Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Şehit Yakınları, Gazi ve Gazi Yakınlarımızın Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Kura Töreni'nde konuştu:
“Bizim zaferlerimiz emperyalistlerin lütfuyla değil, asırlardır şehit ve gazilerimizin mübarek kanlarıyla kazanılmıştır. Bizim şahsiyetimiz şehit ve gazilerimizin mücadelesiyle güç bulmuştur. Bizim şanlı tarihimiz şehitlerimizin mezarlarından yayılan destanlarla yazılmıştır.”
İzmir Milletvekili Sayın Seda Kaya Ösen'in İzmir Enternasyonal Fuarı ile ilgili açıklamasını ve teşhis koymadan yaptığı tespitleri hayretle karşılıyorum.
95 yıllık İzmir Enternasyonal Fuarı'nın geldiği üzücü durum, eski-yeni CHP kliklerinin eseridir.
Çeyrek asırdır ideolojik kibirle, beceriksiz yerel yöneticilerinizle Güzel İzmir'imize büyük zararlar verdiniz.
Kentimize hizmet için gönderilen milyarlarca liralık kaynağı çarçur ettiniz.
Çöpü toplanıp bertaraf edilemeyen, suyu şebekede kayıp kaçağa giden, yolları delik deşik, trafiği Çin işkencesine dönmüş koca bir şehir bıraktınız.
Kentimizin kimliğini ve şehrimize ait değerleri birer birer aşındırdınız.
Yıllardır söyledik, anlattık, uyardık.
"İzmir Enternasyonal Fuarı bir kasaba panayırına dönüşüyor" dedik.
Dinlemediniz. Bildiğinizi okudunuz.
Sonuç ortada.
Artık gerçekleri siz de saklayamıyorsunuz.
Bugün İEF'nin kimliğini, niteliğini, uluslararası gücünü ve ziyaretçi kaybını sorguluyorsanız, önce şu soruyu sormanız gerekiyor.
Bu fuarı bu hale kim getirdi?
İEF'i yöneten hükümet değil.
İEF, yıllardır İzmir Büyükşehir Belediyesi ve onun yönetimindeki İZFAŞ tarafından yönetiliyor.
Hep yaptığınız gibi, sorumluluğu başka yerde arama kolaycılığına sığınıyorsunuz.
Mesele, İzmirlinin fuara ilgisini kaybetmesi değildir.
Mesele, yerel yönetimin fuarı eski cazibesinden, uluslararası kimliğinden ve ticari ağırlığından uzaklaştırmasıdır.
Sorun, kesinlikle İzmir'de ve İzmirliler'de değildir.
Sorun, sizin kentin temel sorunlarına karşı ilgisizliğinizi ve bilgisizliğinizi örtbas etmek için her başarısızlığa siyasi bir gerekçe üretme alışkanlığınızdır.
Sorun, İzmirli'nin iradesini yıllardır çantada keklik gören, samimi eleştirileri duymayan, iş yapmak yerine polemik üretmeyi tercih eden ve bu şehrin tüm değerlerini yönetmekte yetersiz kalan, sizin de içerisinde bulunduğunuz 25 yıllık vizyonsuz yerel yönetim anlayışındadır.
📍Ankara
Ankara İl Başkanlığımızı ziyaret ederek, İl Yönetim Kurulu Toplantımızda dava ve yol arkadaşlarımızla bir araya geldik.
İl Başkanımız Sayın Hakan Han Özcan’a ve yönetimine nazik ev sahiplikleri ve özverili çalışmaları için teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Ankara’mıza ve milletimize hizmet yolunda birlik ve beraberlik içerisinde çalışmayı sürdüreceğiz. 🇹🇷
📍Bornova
▪️Karayolları 2. Bölge Müdürümüz Sayın Ahmet Bülent Büyük’e hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk.
▪️Ziyaret vesilesiyle Müdürlük çalışmaları hakkında bilgi aldık.
▪️Bazı ilçelerimizden gelen talepleri ve sorunları kendilerine ileterek çözüm noktasında istişarelerde bulunduk.
▪️Ziyaretimizde bizlere İl Yöneticimiz Emre Nasır ve İlçe Başkanımız Cihangir Dağlı da eşlik etti.
@akpartiizmir
12 Eylül 1980 darbesinin 46. yıl dönümünde, Karşıyaka ilçemizde bulunan İnsan Hakları Anıtı'nın önünde bir araya gelerek basın açıklamamızı gerçekleştirdik.
Demokrasiye, milli iradeye ve insan haklarına sahip çıkıyor; darbelerin ve vesayetin karşısında durmaya devam ediyoruz.
İl Başkanımız @eyupkadirinan, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Güzelbahçe ilçemizde gerçekleştirilen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü anma etkinliğine katıldı.
Demokrasi ve özgürlük tarihimizin en kara sayfalarından biri olan 12 Eylül 1980 darbesinin 46. yıl dönümünde, millî iradeyi hiçe sayan zihniyeti bir kez daha şiddetle kınıyoruz.
Türkiye artık darbelerle yön verilen değil; vesayeti geride bırakan ve 15 Temmuz'da millet iradesinin her şeyin üstünde tutulduğu güçlü bir demokrasiyle yoluna kararlılıkla devam eden bir ülkedir.
12 Eylül 1980 darbesinin 46. yılında, milletimizin iradesini gasbeden, Meclisimizi kapatan ve ülkemizi baskı karanlığına sürükleyen darbecileri bir kez daha lanetliyorum. Siyasi yasaklarla, darağaçlarıyla ve insan onurunu çiğneyen uygulamalarla hatırlanan 12 Eylül, demokrasimize yöneltilen en ağır saldırılardan biridir.
Darbe; kendilerini milletin üzerinde görenlerin, devleti kendi mülkü, vatandaşın iradesini ise gerektiğinde yok sayabilecekleri bir ayrıntı olarak kabul etmesidir. Bu nedenle darbeciliğin hiçbir gerekçesi meşru, hiçbir bahanesi mazur görülemez.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti olarak yürüttüğümüz demokrasi mücadelesinin temelinde, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesini devlet hayatının bütününe hâkim kılma iradesi vardır. Bizim siyasetimize göre demokrasinin kurumsallaşması; sandığın vesayetten, siyasetin darbe tehdidinden, vatandaşın hak ve özgürlüklerinin keyfî müdahalelerden korunmasıdır. Seçilmiş iradenin anayasal yetkilerini kullanabildiği, bütün kurumların hukuk içerisinde görev yaptığı, herkesin hak arama yollarına güvenle başvurabildiği bir düzenin güçlenmesidir.
27 Nisan e-muhtırasına karşı ortaya koyduğumuz tavır, milletin verdiği yetkinin vesayet odaklarının müdahalesine açık olmadığının ilanıdır. Siyaseti tehditlerle hizaya getirme alışkanlığına karşı sivil iradenin hukukunu savunduk.
12 Eylül 2010’da milletimizin onayıyla darbecilerin yargılanmasının önünü kapatan geçici 15. maddenin kaldırılması, bu mücadelenin doğrudan 12 Eylül’le hesaplaşan adımlarından biridir. Milletimiz, iradesini çiğneyenlerin dokunulmazlığına yine kendi iradesiyle son vermiştir.
15 Temmuz’da ise Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla meydanlara çıkan aziz milletimiz, FETÖ’cü darbecilere karşı canı pahasına milli iradeyi savunmuştur. O gece gösterilen cesaret, millet iradesinin silah zoruyla teslim alınamayacağını bütün dünyaya göstermiştir.
Bugün sorumluluğumuz, bu mücadeleyle kazanılanları korumak ve demokrasimizi hukuk devleti ilkesiyle, temel hak ve özgürlüklerle, güçlü kurumlarla daha da ileriye taşımaktır. Gelecek nesillere bırakacağımız Türkiye’de, hiçbir yapı kendisini milletten üstün, hiçbir güç kendisini hukuktan bağımsız görememelidir.
12 Eylül’ün acılarını yaşayan bütün vatandaşlarımızın hatırasına saygıyla, hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor; darbeciliği ve ona meşruiyet üretmeye çalışan vesayet zihniyetini bir kez daha lanetliyorum. #12Eylül
📍Rize
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla Rize’de Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni'ni gerçekleştirdik.
Millet bahçesinden, TOKİ konutlarına, futbol sahalarından yurtlara kadar birçok projenin yer aldığı toplam 10 milyar liralık yatırımların Rize’miz için, Rizeli hemşehrilerimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum.
📍 Ege Üniversitesi
Ege Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Musa Alcı’yı ziyaret ettik. Nazik misafirperverlikleri için Sayın Rektörümüze teşekkür ediyorum.
Foça Belediye Başkanımız Sn. Saniye Bora Fıçı’nın Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın rozet takdimiyle büyük AK Parti ailemize katılmasını tebrik ediyor, kendisine yeni dönemde başarılar diliyorum.
Foça’mıza ve İzmir’imize hayırlı olsun.
MKYK Üyemiz ve Ege Bölge Koordinatörümüz Sn. Kadri Berkay Erdoğan’ın katılımıyla, İl Başkanımız Sn. Mehmet Emin İçelli’nin riyasetinde İlçe Başkanları toplantımızı gerçekleştirdik.
📍Konak
Güzel İzmir'imizin düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen törenlere katıldık.
Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, İstiklal Mücadelemizin tüm kahramanlarını, Hasan Tahsin'i, Yüzbaşı Şerafettin'i, bu toprakları vatan yapan tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.