Deniz Göktaş’ın avukatı Metin Aslan ile konuştum. İki özel bilgi paylaştı…
Bir: Deniz tutuklama sonrası avukatlarına “neşemizi çalamayacaklar” demiş.
İki: Kendisiyle görüşen Kılıçdaroğlu’na “CHP’yi salın” demiş.
Alman ajanlığını da anlatacak mısınız? Anadolu’daki kadınlara ettiği kötülükleri? Kültürel tecavüzünü? Hasan Ali yücele ahlaksız ve din düşmanı demesini? Toplum mühendisliklerini? Kızları kapatmak için 41 takla attırdığı taktikler yazdığı kitabını?
CHP Genel Merkezi’ne biber gazlı müdahalede bulunuldu.
“Baba ocağı” denilen yer; biber gazı, kalkanlar ve plastik mermiler eşliğinde polisin girdiği bir yere dönüştürüldü.
103 yıllık, dünyanın en eski partilerinden biri olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiye polisle girildi.
Yazık… Çok yazık.
Gülistan olayına yakından bakınca ne görüyoruz? Ülkenin en tepesinde kurulmuş tek adam rejiminin bir benzerinin aşağılarda bürokratlarca kurulduğunu, adeta bölgesel beyliklerini ilan ettiklerini görüyoruz. Bununla yanında çalışanlara bile suç işleten, ceset saklattıran vali gerçeğine ulaşıyoruz. Her olayda bir kez daha tespit ettiğimiz gerçek şu: Ampul Partisi ülkeyi mahvetti.
Küvözdeki yeni doğmuş bebeklerin öldürülmesi haberlerini bu toplum unuttu. İki gün sonra okul katliamlarını da unutacak. Ve sorumlusu olan hükümet ve bakanlar ise hiçbir sorumluluk almayacak. Sanki çeyrek asırdır ülkeyi ve devleti başkası yönetmiyormuş gibi…
Sorumluluğu bir gram bile üzerlerinde almıyorlar. Yahu 23 yıldır bu ülkeyi yöneten, eğitim kurumunun içini boşaltan, çocukları şiddete iten sizlersiniz. Bu kadar utanmazlık olmaz ya. Sorumluluk sizin sizin. Suçlu sizsiniz.
Y kuşağı %90 oranında Counter Strike oyunuyla büyüdü, ata sporu gibi bir şeydi bu nesil için. Oyun iki grubun silahli çatışmasıydı. Ama kimsenin aklına okulu basıp arkadaşlarını taramak gelmiyordu. Yani demem o ki, sosyolojik bir çöküşün suçlusu "oyunlar" olamaz.
Hiçbir manevi zırhı olmayan çocuk dış etkene açık hale geliyor. Tiktok, internet, diziler. Fakat bunlar bence tali konular. Bireyselci, hazcı zombiler. Disiplin anlayışını baştan gözden geçirmek gerekiyor. Çocuklara mucize çocuk gibi davranmayı bırakmak gerek
O psikolojik eşiklerden biri bu mesela. Şu zımbırtılara dokununca ne olacağını, ne ceza alacağını bilen var mıydı? Yoktu. Herkes "elleyemeyiz" diye düşünüyordu ve ellemiyordu. Bu kadar.
Kimsenin, dokunsa ne olacağına dair bir öngörüsü de yoktu. Korku desen tam olarak büyük bir korku sebebi yoktu yani. Sadece "elleyemeyiz" düşüncesi vardı tüm çocuklarda. Kimse kimseyi neden yapmaması gerektiği konusunda eğitmiş ya da ikna etmiş filan da değildi. Görünmez bir engel, kaç nesli bu zımbırtılardan uzak tutmayı başarmıştı.
O görünmez engel -bence- okulun bir "kurum" olması idi her şeyiyle. Disiplin, ast-üst ilişkisi, devletin elinin varlığı, düzen, intizam... Dışarıdaki psikopatları okuldan uzak tutan da buydu. Yabancı kimse okula girmezdi. Güvenlik olduğundan mı? Hayır. Devletin eli orada olduğundan sadece. İçerde takım elbiseli adamlar, düzgün giyimli kadınlar, üniformalı çocuklar olduğundan.
Her şey için senelerce sürecek bir psikolojik çözümleme süreci ya da çok caydırıcı, ibretlik cezalar ve kanunda inanılmaz değişiklikler gerekmeyebilir yani.
Daha acı bir şey söyleyeyim. Türkiye'de bazı psikolojik eşikler var. Bazı şeyler, sadece psikolojik eşik aşılmadığı için yapılmıyor.
Bu okul mevzusu ilk kez bu çocukların mı aklına geldi? Tabi ki hayır. Daha önce de çok kişi düşündü ama sadece bu psikolojik bariyer sebebiyle yapmadı. "Yapabilirim" düşüncesi yoktu kimsede. Bu yüzden girişilmiyordu.
Bir kere yapıldıktan sonra devamının gelmesinin sebebi bu biraz da. Artık böyle şeylerin yapılabildiği görüldü. Sadece yapılabildiği için yapılacak bundan sonra.
Bu eşik yıllar içinde eğitim sisteminin bozulmasıyla, öğretmenlerle kurulan ast-üst ilişkisinin yıkılmasıyla, okullardaki disiplinin bitirilmesiyle, öğretmene verilen değerin sıfırlanmasıyla, okulların "kurum" kimliğinin yok edilmesiyle aşındı ve yok edildi.
Bu psikolojik eşiğin tekrar baştan kurulması lazım. O da mevcut isimlerle, mevcut yöntemlerle zor. Bir kere aşıldıktan sonra; ister cezayı arttır, ister sosyal medyayı yasakla, ister bütün negatif fikirleri yok et, ister okullara danışman gönder fark etmez. Birileri, yapabileceğini düşündüğü için yapmaya, en azından denemeye devam edecek.
Ülkeye yeni bir çehre, yeni bir psikoloji lazım.
Yıllardır kurguları izler dururuz, çıkalı çok olmuş. Bu sene lobide değişikler olmuş bir tık ama farklı bir senaryo geliyor havası yarattılar oynat bakalım