Sıkışmış hisseden ve çıkış göremeyen birey, sıkıştığı şeyi idealize ederek onu zihninde katlanılır kılmaya çalışır. Kültür, din, ilişki ya da bir şehir. Ne olduğu önemli değil. Aşırı idealizasyon, sıkışmışlığın dayanılmazlığının karşıt duyguda dışa vurumudur.
İnsan bazen sevdiği için tutunmaz bir şeye,
bırakamadığı için sevgiyi öğretir kendine.
Gidemediği şehre gökyüzü ekler,
unutamadığı insana bahar yakıştırır,
dayanamadığı hayata bir anlam bulur.
Çünkü yürek tuhaf bir şeydir;
çıkış bulamadığında
duvarlara pencere çizer.
Sonra o pencerenin önünde oturup
uzaklara bakar.
Ama insanın içinde,
ne kadar susturulursa susturulsun,
bir ses kalır:
“Böyle yaşamak zorunda değilim.”
Bazen özgürlük,
kapının açılmasını beklemek değil;
duvarın duvar olduğunu hatırlamaktır
Güzel olan şarkı değil, şarkıcının onu o kadar içten ve o denli sahici söylüyor oluşu. Ve elbette sözleri…
“Boğulmuş çığlıklar kadar güvenli sessizliklerim var
Gizlenmiş gerçekleri makyajlamayı biliyorum
Yaralarımı eski bir yük gibi taşıyorum
Güneşin altında bile bu hikâyenin içinde üşüyorum”
Daha dün yazmıştım: Eline güç ve silah geçmiş Sudan'lı ergenlerin bir kadına yaptıkları üzerinden, aynı gücün bizim ülkemizdeki saldırgan ergenlerin eline geçse aynısını yapacaklarından, yeteneksiz ve donanımsız insanın hayvan beyninin sürekli aktif olup onu korkak yapacağından; bu korkunun onu vahşi bir hayvan gibi saldırgan yapacağından söz etmiştim. "Çocuklarınızı okutun, çok iyi bir donanımla donatın ki, korkak olup, aşağılık hissedip insanlara saldırmasınlar" demiştim.
Belki de yazıyı yazdığım anlar da olmuş bu olay... Yeteneksiz, donanımsız, eğitimsiz, yetersiz olduklarından, değersiz ve aşağılık hissettiklerinden, korkak hissettiklerinden dolayı, 4 ergen bir kişiye saldırıp onu soymuşlar. Merak edenler için yazının linki https://t.co/s5ZpPWIxtQ
Devir falan değildi berbat müzik yapan, çocukların kendilerini izlediğini bildikleri halde halka açık konserde striptiz yapan, çocukları bile isteye istismar eden, pedofiliye dolaylı yoldan hizmet eden, çocuklara twerk öğreten, resmen şişirilmiş bir proje olan Manifest güle güle, kariyerlerine +18, yetişkinlere özel programlarla devam edebilirler. İzlemek isteyenler de tıklar izler, tahammül edebiliyorsa da dinler.
Batan katamaran ile alakalı malın biri şöyle saçma bir yorum yapmış...
"Yüzme bilmiyorlar gemi yolculuğu yapıyorlar"
Geri zekalı, uçmayı biliyor muyuz da uçağa biniyoruz?
Bu hafta tıp alanında çok önemli 3 gelişme oldu:
1. Metastaz yapmış pankreas kanseri hastalarında yaşam süresini uzatan ve ölüm riskini %60 azaltan Daraxonrasib onaylandı.
2. Agresif bir cilt kanseri olan melanom için geliştirilen mRNA kanser aşısının başarılı olduğu açıklandı
Bu hafta FDA onayı alan Rasonque (Daraxonrasib) ilacının ilginç moleküler biyoloji detayları:
1. Ras isimli proto-onkojen hep açık (İngilizce ON) konumda kalırsa (Ras On) o zaman devamlı hücre bölünmesi sinyali ile kansere sebep olabiliyor.
2. Rasonque ismi de bu moleküler detayı yakalıyor: Ras-On que. Ras’ın Açık (On) olduğu hali hedefliyor. Ve İngilizce Ras-On-Cue şeklinde telaffuz edilince Ras-Açık-Sinyali gibi bir anlama geliyor.
3. Ras önce hücrede Cyclophilin A isimli proteine bağlanıyor, sonra bu ikisi beraber GTP’ye bağlanıyor ve bu şekilde Ras açık (On) oluyor.
4. Tri-kompleks (üçlü) hedefleyen ilk Ras inhibitörü.
4. Bu üçlü molekül yapısının oluşturduğu yeni açıklıklara güçlü bir şekilde bağlanabilen bu ilaç bu mekanizmayla çalışan ilk Ras inhibitörü.
5. Bu şekilde Ras’ın farklı hallerine (KRAS, HRAS, NRAS) ve farklı mutasyonlarına da bağlanabilir.
6. Videoda tüm detaylar mevcut.
7. Aynı video YouTube kanalımda: https://t.co/bUTju5ZKoC
başkaları için de bir diyeceğin olsun
tasada ve bunalımda
ve seni mutlu edecek her şeyi
söyle onlara da
bir şarkın olsun dudaklarında
yitirme sakın cesaretini
güneşin olsun gönlünde
ve her şey iyi olacak …
caesar flaischlen
akşama kadar sırtını sıvazlayın,
kolunuzu kaptığı anda parçalar timsah. istediğiniz kadar iyi davranın, ilk fırsatta sokar yılan. önüne dağ gibi et yığın, gözünüzü oymaktan çekinmez leş kargası. herkes fıtratı gereği yaşar. kuzu kurda dönüşmez hiçbir zaman, kurt da kuzuya.
Gücü Karadenizin altını üstünü yağmalayan, satılmadık alan bırakmayan yerli ve yabancı sermayedarlara değil de 8-9 yaşındaki çocuklara yeten yurdumun lümpen, ezik milliyetçileri.
Öğretmenler okullar açılınca önlük giymekle ile ilgili sorun yaşamıyor ki. Öğretmen diyor ki, okullarda beslenme çantası boş çocuklar var, psikolojik destek alması gereken çocuklar var, akran zorbalığı konusunda okullarda psikolojik destek verilmesi gerektiğini söylüyor. Bir öğretmen ile oturup karşılıklı bir sohbet edin ya, siz 1 çocukla baş edemiyorum derken, 1 öğretmen tüm okulladaki çocuklara sevgi ile yaklaşıyor. Okullarda önlük dışında daha çözülmesi gereken sorunlar var. O çözümlerin ne olduğunu da, Allah aşkına değerli öğretmenlerimize sorun.