Millet doğrulup yola koyulalı çok oldu.
Bu saatten sonra baskıyla, operasyonla yürüyüşümüzü durduracağını sananın aklına şaşarım.
Adana’dayız.
Milletin arasındayız.
Dimdik ayaktayız.
Bu da size dert olsun!
Hukuksuzluğun en üst seviyesini yaşadığımız bu dönemde; dün tahliye olan yol arkadaşlarımız bizleri mutlu etti.
Başta İnan Güney Başkanımız olmak üzere tüm arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Ekrem İmamoğlu ''susma hakkını'' kullanmadı.
Konuşmak istedi.
Savunmasını yapmak istedi.
Hakkındaki iddialara tek tek cevap vermek istedi.
Ama susturuldu.
Savunma hakkının engellendiği yerde adaletten söz edilemez.
#SavunmaHakkıEngellenemez
İmamoğlu’nun avukatları kürsüdeki kişiyi rezil ediyor şu anda.
Tora Pekin:
“Savunma yapmaktan kaçıyorsunuz dediğiniz müvekkil 9 Mart’ta ilk duruşmada buraya geldi, ifade vereyim dedi.
İlk ben konuşayım dedi. Siz kabul etmediniz. Sen son sırada konuşacaksın dediniz.
Aylar geçti şimdi son sıradayız, şimdi de aynı müvekkile ya yarım günde konuşup susacaksın ya da susma hakkını kullanmış sayarım diyorsunuz.
Susma hakkınızı mı kullanıyorsunuz dediniz, HAYIR DEDİ.
Şimdi ne okuyorsunuz?
Tutanağınız hakikat dışı.
İşlemleriniz hakikat dışı!”
Tam da meslektaşımın dediği gibi yaşanan her şey gerçek bir kepazelik!
Sabah 08.10’da, hapishanede, mahkeme heyetinin İBB duruşmasına katılmamı engelleyen keyfî kararı tarafıma bildirildi.
Benim ismimle kurulan iddianamenin görüşüldüğü mahkemeye katılmamın engellenmesi çok ağır bir hak ihlalidir, düşman hukukunun zirvesidir.
Mahkeme iddianamede en fazla suç isnat edilen kişilerin ve avukatlarının savunmalarını kısıtlamakta, yok saymaktadır.
Bu durum, “asrın hukuksuzluğu” İBB davasının tümüyle çökmüş, bir yargısız infaz yığınına döndüğünün ispatıdır.
Dava açıldıktan sonra doğal yargıç ilkesi hiçe sayılarak dizayn edilen, bu sebeple bağımsızlığı ve tarafsızlığ��ndan asla söz edilemeyecek mahkeme heyeti, bugün itibarıyla görünürde bile olsa yargılama faaliyetinden tümden vazgeçmiştir.
Bu hukuksuzluğu ifşa ediyorum. Milletimiz duysun.
6 Temmuz Pazartesi günü hem sözde casusluk hem de diploma davasında 2 ayrı mahkemede yargılamam var. İBB Davası’nın hakimi ise aynı gün benim İBB Davası’nda savunma yapmamı istiyor. Üstelik daha önce en son savunma yapmamı kabul ettiği halde.
Bir insan aynı gün 3 ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken mahkeme başkanının 9 Temmuz’da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür.
Neden 9 Temmuz ısrarı?
Bu ani kararın sebebi ne?
3 eylemi olan sanıklar 1 tam gün savunma yaparken, 142 eylemden suçladıkları Ekrem İmamoğlu’nun savunması neden kısıtlanıyor?
Bu soruların yanıtı yok. 9 Temmuz sonrası Türkiye’de ne olacak?
Muhtarlık Kaldırılmalı!
🌑Türkiye’de 50.428 muhtar var.
🌑Bir muhtarın sadece aylık maaş maliyeti: 39.470 TL
🌑Yıllık yük: 23,9 milyar TL
Dijital çağda Vatandaş e-Devlet’ten işini hallediyor, vergiler muhtara maaş ve prim olarak ödeniyor!
▶️Kaldırmaz orası ayrı!
Bir yolun doğru olduğunu, o yolda kimin yürüdüğünden anlarsınız.
Bugün o yolda kadınlar ve gençler var.
Emekliler var.
Emekçiler var.
Esnaflar, çiftçiler var.
Millet var!
Türkiye'de yeni bir yol açıyoruz.
48 yaşındayım. 30 yıldır ne zaman seçim olsa , oyumu CHP'ye verdim. Kolay mı şimdi mührü başka partiye vurmak?
KOLAY.
CHP ruhunu kim taşıyorsa onun peşindeyiz artık. Sade bir seçmen olarak bundan sonra
Özgür Özel nereye, biz oraya.
Ak Parti verdiği sözleri tutmadığı için mağdur olan öğretmenler, günlerdir Ankara’da en demokratik şekilde seslerini duyurmaya çalışıyor.
Özel sektör öğretmenleri taban maaş istiyor; mülakat mağduru öğretmenler ise adalet talep ediyor.
Ama Ak Parti’nin çürümüş ve yozlaşmış kara düzeni, devletin polisini kendi beceriksizliğine kalkan yapmaya çalışıyor.
O öğretmenlerin polisle de devletle de bir derdi yok. Onlar, kul hakkı yiyen Ak Parti’nin kara düzenine itiraz ediyor.
Bu ülkenin öğretmenlerine, “Hak arayamazsın, adalet isteyemezsin, sus, yerinde otur” diyenlere karşı biz öğretmenlerin yanındayız.
Öğretmenlerle masaya oturmak, dertlerini dinlemek yerine onları günlerdir abluka altında tutan bu zalimliğe itiraz ediyoruz.
İktidarımızda özel sektör öğretmenleri için taban maaş uygulamasını hayata geçireceğiz; kamuda mülakatı amasız, fakatsız kaldıracağız.
Öğretmenlerin hakkını yiyen bu kara düzeni, bugün biber gazıyla terbiye edilmek istenen öğretmenlerle birlikte değiştireceğiz.
Bize bina değil, yürek lazım.
Biz binalardan çıktık, milletin açtığı yolda yürüyoruz.
Yanımızda memleketimin güzel insanları oldukça, gerisi teferruat.
CHP’nin belediyeleri ezici bir şekilde kazanmasını Erdoğan bir türlü hazmedemedi. Çok büyük yolsuzluklar varmış gibi belediyelerimize operasyon üzerine operasyon çekiyor. Ben size esas yolsuzluğun Borsada yapıldığını, lağım gibi patlayacağını söyleyim. Öyle büyük manipülasyonlar yapılıyor ki bunlar ortaya çıktığında ağzınız açık kalacak! Şimdilik CHP’nin yolsuzluk balonları ile toplumu oyalayabilirsiniz ama bir an gelecek mızrak çuvala sığmayacak öyle değil mi @memetsimsek ?