.
6 Temmuz Pazartesi
Güneş Kare Satürn
Bugün gökyüzü seni sevmeyecek.
Sana çiçek göndermeyecek.
Şans dağıtmayacak.
Kapını umut çalmayacak.
Bugün gökyüzü, cebine birkaç kilo taş koyup
“Haydi yürü.” diyecek.
Çünkü bazı pazartesiler,
takvim değildir.
Mahkemedir.
İnsan kendi içine ifade vermeye çağrılır.
Yengeç, çocukluğunun kırık tabağını hâlâ saklıyor.
Satürn ise eline bir çekiç verip,
“Artık bunu taşıma.” diyor.
Bazı yükler kader değildir.
Sadece yıllardır sırtında unuttuğun bavullardır.
Bugün omuzların değil,
geçmişin ağrıyacak.
Çünkü en ağır valiz,
içinde kimsenin özür dilemediği anıları taşıyandır.
Yarım kalmış cümleler…
Geri dönmeyen insanlar…
Adını bile anmak istemediğin şehirler…
Hepsi bugün aynı masaya oturacak.
Sigaranın dumanı tavana değil,
hafızana yükselecek.
Kahven soğuyacak.
Saat ilerleyecek.
Sen olduğun yerde kalacaksın.
İşte Satürn tam da budur.
İnsanı zincirlemez.
Zincirlerini gösterir.
Bugün yardım istemekten utanma.
Çünkü duvarlar bile tek başına ayakta durmaz.
Onları görünmeyen demirler taşır.
Ve unutma…
Gökyüzü bazen seni ödüllendirmek için değil,
içindeki pası sökmek için sertleşir.
Acı, bazen Tanrı’nın değil,
hayatın zımpara kâğıdıdır.
Canını yakar.
Ama fazlalığını da alır.
Bugün biraz eksileceksin.
Yarın daha gerçek olabilmek için.
İnsanların kişilik oluşumunun en değerli yeri olan eşik altının 0-6 yaş arası oluştuğu kesin.. Onun dışında alınacak hiçbir şey kişiliği çok da değiştirmiyor.. Bakın organiseten, genetik geçişten ya da malumun ilamından bahsetmiyorum.. Kişilikten bahsediyorum.. Yani Borderline, Narsisizm, Şizoid, Kaçıngan, Obsesif, Paranoid, Pasif/Agresif..
Çocuklukta oluşan ve yerleşen mizaç unsurları;
- Merkezi sinir sistemi bozuklukları
- Anne ve babanın çocuk yetiştirirken sergiledikleri tutum
- Kültürel faktörler
- Fiziksel çevre(Coğrafya)
- Psikoanalitik Faktörler (Bilinçaltı faktörler) gibi..
Hayat bazen sana bir insan göndermiyor, bir ders gönderiyor.
O dersin adı bazen manipülasyon oluyor, bazen kontrol, bazen de sürekli senden alan ama sana hiçbir şey vermeyen insanlar…
Bugün geriye dönüp baktığımda ona değil, kurtulduğum güne şükrediyorum. Allah kötü insana fırsat vermesin.
Jüpiter Yengeç’in ilk hediyesi şu oldu:
Bazı kapılar yüzüne kapanmaz, seni korumak için kapanır.
Bazı insanlar vardır: 1 ekmek lazımken 2 tane alırlar, telefonunun şarjı %25’ken şarja takarlar, benzinin yarısı bile bitmeden benzin alırlar, bir mesaj atarken iki kez düşünürler, kullandıkları ürün bitmeden yenisini alırlar. Bu insanlar aşırı tedbirli görünseler de aslında ++
@medyascope@ozgecanozgenc Muhtemelen yavuz hırsız olayı gibi,kendi yaptıklarını karşı tarafa yükleyerek akıl oyunu yapmaya çalışıyor.Artik biliyoruz ki sucladiklari her şey, iftiraları tam da onları işaret ediyor
Hiç kafanızın içinde sürekli yemekle ilgili bir ses dönüp duruyor mu? Hani fiziksel olarak toksunuzdur ama o "bir şeyler yesem" hissi bir türlü susmaz. Eğer hayatınızda sizi yoran, o toksik ilişki döngüsünün içindeyseniz; bu bitmek bilmeyen "food noise" (yemek sesi) aslında midenizden değil, maruz kaldığınız o duygusal yükten geliyor olabilir.
Ben hayatımda Terazi etkililer kadar sabırlı ve o sabırdan sonra ortalığı ateşe veren bir burç daha görmedim. Mesela idare ediyor, emek veriyor, yapmadığınız şeyleri sorun etmeyip kendisi tamamlıyor hep güler yüzlü, hep orta yol buluyor arkadaş/sevgili fark etmez ve siz hep böyle olacak sanırken bi gün hayatınızdan yok oluyor. Birden bire de yok olmuyor bu arada önce çektiği her şeyin bedelini size kesip sonra çıkıyor. Ben tehlikeli bir burç olduğuna inanıyorum belki Akrep kadar intikam yada daha sinsi değil ama mutlaka ödeşiyor. Satürnde zaten boşuna terazi de yücelmiyor.
sonra eve dönüyorsun, odası eşyaları orda duruyor, ama o yok. her yerde bir izi hatırlatan bir hatırası var, ama o yok.
her an gelecekmiş gibi ama bir daha asla gelmeyecek.. zor olay. yaşayan bilir.