Bir psikolojik danışmanın aynı anda yüzlerce öğrencinin ihtiyacına yetişmeye çalışması sürdürülebilir değildir. Her öğrencinin ihtiyaç duyduğunda ulaşabileceği bir psikolojik danışman için PDR normları güncellenmelidir.
#ResmiGazeteyePDRNormu
Pdr normunun önümüzdeki atamaya yetişmesi, yığılmanın azalması ve artan sorunların önüne geçilmesi adına zaruri bir ihtiyaçtır. Sorunların çözüme kavuşması adına pdr normu bir an önce yayınlanmalıdır Sayın @Yusuf__Tekin#PDRyeNormEğitimeCan#pdr
Pdr normunun önümüzdeki atamaya yetişmesi yığılmanın azalması ve artan sorunların önüne geçilmesi adına zaruri bir ihtiyaçtır. Bir an önce norm yayınlanmalıdır
#pdr@Yusuf__Tekin
Unutmadık! Gazze’de gökten demirden ölümler yağarken... O ilk patlamaların dumanı daha tütüyorken, ”Onlar toprak sattı” diyerek kimlerin adına ülke içinde algı yaptığınızı unutmadık.
Bir iftirayı, bir lekeyi, mazlumun kanayan yarasına tuz basarak nasıl da kalkan yaptınız kendinize... Sanki çocukların üzerine düşen bombalar, o satıldığı iddia edilen toprakların bir faturasıydı da, bu faturayı da çocuklar ödemeliydi.
Siz, vicdanınızın pasını silmek için en kolay yalanı seçtiniz: Suçu kurbana yüklediniz. Bu acımasız algıyı, o soğuk ve kurnaz sesi hiç unutmadık!
Sonra, vicdanı hala buz tutmamış bir avuç insanın, o yıkımın ortasındaki kardeşlerine ses olmak için yürüdüğünü gördük. Siz, onlara yollarda saldırdınız. Gözyaşları ve dualarla yoğrulmuş o yürüyüşü, nefretinizle, öfkenizle boğmaya çalıştınız. Kendi yurdunuzda, kendi vicdanınızın sesini duyurmak isteyenlere sırt çevirdiğiniz yetmezmiş gibi, bir de şiddetle üzerlerine yürüdünüz. Bunu da unutmadık!
Kanayan bir şehir, hastaneleri enkaz, eczaneleri boş, fırınları kapalı. Bir lokma ekmeğin, bir damla ilacın, bir doktor elinin hayatiyet taşıdığı o kasvetli zamanlar... İnsanlık sınavının en çetin yerindeydi ve sizin buzdan sesiniz bir kez daha yankılandı: “Ne işimiz var o ülkede?”
Orası, insan olmanın, merhametin ve onurun son kalesi olduğu için işimiz vardı! Orası, tüm dünyanın sırt çevirdiği bir çığlık olduğu için işimiz vardı!
Biz unutanlardan olmayacağız. O satılmayan toprakların onurunu, susturulamayan yürüyüşün sesini ve görmezden gelinen açlığın feryadını, yüreğimizde bir isyan ateşi gibi taşıyacağız!
Bu utanç sizin! Bu isyan bizim!
sonunda gözlerimi çizdirdim.. uyanınca şak diye etrafı görebilmek.. AMAN ALLAHIM nasıl bir lüks bu böyle.. şu olayı bi dünya para ödemek zorunda kalmadan BEDAVAYA yaşayanlar nasıl büyük bir nimetle rızıklandırıldığınızın farkında mısınız acaba…
İsmet Özel:
"Benim yetkim olsa bazı kadınların başlarını örtmelerini yasaklarım. Sizin baş örtmeye hakkınız yok derim. Siz namuslu ve hür kadınlar değilsiniz, dolayısıyla başınızı örtemezsiniz."
İsmet Özeli anlamak...