İtiraf ediyorum, gümrük kapısında biriken trafik cezaları için şikayet eden hiçbir gurbetçiye gram hak vermiyorum. Yaşadıkları ülkelerde kurallara uyarken burasını yıllardır Dingo’nunAahırı gibi görüyorlardı. Artık Türkiye’de de kurallara uymayı öğrensinler bir zahmet.
@onedio Böylelerine zerre acımıyorum, bu numarayı hala yiyen insanlar da kesin bir sorun vardır, ayrıca bir öğrenciye 100 TL vermez bunlar gibiler, 40 milyonun var ye kardeşim, bağışla, yemezsen böyle yerler !
Antalya’da oteller tam doluluk oranına ulaşamamış , Turizmciler batıyor mutlu musunuz diyorlarmış.
İngilize Almana 5 bin liraya sattığınız tatili Türk turiste 50 bin liraya satarken bunları düşünecektiniz.
Batmayı siz tercih ettiniz.
İbadet etmek için bilmem kaç bin km öteye gidip hala İzmir’de senden farklı bir hayat tarzına sahip olan insanları düşünmek, “Dur bir story atayım da kudursunlar. Kim daha iyi Müslüman herkes görsün” diye hareket etmek garip bir his olsa gerek.
Sen yaz saati uygulaması, ben kış saati
Ortak bi takvimimiz bile olmadı
Seni bir saat ileri almışlar, beni bir saat geri
Bu zamanlar yoksa bize düşman mı?
Başaran’ın çıkışı, sıradan bir tepkinin ötesinde; mevcut siyasal düzeni, temsil mekanizmalarını ve emek / siyaset ilişkisini doğrudan sorgulayan güçlü bir müdahale olarak okunmalı.
İktidara, mevcut düzenin emek karşısındaki konumunu yeniden hatırlattı.
Siyasete, temsil iddiası ile gerçeklik arasındaki mesafeyi gösterdi.
İşçi sınıfına, kendi sözünü kurma ve doğrudan ifade etme imkanını hatırlattı.
Bize ise, süreci sadece izleyen değil, konum alan bir özne olma sorumluluğunu hatırlattı.
Gündem olan o konuşma…
— Başaran Aksu: “Bunlar büyüyecek, hepimiz karşılarında küçüleceğiz. Bunlara beyefendi diyeceğiz, önlerinde secde edeceğiz. Eğer insanlara bunu dayatıyorsanız yasalaştırın köleliği; biz de buna uyalım...”