KUDDUSİ OKKIR’IN ANISINA SAYGIYLA
(1948, Yalova - 6 Temmuz 2008, Edirne)
Ümraniye soruşturması çerçevesinde yapılan operasyonda İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ün talimatıyla gözaltına alınan Teknopark Elektronik Bilişim ve Danışmanlık şirketinin sahibi Kuddusi Okkır, 20 Haziran 2007 günü mahkeme kararıyla tutuklanarak Bayrampaşa Cezaevi'ne gönderildi. Burada on gün tutuklu bulunan Okkır, daha sonra Tekirdağ F Tipi Cezaevi'ne nakledildi. Bu dönemde Okkır'ın, Ergenekon örgütünün finansörü olduğu iddiası ortaya atıldı.
Sağlıklı bir biçimde tutuklanan Kuddusi Okkır'ın, cezaevinde kaldığı dönemde sağlığı bozuldu. 2008 yılının Nisan ayı sonunda "majör depresyon" teşhisiyle Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edilen Okkır'a, burada ayrıca zatürree ve böbrek yetmezliği teşhisi kondu. Bayrampaşa Devlet Hastanesi, Haseki Devlet Hastanesi ve Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü'ne götürülen Kuddusi Okkır, son olarak 10 Mayıs 2008 tarihinde Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne yatırıldı ve yapılan tetkiklerde "akciğer kanseri, beyin ve kemik metastazı" teşhisi kondu.
Kuddusi Okkır'ın sağlık durumu raporu, birkaç kez İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunuldu. Ancak 1 Temmuz 2008 tarihinde, savcılığın talebiyle nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Fakat sağlığı bir hayli bozulan, bilinci kapalı olan ve aşırı kilo kaybı yaşayan Kuddusi Okkır, konuşamıyor, ayakta duramıyor, kişisel gereksinimlerini tek başına gideremiyor, ağız yoluyla ilaç tedavisi olamıyor ve ağızdan beslenemiyordu. Kuddusi Okkır, 6 Temmuz 2008 günü Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Okkır öldüğünde zanlı durumundaydı ve Ümraniye soruşturması iddianamesi henüz tamamlanmadığından dolayı, tam olarak neyle suçlandığını bilmiyordu.
Zamanın Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin konuyla ilgili bir açıklama yaparak, Okkır'ın sağlığı için cezaevinde gerekli tedbirlerin alınmadığı iddialarına yanıt verdi ve olayın incelenmesi için müfettişler görevlendirdiğini belirtti. Şahin, yapılan incelemelerin ardından, suçlu bulunanların cezalandırılacağını aktardıysa da bir sonuç alınmadı.
Anımsamamız gerekir; o günlerde “Ergenekon’un dibine gidilsin, Balyoz’a balyoz indirilsin” diyenler ve yazanlar, sümüklü Feto destekçileri, terör örgütü yandaşları, solcu artıkları, ve i-kinci cumhuriyetçiler bu gün neredeler, ne yapıyorlar? Bu ölümleri, bu mağduriyetleri yaşatanların ve tüm destek verenlerin de bağımsız yargıda, yargılanacağı günler gelecektir.
Hafızası olmayan toplumlar, emperyalizmin her süslü ve soslu oyununa kapılır ve mutlu olurlar. Ama o mutluluk, sadece kendilerinin kişiliklerini yitirerek yalakalaşmasına ve ülkelerinin de sömürge olmasına yarar. Yalnızca bilgili olmak yetmiyor, bilinçli olmak da gerekiyor..
Suay Karaman.
Meryem Hanım ve Abdulkadir Bey Hatay'da deprem sonrası bir gecekondu da kızlarıyla birlikte yaşamlarını zor şartlarda sürdürmeye çalışıyorlar. Aslında daha önce yolumuz onlara birkaç kez düşmüş ve ziyaret etmiştik, bazı ihtiyaçlarını da gidermiştik ancak başımızı kapıdan içeri hiç sokmadık. Mümkün mertebe rahatsızlık vermeden, bahçelerinde görüştük. Son ziyaretimizde Meryem Hanım evin içine davet edip temiz battaniye, çarşaf, yorgan isteyince içeri girmek kısmet oldu ve ortamı görebildik. Böyle temiz, güzel, inançlı ve hayatın ileri yaşlarında olan insanlar için uygun değil. Daha sağlıklı ve yaşanabilir bir ortama sahip olabilmekleri için el birliğiyle bir çaba gösteriyoruz. Bu eve ilk geldiğimde 'Allah'ın askerleri çoktur.' demişti Meryem Hanım. Bu ziyaretimiz gerçekten de öyle hissettirdi. Yanımızda bizim gibi iyi niyetli arkadaşlarımızdan oluşan bir ordu, onların hayat savaşına yardım etmeye geldik. Tüm destekler için şimdiden teşekkür ederim. Gelişmeleri aktaracağım.
Sevgiler, ÇELİK
Ahh nasil anlatayım seni ne kadar cok özlediğimi ogul guzel ogul can ogul seni seviyorum canım canim canim ben öleydim Umudum 😭😭😭kurbaney beklemekten özlemden yoruldu beynim oğul
#isiasortakdavamız#isiasolasıkast
Sevgili Hakan Tosun’un katledilmesiyle ilgili davanın ikinci duruşması öncesinde Bakırköy Adliyesi’ndeyiz. Basının, gözlemcilerin, izleyicinin salona girmesi kolluk tarafından engelleniyor.
#HakanTosunİçinAdalet talep ediyoruz,
#HakanTosunYalnızDeğildir diye haykırıyoruz!
Bir kuyu tipi kaç insan eder?
YÜZLEŞME/
Gökyüzü, açık hava, insan sesi yasak. Temel haklarını talep eden insanların sesi duyulmuyor.
12 Eylül rejiminin temellerini attığı cezaevi sistemi sürdürülüyor!
Mazlum İçli’yi unuttum sanmayın. 14 yaşında 140 km ötede müzik yaparken cinayetten hapse girdi. Birisinin suçlu bulunması gerekiyordu,140 km ötede olduğu ıspatlanmasına rağmen 10 küsur yıldır hapiste. Çünkü gariban, arkası yok
Çorlu Tren Katliamı'nın üzerinden tam 8 yıl geçti! 7’si çocuk 25 canı yitirdik.
Hâlâ tek bir üst düzey yetkili hesap vermedi, asıl sorumlular korundu. Buna karşılık, evladını toprağa veren acılı aileler adliye kapılarında sürüklendi, yargılandı! Adalet yine öleni değil, ihmali olanları korudu.
Bu utancın ve adaletsizliğin ortaklarını biliyoruz. 25 canımızı unutmadık, unutturmayacağız!
#AhmetTelli Entübe edilmiş.. 😥
Gidersen yıkılır bu kent
Kuşlar da ölür..!
Bir tufan olurum
Sustuğun her yerde.."
Çok geçmiş olsun..
Acil şifalar diliyorum..
#DireAhmetTelli iyi haberlerini bekliyoruz.. 🙏😥
#AhmetTelli Entübe edilmiş.. 😥
Gidersen yıkılır bu kent
Kuşlar da ölür..!
Bir tufan olurum
Sustuğun her yerde.."
Çok geçmiş olsun..
Acil şifalar diliyorum..
#DireAhmetTelli iyi haberlerini bekliyoruz.. 🙏😥
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık 16 aydır cezaevinde. Bugün de tahliye edilmedi.
#MehmetMuratÇalık'ın
ablası Sema Koçhan isyan etti:
"NEYE GÖRE KARAR VERDİNİZ? NEYE GÖRE..
78 YAŞINDAKİ KADININ GÖZÜNDE YAŞ KALMADI"
Hene Ebu Zeyneb 19 yaşında üniversite öğrencisiydi ve harçlığını çıkarmak için sigortasız çalıştığı kafede elleri bağlı şekilde ölü bulundu.
İntihar şüphesi denilerek olayın üstünü örtmeye çalışıyorlar. Hene’nin şüpheli ölüm araştırılsın, ölümden sorumlu kim varsa yargılansın!
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi serbest bırakıldı, 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi. Dava dosyamız hala Yargıtay’da!
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet