âsaf hâlet çelebi; ‘ya ben ne olacağım yarabbi? sıkışmış insanların içinde nereye koşuyorum? niçin vapurlar beni taşıyor ve gözlerim buğulu?’ diyor ya, insan; bazen bir yere geç kalmıyordur da aslında kendinden uzak düştüğünü fark ediyordur. o tarifsiz hüzün biraz da bundan.
Bir tane bile dur noktanız yok, bir tane bile bunu yapmak bana yakışmaz dediğiniz yer yok , bari bunu yapmayım hissiniz yok, saygınız yok , bunu yaparsam karşımdaki kişi üzülür düşünceniz yok.. bencilsiniz ...
bu hayattaki en büyük gayem bir gün yaşam benim için nihayete erdiğinde arkamdan iyilikten güzellikten sevgiden yanaydı denmesi. ne olursa olsun iyilikten güzellikten taraf olurdu diye hatırlanmak. bütün dünya hüzünlerime galip gelir.