Merhametli bir rektör öğrencilere alan tahsis ediyor.
Kısır, kapalı alanda bakılan ve tedaviye muhtaç haycanlar rektör değişince kolluk kuvvetleri eşliğinde gece yarısı baskına uğruyor.
Merhametli gençler darp ediliyor, köpekler yerlerde sürüklenerek götürülüyor.
💥BEN CANIM GİBİ SEVDİĞİM ÜLKEMDEN ETİMLE KEMİĞİMLE TİKSİNDİM.
Yeni Türkiye bu olamaz.
Eski Türkiye’yi geri verin.
#egedekatliamvar
@Akparti@EmineErdogan@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli@YildizFeti@abakingurlek@ikalin1@abuyukgumus
sokakta istemiyoruz diyorsunuz öğrencilerin kendi imkanlarıyla kapalı alanda baktığı köpekleri bile öldürmek için can atıyorsunuz allah topunuzun belasını versin
SON DAKİKA | İzmir Ege Üniversitesi’nde polis ve çevik kuvvet, kampüste senelerdir bakılan köpeklerin bulunduğu padok alanına gelerek toplama yapmaya başladı. Köpekler zorla götürülüyor.
➖ Öğrenciler destek istiyor.
— Ekrem İmamoğlu, Akın Gürlek ile telefon görüşmesini anlattı:
"Ben kendisini aradım. İki hafta sonra aradım bunları yaşattıktan sonra. Gün gibi hatırlıyorum, kayıtlarımda da var. Çıkarttım istedim yani, İBB'nin kayıtlarında da var.
En fazla 23'ü 24'ü, Cumhuriyet Bayramı'ndan bir hafta önce, bu günlerde tam iki sene önce. Telefonu bende yok, kendisini aradım.
Peki kendisi telefonunu açtı, dedim ki 'Ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu.' Tanımıyorum çünkü telefonunu bir yerden aldılar protokolde. Çok çok tiz bir sesle 'Buyurun efendim' dedi.
Ben dedim, 'Bu tür müdahaleleri görüyorum ve sizden randevu istedim, 1 hafta 10 gündür randevu vermiyorsunuz. Niçin vermiyorsunuz?" dedim. "Çok yoğunum.'
'Bakın' dedim, 'Sizi İstanbul Valisi ziyarette, teamül gereği İstanbul Valisinden sonra ziyaret etmesi gereken kişi benim". "İstanbul yargısının en fazla hizmet aldığı kurumdur İstanbul Büyükşehir Belediyesi'
'Buradaki yargı mensupları da bilir, savcısından hakimine, arabalarından tahsisten servislerine kadar başka hizmetlerine varıncaya kadar en çok hizmet aldıkları kurumdur.'
'Dedim ben sizi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak aramıyorum ha!' dedim yani. 'Ne demek yani, yoğunsunuz, bende gelip yarım saat ne oluyor ne bitiyor diye sohbet edip, hayırlı olsun demekte başka bir niyetim yok.'
'Hani bir iki hafta içinde hallederim' dedim, 'Bak hala siz dalga geçiyorsunuz' dedim. Yine o hiç unutmadığım kulağımda duran tiz sesiyle taklit yapmayacağım burada.
'E ben hemen çözmeye çalış çözmek değil, bana ya dedim bu hafta randevu verin ya da vermeyin". "Bu kadar net'.
Ve akabinde, akabinde özel kalemle görüşerek bayağı uğraştılar 1,5-2 gün. Hiç unutmuyorum, çarşamba günü 30 Ekim'e randevu verdi. Saati de belli, kayıtla var.
Ve 28 Ekim 29 Ekim'de Coşkulu Cumhuriyet Bayramı'nı kullandık, kutladık. 30 Ekim sabahı o kişi Esenyurt Belediyesine operasyon yaptı.
İşte, bir gün önce de o randevuyu iptal etti. Talep ettim bir gün sonra da Esenyurt'a operasyon yaptı."
#ibbdavası
@izmirgibiyiz Hayırdır ya şehri önemsemeye başladın @drcemiltugay ? Körfez temizliğinin onların sorumluluğu olduğunu söyleyip konuşurken çok önemli değildi. Sana bi ton laf eden adamların kanadının altına girince değişmişsin :D
Kılıçdaroğlu dört gün önce Halk TV’yi hedef aldı, “sahibi yurtdışında yaşayan TV olmaz” dedi, “şikayet ettik, RTÜK işini yapmıyor” dedi; dört gün sonra, bu sabah Halk TV’ye polis girdi! Üstelik tam da İmamoğlu’nun savunmasının başlayacağı gün!
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in partisi olan Yeni Azerbaycan Partisi, ülkede uygulanan başörtüsü yasağını eleştiren AK Parti milletvekillerine ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'a yanıt olarak bir açıklama yayınladı.
Yeni Azerbaycan Partisi:
• Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Okray Saral ve AK Parti milletvekillerinin yaptıkları popülist ve sorumsuz açıklamalar, son derece üzücüdür. Eğitim alanında uygulanan kurallar, eşitlik, laiklik, hukukun üstünlüğü ve tüm vatandaşlar için eşit fırsatlar sağlama ilkelerine dayanmaktadır.
• Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası'na göre, Azerbaycan laik bir devlettir. Bu ilke, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda da yer almaktadır.
• Bu tür konuların Azerbaycan'a karşı siyasi baskı aracı olarak kullanılması, egemenliğimize ve içişlerimize müdahale edilmesi kabul edilemez. AK Parti hükümetini bu zararlı politikadan vazgeçmeye çağırıyoruz.
@GucCagatay Sen kimsin müsaade etmiyorsun ya? Kadın çok haklı, kapasiteniz yok! Ama suç sizde değil bizde. Haklarını, oyunu, onurunu korumak yerine bu kavgadan kaçan insandan bi şey beklenemez.
haftalardır cemil’in akp’ye geçeceği konuşuluyor hiçbir hazırlık yapılmamış yalandan el gördülük siyah karanfil şovu yapıp dağılın talimatı veriyor kapasitesiz herifler. izmir örgütü komple lağvedilsin. hanımefendinin her kelimesi sesimizdir
“Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir…”
AKP, kimsesizlerin değil, fon vurgunlarıyla, rantla zenginleşen bir avuç seçkinin partisidir.
Bir yanda rantçıların serveti katlanırken, diğer yanda emekli, emekçi, esnaf ve memur sefalete mahkum ediliyor.
Bir yanda ülkemizin ekonomik güvenliği zayıflatılırken, devlet organları büyük bir kurumsal çöküşe sürükleniyor.
Evlatlarımız okullarda, kadınlar sokaklarda güvende değil. Adalet, eğitim ve sağlık sistemi çökerten saray düzeni, topluma güvensizlikten başka hiçbir şey vaat etmiyor.
Bu gasp düzenine ortak olanları, koltuk sevdasıyla halkın iradesini satanları, kirli rant çarkına payanda olanları tarih asla affetmeyecek.
Cumhuriyetin kalesi İzmir, ihanet edenleri affetmeyecek.
Son sözü halkımız söyleyecek!
Hoş bulduk Sayın Cumhurbaşkanım,
Ege’nin incisi İzmir’imize en güzel hizmetleri kazandırmak, şehrimizi hak ettiği noktaya taşımak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. İzmir’imiz için hayırlı olsun.
akp kurulduğu 2001 yılından itibaren katıldığı hiçbir yerel seçimde (2004, 2009, 2014, 2019, 2024) izmir büyükşehir belediye başkanlığını kazanamadı.
cemil tugay'ın akp'ye geçmesi durumunda akp seçimle alamadığı izmir'i ilk kez yönetiyor olacak.
üstelik tugay, 2 seneden fazladır belediye başkanlığını yaptığı kenti çöple, çöplükle özdeşleştirerek alaya alan bir partiye geçiş yapmış olacak.
neresinden bakılsa mide bulandırıcı bir durum.
İzmir’i, kurucunuzdan aldığınız ilhamla, kalbinizde “gavur İzmir” diye kodladığınız için dağlardaki o çiçeklerin şehit kanıyla sulandığını ve hiç solmayacağını bile anlamamışsınız.
Sizin tabirinizle bir hımbılı ayartmakla İzmir’in ne iradesini ne de gönlünü kazanabilirsiniz.