En çok korktuğum şey nimetler için sukretmemek. Evin mi var işin mi var paran mi var seni seven düşünen mi var, şükret. Bunlar Allah'ın sana borcu değil nimeti. Çeker alır elinden. Ev yıkılır, ağaç kurur, dost terk eder, işin bozulur, paran yanar, canın bile sana nimet.
Duyduğun ve ya izlediğin bir şeyi biri sana anlatdığında ve ya yolladığında bundan haberdar olduğunu dillendirmeyerek tekrar dinleyip ve ya izleyip onun hevesini kırmama inceliği…
Sevmekte, karşımızdakinin iyiliğini istemek, kötülüğünü istememek vardır. Bu anlamda sevmek, "kıyamamaktır". Bizi sevdiğini söyleyen bir insanın gönlü bize acı vermeye kolayca razı geliyorsa, bu insan söz ve davranışlarıyla bize rahatlıkla "kıyıyorsa", ortadaki sevgi değildir.
telefonu 2 dakikadan çok kulağıma tutduğum zaman o yer acıyor. Radyasyona hassas biri olarak kablolu kulaklıklar vazgeçilmezim 😍
airpodslar çok zararlı gerçekten
Mahkum dizisinin ilk sezonu dizi dünyasının en efsane sezonlarından biridir kuşkusuz. Barış Yesari ve Fırat'ın karşılıklı her sahnesi çok iyiydi ama en iyisi buydu diyebileceğim bir sahneydi bu. Barış'ın ağır psikopat hallerinin verdiği seyir zevki bir başkaydı be. 👌
@mysoulstarving Ama kolları yere böyle koymuyorlar. Dirsekler yere değmemeli. Bu da yanlış. Semi Allahu Limen Hemideh derken de eller kalkmalı. Onu da yapmıyor.
1 yıl sonra yazdı. Kimseyle olmuyor. İnsan bir kere seviyor, sonra benzerini arıyor diye.Bana olan nefreti geçmiş, artık hep güzel anıları hatırlıyormuş.Ben de sana hiç bir zaman kin tutmadım, acı olsa da yazdım. Sonra yine nasılsın mesajı atdı 2 gün sonra.Cvp vermedim,geri çekti
Eski sözlüm beni hep götürdüyü restorandan foto atmış, önünde güller, muhtemelen yeni biriyle tanışmış ve onu bekliyor. Üzerinden tam 7 ay geçti, ben daha şimdilerde olanların acısına alışmağa çalışırken,o bir de gitdiğimiz yerde başkasıyla buluşuyor. Bazı “insanlar” çok acımasız
Hepimiz için dileğim: Hayatın içinden geçerken kendimizi hep daha iyi, doğru, yapıcı olana davet etmek, bu davetlere icabet edebildiğimizce etmek, edemediğimizde kendimize karşı—öfke ya da utanç değil—anlayış ve şefkatle "bir dahaki sefere inşallah" diyebilmek.