Osmanlı, Batı denetimine girince ilk yaptığı işlerden birisi köpek ve kedi katliamı oldu. Ardından da martı, serçe, ayı, karga... Katliamları. Köpekleri katletmek isteyen memurlar halk tarafından dövülünce öldürüp kuyruğunu getirene ödül verilmeye başlandı, diğer canlılara da uzandı bu. Kuyruksuz köpekler, kedilerle doldu kentler... Ayılar, leoparlar ve arılara kadar uzandı bu cavarlaştırma süreci... Aşağıya linkini de bırakacağım süreci anlattığım...
Trump’a şirin gözükmek için kendi vatandaşına zulmetmek sömürge zihniyetidir.
Kimsenin Türkiye Cumhuriyetini ve vatandaşlarını olağan şüpheli sayarak küçük düşürmeye hakkı yok.
NATO Zirvesi bahanesiyle tutuklanan sosyalistler ve çevreciler serbest bırakılmalıdır.
“NATO gözaltılar”ında yapılan sorgulardan bir kısım:
— “TKP/ML adına aldığınız silahlı, silahsız eğitim aldınız mı?”
+ Doç. Dr. Emel Memiş: “Ben bir bilim insanıyım. İthamların hepsi asılsız. Devletim, milletim için çalışan bir insanım.”
+ Tuğba Kiper: “Ben 79 yaşında bir vatandaşım. Türkiye'nin ilk kadın mühendislerindendim. TEMA vakfına doğayı ve çocuğu sevdiğim için çocuklara eğitim veriyorum.”
Fotoğraf: T24
🟣 Feminist iktisat alanındaki çalışmalarıyla tanınan çok değerli akademisyen Emel Memiş, Ankara'daki NATO Zirvesi öncesi gerçekleştirilen operasyon kapsamında hukuka aykırı bir şekilde tutuklandı.
⚠️ Ankara Üniversitesi SBF Öğretim Üyesi ve feminist iktisatçı Doç. Dr. #EmelMemiş’in haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklanmasını endişe ve öfkeyle karşılıyoruz. Akademiye, kadın çalışmalarına ve hak savunuculuğuna gözdağı kabul edilemez!
♀️ Hayatını eğitime, bilime ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesine adamış bir bilim kadınının, anti-demokratik ve hukuksuz şekilde özgürlüğünden mahrum bırakılması kabul edilemez.
Akademinin ve hak savunucularının sesini susturmaya yönelik bu baskıcı uygulamalara derhal son verilmelidir.
⚖️ Yargı, barışçıl sesleri ve kadın mücadelesinin öznelerini cezalandırma aracı olamaz. Bilimi, eşitliği ve adaleti savunmaktan vazgeçmeyeceğiz!
Emel Memiş ve haksız yere tutuklanan tüm hak savunucuları derhal serbest bırakılmalıdır!
#EmelMemişYalnızDeğildir #AkademiSusturulamaz
‘Hayvanlar ölmesin, hayvanseverler üzülmesin’ mi?
Ortada hayvan mı kaldı? Masum / uysal ne kadar can varsa ‘dostlar alışverişte görsün’ diyerek hepsini toplayıp doğrudan olmasa da dolaylı yollardan öldürdüler!
Agresif hayvanlar, özellikle kırsal bölgelerde üremeye devam ediyor, oralarda kamera yok ya!
Merdiven altı üretim ve yasa dışı satışlar devam ediyor ve elbette terk etmeler de…
‘Yıl sonuna kadar sokakta hayvan kalmayacak’ deniyor ama nasıl yapılacağını bilen beri gelsin!…
Hayvan severler mi? Sadece üzülmedik ki; mama lobisi olduk ve bu tabiri çok üst düzey devlet yöneticilerinden de duyduk! Menopozlu evde kalmış karılar olduk, itperest olduk; olduk da olduk!
Bu ülkenin en masum, en vicdanlı, en insaflı kitlesini önce itibarsızlaştırmaya; sonra da terörize edip politikleştirmeye çalıştılar!
Üzülmek mi, çok hafif kalır!
Biz her gün kahroluyoruz…
Bundan nasıl dönüş olur bilmiyorum ama bir an önce dönülse elbette çok iyi olur!
Sokak hayvanlarının popülasyon artışını kontrol etmek için sürek avına gerek yok; ÜRETİMİ YASAKLA, TERK ETMEYİ ÖNLE VE DÜZENLİ KISIRLAŞTIRMA YAP!
Bunca yıldır öğretim üyesiyim, dünyanın en iyi üniversitelerinde ders verdim. Akp’ye geçen Nimet Özdemir’in bitirdiği Conley Üniversitesi diye bir üniversitesi ne duydum. Ne işittim! Web sayfasında 1,5 yılda lisans diploması verdiği yazıyor. YÖK nerede? 1,5 yılda lisans diploması olur mu yahu? Bu TBMM’ye nasıl insanları sokmuşlar? TBMM TBMM olalı böyle milletvekilleri görmedi!
Kötü haber: Felsefe pek çok siyasi ve toplumsal felakete neden olup karanlığa gömüldü. İlkelliğe ve karanlığa gömülen bugünün insanı gibi. Batıda ve doğuda artık kimse yok. Sadece fragmanlar kaldı. Sıfır noktasındayız. Olanı yeni gözlerle yeniden görmek ve belirlemek zorundayız.
Tam olarak nasıl bir mecburiyet acaba? İnsanlar çıplak aramaya maruz kalıyor, çocukları ile tehdit ediliyor, yıllardır, aylardır hapiste yatıyor, binlerce sayfalık saçma iddianamelerle boğuşuyor, mallarına el koyuluyor, hastalıklar, hücrede tecrit edilenler, polis zoru ile binalardan çıkarılanlar...
Bunlar Nimet hanım’ın da başına gelsin tabi ki istemeyiz ama zaten dokunulmazlığı da olan bir milletvekili olarak tam olarak nasıl bir mecburiyet yaşadı? AKP ye katılmasaydı başına ne gelecekti? Tehdit neydi? AKP milletvekillerini, belediye başkanlarını ne ile tehdit ediyor?
İnsani olarak Nimet hanım’a üzülebiliriz, ama şu ortamda “mecbur kaldım” savunması milletin vekilinden duyacağımız cevap olmamalı.
Özetle her zaman seçim vardır. Mecbur değildi, seçim yaptı.
Burda da bizim gibi merkezi sinir sistemi olan, bizim gibi sevinen, üzülen,korkan, boncuk boncuk gözleriyle bize bakan hayvanlar öldürülmek için toplama kamplarına tıkılıyor. Dimi @mustafaciftcitr bakın medeniyet böyle bişey!