48 yaşındayım. 30 yıldır ne zaman seçim olsa , oyumu CHP'ye verdim. Kolay mı şimdi mührü başka partiye vurmak?
KOLAY.
CHP ruhunu kim taşıyorsa onun peşindeyiz artık. Sade bir seçmen olarak bundan sonra
Özgür Özel nereye, biz oraya.
@tayfunyildirim2 Ben 360ay öncesine gitmedim ki. 30 yıl boyunca hangi seçim olduysa , hangisinde kabine girdiysem chp'ye vurdum mührü dedim. Tebrikler ama. İncelemişsiniz. Umarım herkesi böyle detaylı inceliyorsunuzdur.
Atatürk’ün Temel İlkeleri:
-Cumhuriyetçilik,
-Milliyetçilik,
-Halkçılık,
-Laiklik,
-Devrimcilik,
-Devletçilik.
Ayrıca, Bütünleyici İlkeler vardır:
-Milli Egemenlik,
-Milli Bağımsızlık,
-Milli Birlik ve Beraberlik,
-Yurtta Barış, Dünyada Barış,
-Çağdaşlaşma,
-Bilimsellik ve Akılcılık,
-İnsan ve İnsanlık Sevgisi’dir.
Bu ilkelerin tümü KEMALİZM’i oluşturur.
*Butlan CHP’nin yanından bile geçmediği ilkeler…
#Atatürk
Hiç canın sıkılmasın, kendini üzme.
Gidersek de beraber gideceğiz,yanında kalabalık olacağız yine.
Merak etme senin olduğun her yerde Atatürk'ümüz de bizimle olacak.
"LİDERSİZLEŞTİRİP SEÇİMİ SEÇENEKSİZ HALE GETİRMEYE ÇALIŞIYORLAR"
Özgür Özel:
🗣️ "Yüzde 30’larda olan iki partiden birini adaysızlaştırıp, kurumsuzlaştırıp, lidersizleştirip seçimi seçeneksiz hale getirmeye çalışıyorlar. Ya hep beraber ya hiçbirimiz, kurtuluş yok tek başına!"
https://t.co/8JjzhpHq3P
Yürüyelim arkadaşlar…
Atatürk Samsun’a çıkmıştır ancak Samsun İngiliz kaynamaktadır. Havzaya geçmeye karar verir. Çok eski Benz marka bir araba bulurlar. Yola koyulurlar.
Bir süre sonra araç bozulur.
Şoför Mustafa Kemal’den biraz beklemesini ister.
Mustafa Kemal bir an duraksar.
Ancak beklemek onun tabiatında yoktur.
Karşıdan Havza’nın ışıkları gözükmektedir.
Mustafa Kemal yürümeye başlar.
Çünkü onun tabiatında durmak, beklemek yoktur.
Hem yürür hem de genç yaşlarında öğrendiği o marş mırıldanmaya başlar.
Dağ başını duman almış
Gümüşdere durmaz akar
Güneş ufuktan şimdi doğar
Yürüyelim arkadaşlar
Beklemenin zamanı değil.
Yürüyelim arkadaşlar…
DİKKATLE OKUNMALI:
“Kılıçdaroğlu iki buçuk saatlik TV konuşmasında temelde siyasal iktidarın kurguladığı tezlerle uyum içinde olduğunu göstermiştir. Siyasal iktidarın CHP’yi parçalama projesinin uygulayıcısı olduğunu kabul eden bir pozisyona sahip çıkmıştır.
Kılıçdaroğlu bu konuşmasındaki mantık sistemi ve çelişkiler nedeniyle siyasi hayatının sonuna doğru yol aldığının altını çizmiştir.”
Özgür Özel'den tarihi sitem
"Oyumuz çalınmasın diye seçim varmış gibi sabahın 6'sında görevlileri okullara gönderip tatbikat yaptık
Gelmeyenleri eledik, yenilerini belirledik
Biz sandık namusu için bu kadar çalışırken bu yapılır mı partiye ?"
Bu yapılır mı alçaklar ?"
Deniz Zeyrek yazdı:
Kılıçdaroğlu kendi ayağını mı vurdu?
CHP’nin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından atanan Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP lideri Özgür Özel’in birtakım ihtiyaçlar karşılanırken belediyelerden para istemesine tepki gösterirken şöyle demişti:
“Parayı veren kişiler bizzat bunları itiraf ediyor. Adam diyor ki ‘ben sana şu saatte şurada rüşvet verdim’ diyor. Telefonlar uyuşuyor, her şey uyuşuyor neden takip edilmiyor? Bir parti belediyeden para isteyemez. Para alınıyorsa bu rüşvettir.”
***
Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri aklıma yandaş medyanın kendisiyle ilgili iddialarını ve uğradığı haksızlıkları getirdi. Bugün bu iddialardan birini anımsatacağım.
Tarih 24 Haziran 2021.
Haber Sabah Gazetesi’nde yayınlanmıştı.
İddia şuydu: Kılıçdaroğlu, Halk TV’nin yanına yeni bir TV kanalı kurulmasını istemiş. Erdoğan Toprak’ı belediye başkanlarından gerekli parayı toplaması için görevlendirmiş. Hatta Erdoğan Toprak, Kılıçdaroğlu’na “10 belediye 300 bin dolar verirse yeterli destek sağlanmış olur” demiş. O da “toplayın” talimatı vermiş.
Küçük belediyelerden 300 bin dolar, Sarıyer Belediyesi gibi belediyelerden 2 milyon dolar istendiğine dikkat çekilen habere göre Toprak parayı toplamaya başlamış.
Hatta, dönemin CHP’li Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen gazeteye şöyle bir açıklama yapmış:
“Toprak benden televizyon için para istedi. Levent’teki ofisine gittim. Param yoktu, oğlumun düğünündeki altınlarını kuruş kuruş hesap edip bir kâğıda yazarak Erdoğan Toprak’a bürosunda verdim ve para yetmedi. Üzerine de 48 milyar verdim.”
***
Bu arada haberde sözü edilen TV kanalı Artı 1 TV’ymiş.
Haber devam ediyor:
CHP’li başkanların çoğu Erdoğan Toprak’ın Levent’teki ofisine paraları götürmüş. Buna karşın kanal Sezgin Baran Korkmaz’ın parasıyla kurulmuş. Toplanan 40 milyon lira da (bugünün parasıyla 250-270 milyon lira) hiçbir zaman kanala gitmemiş.
Erdoğan Toprak, o dönem bu iddianın külliyen yalan olduğunu açıkladı ve “Tüm iddialar aday olamayan bazı kişilerin intikam çabalarının sonucu” dedi.
Bu arada küçük bir araştırmayla para verdiği iddia edilen başkanlar arasında Selami Öztürk, İsmail Ünal, Şükrü Genç, Battal İlgezdi ve Ünal Erzen gibi isimlerin yer aldığını öğrendim. Kendileri de bu konuda yaşadıkları deneyimi bana anlatabilir.
***
Aktardığım Sabah Gazetesi haberinde ne deniyor?
Bazı başkanlar, para verdiklerini ve Erdoğan Toprak’ın da Kemal Kılıçdaroğlu adına o paraları aldığını iddia ediyor.
Şimdi Kılıçdaroğlu’nun 19 Haziran 2026 Cuma günü Sözcü TV’deki cümlelerine dönelim. Ne demişti:
“Parayı veren kişiler bizzat bunları itiraf ediyor. Adam diyor ki ‘Ben sana şu saatte şurada rüşvet verdim’ diyor. Telefonlar uyuşuyor, her şey uyuşuyor neden takip edilmiyor? Bir parti belediyeden para isteyemez. Para alınıyorsa bu rüşvettir.”
Bu mantıkla, Kılıçdaroğlu 2021’de belediye başkanından para toplatmışsa bu eyleme rüşvet dememiz gerekiyor.
Bu durumda Erdoğan Toprak da rüşvete aracılık eden isim oluyor.
Bugünkü konuşmasını dinledim, esas olarak CHP örgütüne seslendi.
Belli ki yeni parti kurulursa CHP’den vazgeçmiş hissedecek örgüt mensuplarına mesaj verdi çünkü örgütün içi buruk, kimse CHP’nin “kaybedilmesini” hazmedemiyor. İnsanlar binalardan fiziksel olarak çıkarıldı, bunlar ağır şeyler.
Onun için de Özel parti örgütüne yeni parti kursak da geri geleceğiz ve CHP yi de geri alacağız mesajı veriyor.
Yani Özel CHP yi “gömmüyor” yeni parti kolektif bir bağlantı nesnesi olarak kurulacak. Bu sağlam bir kurucu mit ve örgüt içi yakıt olabilir.
Bu arada Özel melankolik / romantik bir mizaca sahip, dava sadakati için iyi bir şey bu, çünkü melankolik gömmez, yaşatmaya devam eder.
O gün polis işgali altında CHP binasından çıkarken bir şey aldıysa bi resim, bi kalem, bi kapı tokmağı vs. ve bir gün gelip bunu yerine koymak için bekledim derse hiç şaşırmam.
Özgür Özel "Ben milletten bu yetkiyi bank üzerinde mücadeleyle aldım, haddinizi bilin"
*Atanmışlar kendilerini atayanlardan talimat alır
*Seçilmişler ise talimatı ve görevi sadece milletten alır
*Ben bu kürsüye, milletin sokağından, evinden, kahvesinden aldığım yetkiyle geldim
CHP Türkiye’nin birinci partisidir.
Son seçimlerin de açık ara lideridir.
Kemal Bey utanmadan “Benim görevim partiyi temizlemek” diyor.
Bu partiye kim geldiyse, hepsini siz getirdiniz! Veli Ağbaba siz olduğunuzdan beri orada. Özgür Karabat sizin için illeri gezdi, gençlik buluşmaları yaptı. Özgür Özel’i grup başkanı yaptınız, adam makamında oturup maaşını alabilirdi; ama her yerde miting yaptı, canını dişine taktı.
Şimdi de İmamoğlu’ndan arınacaksın ha? 2019-2023 arası hırsız olmayan adam, sizden sonra mı birden hırsız oldu?
Sen, sen, sen…
Senden arınacağız Kemal Bey!
Senden ve senin ekibinden!