Tesla şöyle demişti: "Tekrarlanan şeylere dikkat edin. Tekrarlanan şeyler frekansınız olur. Ve frekansınız da sizin gerçekliğiniz”
“Nörofizyolojik ve Psikolojik açıdan baktığımda çok ama çok doğru”
Dini ekollerin zikir meselesini oldum olası anlamaz ve saçma bulurdum. Bu araştırma sayesinde aydınlanma yaşadım.
Araştırmaya göre beynimiz, günde 60-80 bin düşünce üretiyor; bunların büyük kısmı olumsuz ve dünün tekrarı. Çünkü beyin öncelikle mutluluk için değil, tehditlere karşı hayatta kalmak için çalışır. “Buna hazır değilim” gibi bir düşünce amigdalayı tetikliyor, kortizol salınıyor ve aynı döngü giderek güçleniyor.
Olumlamalar ise karşı program gibi çalışıyor. “Bunun üstesinden gelebilirim” gibi cümleleri tekrarlamak yeni sinir yolları oluşturuyor. İlk başta etkisiz gelse de tekrarladıkça beyin yeniden şekilleniyor.
2016 tarihli bir Pennsylvania Üniversitesi çalışmasına göre değer odaklı olumlamalar prefrontal korteksi (akıl yürütme) aktive ederken tehdit tepkisini yatıştırıyor.
Önemli olan tekrar ve kişisel anlam. Genel pozitif cümleler yerine sizin için önemli bir şeye bağlı, spesifik ifadeler daha güçlü etki ediyor. Yazmak, sesli söylemek veya karttan okumak fark etmiyor; asıl mesele düzenli pratik.
Burada tesbihat ya da zikir dediğimiz aynı sözleri sık sık tekrar etmenin anlamı da aslında ortaya çıkıyor. Zikirle bu korkularımla yetersizliklerime karşı yalnız olmadığını söyleyip düşünmek insan beynini hem yatıştırıp hem de bu otomatik düşüncelerin olumluya dönmesini sağlıyor