.
Hayrolacak inşaallah,
Süreçte bir sorun yok.
Biraz sabra ihtiyacımız var.
Ama o sabrı da süreci enfekte etmek isteyenlerin oluşturmak istediği psikolojik bir zemine fırsat vermeden doğru bir anlayış temelinde kullanmalı.
Güvensizlik ve umutsuzluk, bulaşıcı bir virüstür.
Süreci tam da bu kritik eşikte doğru yönetmek hayati öneme sahiptir.
Pusuda bekleyen süreç bozguncularına fırsat verilmemelidir.
Pelin Batu:
"Deprem döneminde paylaştığım içeriği kaldırdım. Başta devlet kurumları ve yöneticileri olmak üzere tüm halkımızdan içtenlikle özür diliyorum.
Geçerli olur mu bilmiyorum ama çok pişmanım.
Dezenformasyon bazen hepimizi etkisine alabiliyor. Araştırmadan, güvenerek hareket etmek yanlıştı.
İnsan neye ve kime güveneceğini şaşırıyor artık. Bir diplomat kızı olarak bana yakışmadı."
15 Temmuz yıldönümlerinde hatırlayacağımız bir hadiseye dönüşmemeli.
Hiç bir zaman unutmadığımız/unutmayacağımız, en önemlisi her gün her an üzerinde yeniden düşünmemiz gereken bir hadise olarak hafızamızda baş köşede durmalı.
15 Temmuz’un o karanlık gecesinde, canı pahasına meydanlara çıkan milli irade ruhunu unutmadık!
Genel Başkanımız Sayın @MetinerBasin ‘ in tankların karşısına dikildiği o tarihi an, mücadelemizin en somut nişanesidir.
15 Temmuz’u unutmadık demek,
O gece kefenini giyerek meydanlara çıkanları unutmamak demektir.
Ölümüne direnenlerin kadrini kıymetini bilmek demektir.
O gece yanımızda olanları olmayanlardan üstün tutmak demektir.
15 Temmuz’da yanımızda ölümüne duranları baş tacı etmek demektir.
Gayrısı retorikten ibarettir.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nun ihraç edilip edilmeyeceğine ilişkin soruya, “Görülen bir dava var. Yarın aklanırsa ne olacak? Neden ihraç edelim? Öyle bir düşüncemiz yok.” yanıtını verdi.
Kürtsüz Türk eksiktir.
Türksüz Kürt tam değildir.
Kürtler kendi aidiyetleriyle vardırlar.
Bu aidiyetle varolma iddiası, kimlik siyaseti veya etnisite tapınmacılığı değildir; Allah’ın ayetlerinden birinin kabulü demektir.
Kürtsüz Türk’ü imkansız görenler, Allah’ın ayetlerinden biri olarak addedilen bu farklılık olgusunu siyasi ve sosyal bir mimariye dönüştürmek gerektiğine yürekten inanırlar.
Herkes kendisi gibi kalarak kendini özgürce geliştirebilecek ama bir diğeriyle de anlamlı bir bütünlük oluşturacaktır.
Akidemizin öngördüğü kardeşlik tam olarak budur.
Bir büyük millet olma tasavvuru da budur.
İnkardan kabule, ayrılıktan birliğe, yıkımdan inşaya evrilen yeni bir dönemin eşiğinde bulunuyoruz.
Bu eşiği aştığımızda Türkiye bu anlamlı ve güçlü kardeşlik projesiyle tarih sahnesinin en güçlü aktörü olacaktır.
Süreci silahların bırakılmasından ibaret görenler yanılırlar.
Asıl sonrasındaki inşa süreci çok daha tarihi önemdedir ve çok daha gereklidir.
Sağolasın Hamza…
O gecenin sadece bir görüntüsü bu…
Tamamı kitap olacak anlarla ve anılarla dolu…
Milletin yiğit evlatları çıplak elleriyle o gece destan yazdılar…
İsimsiz kahramanlarımızdırlar onlar…
Onların hakkını asla ödeyemeyiz…
Asıl kahramanlar onlardır.
Bizi düştüğümüz yerden o ölüme meydan okuyan yiğitler kaldırdılar…
O gece ortalıkta görünmeyenler ne yazık ki sonrasında nutuk attılar, zaferin üstüne oturdular…
O yüzden 16 Temmuzcularla 15 Temmuz’un isimsiz kahramanlarını ayrı tutmak lazım..
O isimsiz kahramanlarımızın ellerinden öpüyorum, hepsini saygıyla anıyorum…
Reis o gece yalnızdı…
Gün ışıdıktan çok sonra etrafı kalabalıklaştı yine…
O gecenin canlı tanığı olduğum için biliyorum…
İbretlik şeyler yaşadık….
Ama ibret alamadık…
Vakit geçtikçe de o ibretlik şeyleri unuttuk…