Çalışan Annelerin İzin Hakları Neler ?
🔵Analık İzni
🔵Yarı Zamanlı Çalışma Hakkı
🔵Günlük çalışma süresinin yarısı kadar çalışma
🔵Süt İzni
🔵Doğum İzni nedeniyle Aylıksız İzin
Ayrıntılar👇
YANAN HER AĞAÇLA GELECEĞİMİZ DE YOK OLUYOR
Yaz sıcaklarının bastırmasıyla orman yangınları da hız kazanmış bulunmaktadır. Ülkemizin farklı bölgelerinde peş peşe meydana gelen orman yangınları, millet olarak hepimizi derinden üzmektedir.
Ormanlar; yalnızca ağaçlardan ibaret değildir. Onlar, temiz havamızın kaynağı, doğal hayatın yuvası, su kaynaklarımızın güvencesi ve gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli mirastır. Alevlere teslim olan her orman parçası, sadece doğamızın değil, ülkemizin geleceğinin de zarar görmesi anlamına gelmektedir.
Bu zorlu süreçte, yangınları söndürmek için gece gündüz demeden büyük bir fedakârlıkla görev yapan orman teşkilatımızın mensupları başta olmak üzere, çalışmalara katılan tüm kamu görevlilerine ve gönüllülerimize minnettarız.
Canlarını hiçe sayarak yürüttükleri mücadele, milletimizin birlik ve dayanışma ruhunun en güçlü örneklerinden biridir.
Ancak bilinmelidir ki, yangınlarla mücadele yalnızca ilgili kurumların değil, toplumun her ferdinin ortak sorumluluğudur. En küçük bir ihmalin dahi telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceği unutulmamalı; doğamızı koruma konusunda herkes azami hassasiyet göstermelidir.
Özellikle tarımsal hasat mevsiminin ardından anız yakılması, piknik ateşlerinin tam olarak söndürülmemesi, dikkatsizlik gibi etkenler ülkemizdeki orman yangınlarının başlıca nedenlerini oluşturmakta, orman yangınları büyük oranda insan kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır. Nasıl ki gök vatan, mavi vatan diyerek ülkemizin sahip olduğu zenginlikleri koruyorsak ülkesini seven her vatandaşımızın yeşil vatanımızı da aynı hassasiyetle koruması ve gözetmesi milli bir görevdir.
Türkiye Kamu-Sen olarak, devletimizin yürüttüğü söndürme çalışmalarının en kısa sürede başarıyla sonuçlanmasını temenni ediyor; yangından etkilenen tüm vatandaşlarımızın acısını yürekten paylaşıyoruz. İnsanüstü gayret göstererek adeta alevlere göğüs geren mücadele ekiplerine, kamu görevlilerine ve gönüllülere minnetlerimizi sunuyor, kolaylıklar diliyoruz. İnancımız odur ki, milletimizin dayanışması ve devletimizin gücüyle bu felaketin izleri silinecek, kaybettiğimiz yeşil vatan yeniden filizlenerek geleceğe umut olacaktır.
13,52’LİK ARTIŞ MEMURA REFAH DEĞİL ALIM GÜCÜNDE DÜŞÜŞ GETİRİYOR
TÜİK tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon verileriyle birlikte kamu görevlileri ve emeklilerinin yılın ilk altı ayında bir kez daha alım gücü kaybettiği resmen tescillenmiştir.
Haziran ayında enflasyon %0,99, altı aylık enflasyon ise %17,76 olarak gerçekleşmiştir. Buna karşılık kamu görevlileri ve emeklilerine ocak ayında yalnızca %11 oranında maaş artışı yapılmış, maaşlar bu dönemde de enflasyon karşısında %6,09 oranında erimiştir. Şimdi bu kaybın üzerine %7'lik ikinci dönem artışı eklenecektir.
Buna göre;
Bekâr (15/1) en düşük dereceli memur maaşı 56 bin 731 liradan 64 bin 367 liraya,
Ortalama memur maaşı ise 68 bin 460 liradan 77 bin 715 liraya yükselecektir.
En düşük dereceli memurun maaşındaki artış 7 bin 636 lira, ortalama memurun maaşındaki artış ise 9 bin 255 lira olmuştur.
Bu rakamlara memurun evli olup eşinin çalışmaması durumunda 3 bin 581 TL eş yardımı ve çocukları için 394 TL ile 788 TL arasında çocuk parası eklenmektedir.
Ancak bu rakamlar refah seviyesinin yükseldiğini değil alım gücünün erdiğinin göstergesidir. Bu zamlar ve maaş seviyesiyle kamu çalışanlarımızın altı ay boyunca geçimini sağlaması mümkün değildir.
Yapılan bu artışların gerçek anlamda bir refah sağlaması için bütünüyle enflasyona dayalı sistemden vazgeçilmedikçe bu erime her dönem sürecektir. Gerçek zam; enflasyonun üzerinde yapılan, çalışanı büyüyen ekonomiden pay sahibi yapan artıştır.
Ne yazık ki mevcut sistem kamu görevlilerini her altı ayda bir aynı kısır döngünün içine mahkûm etmektedir. Önce maaşlar enflasyon karşısında erimekte, ardından oluşan kayıp "zam" olarak sunulmaktadır. Bu anlayış değişmediği sürece kamu çalışanlarının alım gücünün korunması mümkün değildir.
Üstelik açıklanan resmi enflasyon ile vatandaşın günlük hayatında karşı karşıya kaldığı gerçek hayat pahalılığı arasındaki fark her geçen gün daha da hissedilmektedir. Kira fiyatları, gıda harcamaları, enerji giderleri, eğitim masrafları ve ulaşım maliyetleri ortadayken kamu çalışanlarına yapılan toplamdaki %13,5’lik artış hayatın gerçekleriyle bağdaşmamaktadır.
Türkiye ekonomisi büyüyor.
Milli gelir artıyor.
Vergi gelirleri rekor seviyelere ulaşıyor.
İhracat yükseliyor.
Ancak bu büyümenin yükünü omuzlayan kamu görevlileri ve emeklileri, ortaya çıkan refahtan hak ettikleri payı alamıyor.
Çağrımızı yineliyoruz:
Kamu görevlileri ve emeklileri artık sadece enflasyon kadar artış istemiyor.
İnsanca yaşayacak ücret istiyor.
Büyüyen Türkiye'den hak ettiği payı istiyor.
Alın terinin karşılığını eksiksiz istiyor.
Bu nedenle;
• Temmuz ayında maaşlara ilave zam yapılmalıdır.
• Kamu görevlileri ve emeklilerine mutlaka refah payı verilmelidir.
• Maaşların aylarca enflasyon karşısında erimesine son verecek eşel mobil sistemi hayata geçirilmelidir.
• Toplu sözleşme sistemi yeniden düzenlenmeli; gerçekleşen enflasyonun peşinden koşan değil, enflasyonu öngören ve çalışanı koruyan bir ücret politikası oluşturulmalıdır.
• Özellikle son yıllarda görev aylıkları ile emekli aylıkları arasındaki makas kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır. İlave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmaması milyonlarca kamu görevlisini emeklilikten korkar hâle getirmiştir. Bu adaletsizlik de vakit geçirilmeden giderilmelidir.
Kamu görevlileri enflasyonun gerisinden gelen maaş artışlarını değil, enflasyonun önünde giden bir ücret politikası istemektedir.Çünkü refah, enflasyon farkıyla değil; hakça bölüşülen büyümeyle sağlanır.
Mücadelemiz; kamu görevlilerimizi ve emeklilerimizin maaşlarınınher altı ayda bir erimesine yol açan bu ücret anlayışı değişinceye, ek zam, refah payı ve eşel mobil sistemi hayata geçinceye kadar aynı kararlılıkla devam edecektir.
🚨Ambulansa "Değer Kaybı" Rücusu Kabul Edilemez!
Kırıkkale'de görev yapan bir ambulans şoförü, görevi sırasında yaşanan trafik kazasının ardından büyük bir mağduriyetle karşı karşıya bırakıldı.
Kasko tarafından onarılan ambulans için, "değer kaybı" gerekçesiyle yaklaşık 200 bin TL kamu zararı çıkarılarak sağlık çalışanından tahsil edilmesine karar verildi.
❗ Ambulanslar alınıp satılan ticari araçlar değildir.
❗ Satışı söz konusu olmayan bir araç için "değer kaybı" hesaplanması hukuki ve vicdani değildir.
❗ Görev başındaki sağlık çalışanları, kamu hizmetini yerine getirirken bu tür ağır mali yüklerle karşı karşıya bırakılmamalıdır.
"Değer kaybı" adı altında ambulans personeline rücu uygulamasına derhal son verilmelidir.
#TürkSağlıkSen #SağlıkÇalışanı #Ambulans #Rücu #DeğerKaybı
AÇIKLAMANIN TAMAMI İÇİN 🔗https://t.co/pQ55v6Sm1a
“HAKKIN VE EMEĞİN YANINDA 34 YIL”
24 Haziran 1992 tarihinde, "İlkemiz Önce Ülkemiz" diyerek yola çıkan Türkiye Kamu-Sen olarak kuruluşumuzun 34. yılını gurur ve onurla kutluyoruz.
34 yıl önce bir avuç inanmış kamu çalışanının yaktığı meşale, bugün yüz binlerce kamu görevlisinin umudu, hak mücadelesinin en güçlü sesi haline gelmiştir.
Türkiye Kamu-Sen; kuruluşundan bugüne kadar milli ve manevi değerlerinden taviz vermeden, kamu çalışanlarının haklarını korumak, emeğin itibarını yükseltmek ve adaletin hâkim olduğu bir çalışma hayatı oluşturmak için kararlılıkla mücadele etmiştir.
Geride bıraktığımız 34 yılda; ek ödeme, refah payı, toplu sözleşme ikramiyesi, banka promosyonları, disiplin cezalarının affı,sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi, vekil imam-hatipler başta olmak üzere güvencesiz istihdamın güvenceye kavuşturulması, 4/C’li personele kadro, ilave derece ve daha pek çok kazanımın elde edilmesinde öncü olmuş; Türk memurunun sesi, güvencesi ve vicdanı olmayı başarmıştır.
Kamu çalışanlarının grevli toplu sözleşme hakkına kavuşması, adil bir ücret sisteminin hayata geçirilmesi, emeklilerimizin hak ettikleri refah seviyesine ulaşması ve çalışma hayatında liyakat ve hakkaniyetin hâkim olması için yürüttüğümüz mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
34 yıldır olduğu gibi bundan sonra da devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden, ay yıldızlı al bayrağımızdan ve kurucu değerlerimizden aldığımız güçle yürümeye devam edeceğiz.
Bu vesileyle; başta Kurucu Genel Başkanımız Ali Işıklar olmak üzere Türkiye Kamu-Sen'in bugünlere gelmesinde emeği bulunan tüm yöneticilerimize, teşkilat mensuplarımıza, üyelerimize ve gönüldaşlarımıza şükranlarımızı sunuyor; ebediyete irtihal eden dava arkadaşlarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz.
📢 HAKKIMIZI İSTİYORUZ, MÜCADELEYE DEVAM DİYORUZ!
İlave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılması talebiyle, konfederasyonumuza bağlı Türk Büro-Sen tarafından yapılan Anayasa Mahkemesi başvurusunun öncelikle görüşülmesi ve adil bir şekilde karara bağlanması için üyelerimiz ve kamu çalışanlarımızın imzaladığı on binlerce dilekçeyi Anayasa Mahkemesi'ne teslim ettik.
Alın terinin karşılığını istiyoruz!
Emeklinin hakkını istiyoruz!
Adaletin gecikmeden tecelli etmesini bekliyoruz!
#TürkiyeKamuSen #İlaveEkÖdeme #tssyanında
Anestezi Teknikerine Hukuksuz Görevlendirme Yargıdan Döndü!
Türk Sağlık-Sen olarak üyelerimizin görev tanımları dışında ve mevzuata aykırı şekilde görevlendirilmelerine karşı mücadelemizi sürdürüyoruz.
📌 Anestezi Teknikerinin triyaj alanında görevlendirilmesine ilişkin işlemi yargıya taşıdık.
⚖️ Mahkeme, hukuka aykırı görevlendirmeyi iptal ederek üyemizi haklı buldu.
✅ Görev tanımları yok sayılamaz.
✅ Hukuksuz uygulamalara karşı mücadelemiz kararlılıkla devam edecek.
#TürkSağlıkSen #HaklıDavaGüçlüSendika #AnesteziTeknikeri
HABER İÇİN 🔗https://t.co/w3O42ukYCV
34 Yıldır Aynı İnanç, Aynı Kararlılık, Aynı Mücadele…
1992 yılında “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız” diyerek çıktığımız bu kutlu yolda; yalnızca bir sendika değil, gönül birliğinin büyük bir mücadeleye dönüştüğü, çalışanların umudu olan güçlü bir iradenin adı olduk.
Gerçek sendikacılığın adresi olarak güven veren, hak mücadelesinden asla taviz vermeyen büyük bir aile olarak haktan ve çalışandan yana durduk.
Geride bıraktığımız 34 yıl boyunca, çizgisinden bir an olsun sapmadan bu büyük mücadeleye omuz veren tüm teşkilat mensuplarımıza, şube başkanlarımıza, temsilcilerimize ve üyelerimize gönülden teşekkür ediyoruz.
Bu kutlu davaya emek vermiş, bugün aramızda olmayan dava arkadaşlarımızı rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz. Onların bıraktığı emanet, bugün daha büyük bir inançla omuzlarımızdadır.
Bizler bugün Türk Sağlık-Sen'in neferleri olarak; “Haklı Dava, Güçlü Sendika” düsturundan asla vazgeçmeden kararlılığımızı sürdürmeye devam edeceğiz.
Mücadelemizi daha da büyütecek, bayrağımızı daha yükseklere taşıyacak ve “Mutlu Çalışan, Mutlu Türkiye” idealine ulaşmak için azimle çalışacağız.
Çünkü biliyoruz ki;
Türkiye Kamu-Sen'e, Türk Sağlık-Sen'e omuz vermek; Türk milletinin geleceğine omuz vermektir. Dün olduğu gibi bugün de, yarın da; çalışanın gür sesi olmaya, hakkı savunmaya, haktan yana tavır almaya, tavizsiz bir millî duruşla inandığımız değerleri savunmaya devam edeceğiz.
34 yıllık şanlı mücadelemiz kutlu olsun!
Nice yıllara Türk Sağlık-Sen!
⚖️ HAK MÜCADELESİ YARGIDA
Türkiye Kamu-Sen, memurların kıdem aylığında uygulanan 25 yıl sınırını yargıya taşıdı.
Ayrıntılar Haberimizde
🔗https://t.co/J2Z8CEcQjP
#TürkiyeKamuSen#Memur#KıdemAylığı#HakMücadelesi
EYT Yasayı gerekçe gösterilerek 657 sayılı Kanunun 4/B Kapsamındaki sözleşmeli personelin zorunlu olarak emekli edilmesine Danıştay DUR dedi.
Türkiye Kamu-Sen olarak sözleşmeli personelin EYT gerekçesiyle zorunlu emekli edilmesine karşı yaptığımız itiraz sonuç verdi.
Danıştay 12. Dairesi, EYT kapsamında emekliliğin bir hak olduğunu, ancak zorunlu tutulamayacağını belirterek resen emeklilik işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti.
İlgili karara linkten ulaşabilirsiniz.
https://t.co/ZrMP4l0jUr
Çalışan, Üreten ve Yol Gösteren Sendikacılık
Sözleşmeliden Kadroya geçişte sorunları ve çözüm önerilerimizi Hazine ve Maliye Bakanlığı'na ilettik
#sendika#sözleşmeli
https://t.co/3vyaKz2ko5
Kahramanmaraş’ta görev yapan uzman doktor üyemizin 120 saati aşan icap nöbetlerinin ücretinin ödenmesi için yaptığı başvuru, 120 saati aşan icap nöbetleri ile ilgili düzenlemenin iptal edilmiş olsa bile yeni bir düzenleme olmadığı için ödemeye yapılamayacağı gerekçesiyle idare tarafından reddedilmişti.
Mahkemede KAZANDIK
Haber ile ilgili ayrıntılar
https://t.co/q0k8Ej6Glm