Yeni dönem başlıyor. #akademikzam alamamış akademisyenlerimiz derse girecek, bilimsel çalışma gerçekleştirecek, idari görevlerini yürütecekler.
Akademisyenlik gönül işidir. En azından bize göre öyle ama geçim derdi bel büküyor.
Sayın Cumhurbaşkanım @RTErdogan bizi duyun lütfen.
Bugün kirada oturan bir akademisyenin ailesiyle geçinmesine bile ucu ucuna yetecek bir maaşı var. Yoksulluk sınırında bir kişinin yaratıcı olmasını, üretmesini ve bilime katkı sağlamasını bekleyemezsiniz. O yüzden #akademikzam şart.
■ Türkiye dünya nüfusunun %1'ini oluşturuyor. Ancak Web of Science (WoS) makalelerinin %2,3’ü bize ait (2024).
■ Dünya sıralamasında nüfusta 18. WoS’ta yayında 14. sıradayız.
■ 2024 itibarıyla yılda yaklaşık 65 bin WoS makalesi üretiyoruz.
■ Q1: %24, Q2: %29, Q3: %26, Q4: %20
Dil barajı yükselsin, SCI şart olsun, sözlü gelsin diye ahkâm kesenler hangi gerçeklikte yaşıyor? Akademisyen ay sonunu getirmeye çalışırken siz hâlâ yeni baraj, yeni şart, yeni engel peşindesiniz. Ademisyene önce insanca yaşayacağı bir ücret ve çalışma ortamı lazım. #akademikzam
Profesörler için 150 - 200 bin TL arası maaş az.
Verilen maaş sadece 3.100 - 4.100 dolar ediyor.
O kadar para benim kullandığım Yapay Zeka araçlarına yetmez, entelektüel ihtiyaçlarımı hiç karşılamaz.
Anadolu’da köylü gibi bir hayatı sürmek için belki yeter. Kitap almaz, dergi okumaz, tiyatroya gitmez, konsere gitmez, sanatla ilgilenmezsiniz. Günün sonunda sadece yoğurt kabında bulgur yiyerek hayatınızı sürdüren biriyseniz, 100 bin TL de yeter.
Ama İstanbul’da entelektüel gibi bir hayat sürmek için 150 - 200 bin TL yetmez. Çünkü kitap almak, dergi okumak, tiyatroya ve konsere gitmek, seyahat etmek ve merak ettiğiniz şeylerin peşinden gitmek ciddi para ister.
Karnını doyurmak ucuzdur. Zihnini beslemek pahalıdır.
Doktor Öğretim Üyelerinin (eski adıyla Yrd. Doç.) kalıcı kadroya geçirilmeleri gerek. Doçentler, Profesörler, hatta araştırma görevlilerinin çoğu kalıcı kadroda çalışıyor. Görev uzatma için her hangi bir süre sınırı veya sözleşme yok. Peki neden Doktor Öğretim Üyeleri için süreli görevde yükseltme gibi bir mekanizma var? Akademi içi iç barış, sağlıklı kurum kültürü ve ayrıca genç akademisyenlerin meslek motivasyonları için tüm öğretim elamanları, üyeleri ve araştırma görevlileri tek bir özlük hakkı düzenine tabii olmalı.
Akademisyenlerin maaşları çok yetersiz. En son Davutoğlu'nun başbakanlığı döneminde bir iyileştirme yapıldı. O günden bugüne bazı meslek grupları için -doktorlar, hakimler ve savcılar- hayata geçirilen seyyanen zamma öğretim üyeleri dahil edilmedi. Bu arada geliştirme ödeneği ve döner sermaye gibi ek gelirlerden akademisyenlerin çoğu yararlanamıyor. Yaptıkları işin niteliği, ortaya çıkan katma değer ve kamu yararı ile aldıkları eğitim dikkate alındığında öğretim üyelerinin ekonomik durumlarının düzeltilmesi elzem. Ücret konusunun vakıf üniversiteleri için ise ayrıca tartışılması gerek. Çünkü bu üniversiteler geç ödenen maaşlar, düşük ücret politikası ve akademisyenlerin iş güvencesinden yoksun bir şekilde çalıştırılması gibi sorunlar nedeniyle sürekli bir şekilde haberlere konu olmakta.
Tarih: 2023
#akademikzam
İnanmak, başarmanın yarısıdır. 🙂
CİMER’e yazan arkadaşlar, bu konu hakkında @YuksekogretimK’dan görüş istediklerinde kendilerine verilen cevap, “Çalışma var, yakında paylaşılacaktır.” şeklindeydi.
Seçim sonrasında biz Sayın Bakan Vedat Bilgin’e sorduğumuzda ise, “Ben artık bakan değilim, yeni bakana sorun.” demişti.
Eve çağırdığınız usta bile “Öğleden sonra geliyorum.” dedikten sonra en geç iki gün içinde geliyor.
Ama geliyor. 🙂
AKP, Paris İstinaf Mahkemesi’ndeki davayı kaybetti!
AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler gerekçesiyle;
Türkiye aleyhine hükmedilen 1 Milyar 471 Milyon Dolar tutarındaki cezanın ödemesi için geri sayım başladı.
Bu devasa ceza tutarı, mutlaka Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili AKP’li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir!
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANI MURAT KURUM DUYURDU: “APARTMAN VE SİTELERDE ELEKTRİKLİ ARAÇ ŞARJ ÜNİTELERİNİN YAYGINLAŞMASINI KOLAYLAŞTIRIYORUZ” https://t.co/xwcXwDis36
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANI MURAT KURUM DUYURDU: “APARTMAN VE SİTELERDE ELEKTRİKLİ ARAÇ ŞARJ ÜNİTELERİNİN YAYGINLAŞMASINI KOLAYLAŞTIRIYORUZ” https://t.co/xwcXwDis36
Basına yansıyan haberlerde; Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine hukuken son derece tartışmalı bir ihtiyati tedbir kararıyla getirilen ve kamuoyunun geniş kesimlerinin tepkilerine rağmen bu görevi kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından gerçekleştirileceği belirtilen bazı satışlardan elde edilecek gelirin derneğimize bağışlanmasının planlandığı öğrenilmiştir.
Derneğimiz, kuruluşundan bu yana Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve hukuk devletini savunan, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele eden ve çalışmalarını partiler üstü sürdüren bir sivil toplum örgütüdür.
37 yıldır kararlılıkla savunduğumuz bu ilkeler gereği; demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin, özellikle de ana muhalefet partisinin yönetimine, olağan demokratik süreçler ve kurultay iradesi dışında kayyum niteliğinde bir müdahaleyle getirilen bir yönetimden gelecek herhangi bir bağışın derneğimiz tarafından kabul edilmesi mümkün değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.